banner82

Herşey bahane, kurt kuzuyu yedi

Nebil İlseven, gençlik dönemindeki CHP sempatizanlığını Amerika siyaset bilimi ve ekonomi okuyup döndükten sonra SHP üyesi olarak devam ettirmek ister. Ancak o dönemde her isteyeni hemen üye kaydetmezler. Bir süre TÜSES'in (Türkiye Soysal Ekonomik...

21 Ekim 2011, 14:10
Herşey bahane, kurt kuzuyu yedi
Nebil İlseven, gençlik dönemindeki CHP sempatizanlığını Amerika siyaset bilimi ve ekonomi okuyup döndükten sonra SHP üyesi olarak devam ettirmek ister. Ancak o dönemde her isteyeni hemen üye kaydetmezler. Bir süre TÜSES'in (Türkiye Soysal Ekonomik Siyasi Etüdler Vakfı) savunma ve dış politika komisyonunda görev yapar. Sosyal Demokrat dergisinde ve Cumhuriyet Gazetesinde yazıları yayınlanır. Dönemin SHP il başkanı Ercan Karakaş onu il danışma kuruluna çağırır. 1992'de CHP'nin yeniden açılış kurultayının ardından İstanbul kurucu yönetim kurulu üyesi olur. Maltepe, Tuzla, Pendik, Kartal bölgesinden sorumlu olur. SHP-CHP birleşmesinden sonra Beşiktaş ilçe yönetimine gelir. Daha sonra aldığı kamu görevleri ve ardından Doğan Holding'in tepe yöneticilerinden biri olarak aktif siyasetten uzak durur. Ta ki CHP'nin İstanbul İl başkanı olarak atandığı 10 Ocak 2011'e dek. İlseven 53 günün ardından istifa eder. Bu söyleşi istifanın perde arkasına bakıyor.

-Uzun yıllardır partide görünmüyordunuz. Birdenbire sizi il başkanı olarak gördük. Teklif Kılıçdaroğlu'ndan mı geldi?

-Kılıçdaroğlu direkt telefon açıp bana söylemedi. Gürsel bey bildirdi. Genel başkan da belli ki bu yönde bir tercih kullanmış.

-Geçmişte sizi yolsuzluk yapmakla suçlamıştı. Sonra o raporun soruşturmaya ihtiyaç olmadığı ortaya çıktı. Size karşı bir gönül borcuyla bu teklifi yapmış olabilir mi?

-İnanın Kemal Bey ne o parlamento araştırma komisyonunun on iki üyesinden biri olarak tek tek insanların kim olduğunu bilerek attı o imzayı, ne de Nebil İlseven'i yıllar sonra karşısında görüp, aaa bu adam buydu diye bir teklif yaptı. Komisyon yalnızca benim görev yaptığım alanı değil, bütün sektörü inceledi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun ismen ben şu adamı şuraya yollayayım dediğine inanmıyorum. O dönemde üç yüzün üstünde bürokrattan biriydik. Konu açıldığında eminim getirin şu dosyaları bakalım dedi. Baktı, gördü. Bin sayfalık dosyada bir sürü insan. Kimi mahkemeye gitti aklandı, kim hiç soruşturulmadı. Kimi de benim gibi soruşturuldu ve mahkemeye gidilmemesi, bir kusurun olmadığı yönünde adli karar çıktı. Ve o anda kendi kafasındaki sistem bence oturdu.

-Ancak 53 gün dayanabilmenize nasıl bir mazeretiniz var? Üslubunuz mu, partiyi yeterince tanımamak mı, sürprizlerle karşılaşmak mı, bu oyunu bilmemek mi?

-Ben olayı dayanmak şeklinde görmedim. Birinci günden elli üçüncü güne kadar bir görevin gereklerini yerine getiriyorsunuz. Bunun dayanması filan olamaz. Sonuçta siyasi görev yapıyoruz. Üstelikte kamu görevi yapıyoruz. Bu bir şirket değil.

-Partiyi şirket gibi yönetmeye kalktınız belki de.

-Partiyi şirket gibi yönetmek herhalde etkinlik anlamındadır. Partiler keşke etkin yönetilse, verimlilik olsa, hesap sorulsa, hesap verilse. Kimin kime rapor ettiği belli olsa. Bir kere ne gerekiyorsa onu yaptık. 53 gün sonra bu görevi bir başka arkadaşımız götürürse parti için daha faydalı olacaktır kararını vermemizin nedeni aceleciliğimiz değil, gerçekçiliğimiz.

-Gerçekçilik derken?

-Çok başlılık iyi değildir dedik. Yönetimde bir hiyerarşi vardır. Onun başı bellidir, sonu bellidir, kimin kime rapor ettiği, kimin yetkili, kimin sorumlu olduğu bellidir. Sorumluluklar bir yerde, yetki bir yerdeyken başkaları sorumluluklar olmaksızın yetki kullanmaya veya yetkiler tanımlanmaksızın etki yaratmaya çalıştığı zaman bir yönetim zafiyeti oluşur.

-Siz kime bağlıydınız?

-Merkez yönetim kurulunda ilgili genel başkan yardımcılarına ve genel başkana. Örgütlenmede Gürsel Bey'e, finansmanda Hurşit Bey'e, propