AYM'nin polislerin 3600 davası hakkında verilen İPE UN SERME gerekçeleri
Gaziantep Türkiye Polis Emeklileri Sosyal Yardım Derneği (POLEMDER( Şube Başkanı Mehmet Atilla Kılıç, derneğin internet sayfasından Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) polislerin 3600  davası hakkında verilen İPE UN SERME gerekçelerini paylaştı..

Başkan Kılıç, AYM'nin polislerin ek gösterge davasının red kararına ilişkin, " İptal davası, Anayasa'nın 2., 10. ve 55. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.Açıklanan bu gerekçeler bana göre tatmin edici olmadığı gibi, vicdani de değildir.İpe un sermenin tam da kendisidir.." dedi 



Şube Başkanı Kılıç'ın paylaşımında şu ifadeler yer aldı : 


"POLİSLERİN 3600 EK GÖSTERGE  DAVASI HAKKINDA VERİLEN İPE UN SERME GEREKÇELERİ..

Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyetinin nitelikleri arasında belirtilen sosyal hukuk devleti, insan haklarına saygılı, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatının kararlılık içinde gelişmesi için sosyal ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir.

Anayasa'nın 55. maddesinin ikinci fıkrasında "Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır." denilmektedir.

8. Anayasa'nın 10. maddesinde öngörülen "kanun önünde eşitlik" ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir.

Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez

YUKARIDA BELİRTİLEN ANAYASA MADDELERİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULARAK,
AŞAĞIDA BELİRTİLEN GEREKÇELERLE 3600 EK GÖSTERGE TALEBİMİZ AYM TARAFINDAN REDDEDİLMİŞTİR.


NOT:Gerekçe maddeleri sadeleştirilerek,ana başlıklar altında özetlenmiştir.Merak eden arkadaşlar geniş metni AYM sayfasından okuyabilirler.

1-3201 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca polis, silahlı icra ve inzibat kuvveti,

2803 sayılı Jandarma Teşkilatı ile,2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı silahlı bir genel kolluk kuvveti.

2-3201 sayılı Kanun'un 1., 2803 sayılı Kanun'un 4. ve 2692 sayılı Kanun'un 2. maddelerine göre emniyet teşkilatı ile jandarma ve sahil güvenlik teşkilatı İçişleri Bakanlığına bağlı iken,
Emniyet teşkilatı bir genel müdürlük,
jandarma ve sahil güvenlik teşkilatı ise komutanlık imiş.

3-Polis, jandarma ve sahil güvenlik personelinin görev alanları da birbirinden farklıymış.

4-jandarma ve sahil güvenlik personelinin ayrıca askeri görevleri bulunmaktaymış

5-Polis, jandarma ve sahil güvenlik personelinin özlük haklarına ilişkin düzenlemeler de farklı kanunlarda yer almaktadır.

6- Polis ve astsubayların mesleğe giriş usulleri ve bu bağlamda başarıyla bitirilmesi gereken eğitim de farklılık göstermekteymiş

Astsubaylık için Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi bünyesinde bulunan astsubay meslek yüksek okullarından mezun olunması,

polis olabilmek için polis meslek yüksek okulunun veya polis meslek eğitim merkezinin bitirilmesi gerekmektedir.

7-Polis, jandarma ve sahil güvenlik personeli; statülerinde, görev alanlarında, görevlerinin kapsamında, tabi oldukları hukuki rejim ve sorumluluklarında, çalışma koşullarında, teşkilatlanma şekillerinde, mesleğe alınma yöntemlerinde farklılıklar bulunması nedeniyle,

Emniyet teşkilatı mensupları hakkında uygulanacak ek gösterge ile jandarma ve sahil güvenlik personeli için öngörülen ek göstergenin eşit olma zorunluluğundan söz edilemezmiş.

8-Diğer yandan emniyet teşkilatı mensupları kamu görevlisi olduğu için, Statü hukukunun gereği olarak, kamu görevine başlayan emniyet teşkilatı mensubu, statüsünden ve kanundan kaynaklanan görev ve durumunu bilerek kamu görevine başlamaktaymış.

9-Anılan takdir yetkisi kapsamında yerine getirdikleri hizmetin niteliğinin gözetilerek farklı statüler için farklı ücret rejimleri öngörülmesinin ve bu kapsamda emniyet teşkilatı mensupları için jandarma ve sahil güvenlik personelinden farklı ek gösterge rakamlarının belirlenmesinin,

sosyal hukuk devleti ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığı ve emeğin karşılıksız bırakılmamasını amaçlayan Anayasa'nın 55. maddesiyle devlete verilen, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğüne aykırılık taşıdığı söylenemez.

Nitekim Anayasa'nın 55. maddesine göre "emeğin karşılığı " olan ücretin kıdem, liyakat, kariyer gibi unsurların yanı sıra görev, yetki ve sorumluluklara, bir başka deyişle statülere bağlı olarak farklılık göstermesi mümkündür.

10-Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 2., 10. ve 55. maddelerine aykırı değildir. İptal talebinin reddi gerekir.

Açıklanan bu gerekçeler bana göre tatmin edici olmadığı gibi, vicdani de değildir.İpe un sermenin tam da kendisidir. "


ulusalses.com-ÖZEL HABER- Halis KAHRAMAN 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner59