banner84

Herşey bahane, kurt kuzuyu yedi

Nebil İlseven, gençlik dönemindeki CHP sempatizanlığını Amerika siyaset bilimi ve ekonomi okuyup döndükten sonra SHP üyesi olarak devam ettirmek ister. Ancak o dönemde her isteyeni hemen üye kaydetmezler. Bir süre TÜSES'in (Türkiye Soysal Ekonomik...

21 Ekim 2011, 14:10
Herşey bahane, kurt kuzuyu yedi
Nebil İlseven, gençlik dönemindeki CHP sempatizanlığını Amerika siyaset bilimi ve ekonomi okuyup döndükten sonra SHP üyesi olarak devam ettirmek ister. Ancak o dönemde her isteyeni hemen üye kaydetmezler. Bir süre TÜSES'in (Türkiye Soysal Ekonomik Siyasi Etüdler Vakfı) savunma ve dış politika komisyonunda görev yapar. Sosyal Demokrat dergisinde ve Cumhuriyet Gazetesinde yazıları yayınlanır. Dönemin SHP il başkanı Ercan Karakaş onu il danışma kuruluna çağırır. 1992'de CHP'nin yeniden açılış kurultayının ardından İstanbul kurucu yönetim kurulu üyesi olur. Maltepe, Tuzla, Pendik, Kartal bölgesinden sorumlu olur. SHP-CHP birleşmesinden sonra Beşiktaş ilçe yönetimine gelir. Daha sonra aldığı kamu görevleri ve ardından Doğan Holding'in tepe yöneticilerinden biri olarak aktif siyasetten uzak durur. Ta ki CHP'nin İstanbul İl başkanı olarak atandığı 10 Ocak 2011'e dek. İlseven 53 günün ardından istifa eder. Bu söyleşi istifanın perde arkasına bakıyor.

-Uzun yıllardır partide görünmüyordunuz. Birdenbire sizi il başkanı olarak gördük. Teklif Kılıçdaroğlu'ndan mı geldi?

-Kılıçdaroğlu direkt telefon açıp bana söylemedi. Gürsel bey bildirdi. Genel başkan da belli ki bu yönde bir tercih kullanmış.

-Geçmişte sizi yolsuzluk yapmakla suçlamıştı. Sonra o raporun soruşturmaya ihtiyaç olmadığı ortaya çıktı. Size karşı bir gönül borcuyla bu teklifi yapmış olabilir mi?

-İnanın Kemal Bey ne o parlamento araştırma komisyonunun on iki üyesinden biri olarak tek tek insanların kim olduğunu bilerek attı o imzayı, ne de Nebil İlseven'i yıllar sonra karşısında görüp, aaa bu adam buydu diye bir teklif yaptı. Komisyon yalnızca benim görev yaptığım alanı değil, bütün sektörü inceledi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun ismen ben şu adamı şuraya yollayayım dediğine inanmıyorum. O dönemde üç yüzün üstünde bürokrattan biriydik. Konu açıldığında eminim getirin şu dosyaları bakalım dedi. Baktı, gördü. Bin sayfalık dosyada bir sürü insan. Kimi mahkemeye gitti aklandı, kim hiç soruşturulmadı. Kimi de benim gibi soruşturuldu ve mahkemeye gidilmemesi, bir kusurun olmadığı yönünde adli karar çıktı. Ve o anda kendi kafasındaki sistem bence oturdu.

-Ancak 53 gün dayanabilmenize nasıl bir mazeretiniz var? Üslubunuz mu, partiyi yeterince tanımamak mı, sürprizlerle karşılaşmak mı, bu oyunu bilmemek mi?

-Ben olayı dayanmak şeklinde görmedim. Birinci günden elli üçüncü güne kadar bir görevin gereklerini yerine getiriyorsunuz. Bunun dayanması filan olamaz. Sonuçta siyasi görev yapıyoruz. Üstelikte kamu görevi yapıyoruz. Bu bir şirket değil.

-Partiyi şirket gibi yönetmeye kalktınız belki de.

-Partiyi şirket gibi yönetmek herhalde etkinlik anlamındadır. Partiler keşke etkin yönetilse, verimlilik olsa, hesap sorulsa, hesap verilse. Kimin kime rapor ettiği belli olsa. Bir kere ne gerekiyorsa onu yaptık. 53 gün sonra bu görevi bir başka arkadaşımız götürürse parti için daha faydalı olacaktır kararını vermemizin nedeni aceleciliğimiz değil, gerçekçiliğimiz.

-Gerçekçilik derken?

-Çok başlılık iyi değildir dedik. Yönetimde bir hiyerarşi vardır. Onun başı bellidir, sonu bellidir, kimin kime rapor ettiği, kimin yetkili, kimin sorumlu olduğu bellidir. Sorumluluklar bir yerde, yetki bir yerdeyken başkaları sorumluluklar olmaksızın yetki kullanmaya veya yetkiler tanımlanmaksızın etki yaratmaya çalıştığı zaman bir yönetim zafiyeti oluşur.

-Siz kime bağlıydınız?

-Merkez yönetim kurulunda ilgili genel başkan yardımcılarına ve genel başkana. Örgütlenmede Gürsel Bey'e, finansmanda Hurşit Bey'e, propaganda konusunda Erdoğan Bey'e, idari konularda genel sekretere bağlıyım. Biz bu hiyerarşi içinde bir çalışma yürütürken genel başkan yardımcısı baş danışmanı Ufuk Afacan diyor ki, "Nebil İlseven bize karşı örgütlenmeye başladı. Biz tabii ki partiyi ona bırakmayacaktık." Yani evet biz burada çok başlılık yaptık diye beni teyit ediyor. Durumun böyle olduğunu görünce dedim ki ben müsaadenizi istiyorum.

-Vahim bir yanlış yapmış olabilir misiniz?

-Bana açıp da şunu yanlış yaptın demedi hiç kimse. Ha genel başkan yardımcısı diyor ki, gazetecilerin yürüyüşüne katılmadı. Nasıl yani? Gazeteciler yürümeseydi ne yapacaktık? O gün spontane yürüdüler. Üstelik o bir meslek dayanışmasıydı.

-Gürsel Tekin'i kızdırmışsınız ki, Taksim'in göbeğinde 3 bin gazeteci yürürken CHP orada yoksa ben de onu yok sayarım diyor.

-Ankara'da da 30 bin doktor yürüdü. Orada da CHP yoktu. Öyleyse Ankara'da da CHP yoktu denilebilir mi? Bu bir performans kriteri mi? Bu bir hataysa sorarsın astına: Bugün bir yürüyüş oldu. Sen neredeydin? Efendim böyle böyle oldu. Dersin ki buna dikkat et. Böyle yerlerde biz olmak isteriz. Peki, efendim deyip yoluna devam edersin. Normal bir ilişki bunu gerektirir. Ama istifa olduktan sonra Afacan diyor ki izlemeye aldık onu.

-Nasıl izlenmişsiniz?

-Burada adamları vardır kim olduğu belli olan veya olmayan. O adamlar her gün akşam açıp bugün bunu yaptı, bunu yapmadı diye rapor ederler. Bildiğimiz hafiyelik olayı. İşin esası şudur: Biz Nebil İlseven'i buraya koyalım. Bu nasıl olsa örgütten filan anlamaz. Biz kendi anlayışımız çerçevesinde istediğimiz gibi götürürüz diye düşündüler. Kendi ekiplerini öne çıkararaktan etkin bir çalışma götüreceklerini zaannettiler. Ama bu bir şirkette bile olmaz. Bir partide hiç olmaz. Partide bin tane fikri olan insan var. Onları bir arada çalıştırmak marifet. Bir kısmını dışarıda bırakarak partiyi dönüştüremezsin.

-Gürsel Bey'i niye kızdırdığınızı hala anlayamadım.

Yorumlar (0)
30
açık
Günün Anketi Tümü
BUGÜN SEÇİM OLSA HANGİ PARTİYE OY VERİRSİNİZ?
BUGÜN SEÇİM OLSA HANGİ PARTİYE OY VERİRSİNİZ?
Namaz Vakti 02 Temmuz 2022
İmsak 03:30
Güneş 05:29
Öğle 13:13
İkindi 17:13
Akşam 20:47
Yatsı 22:37
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31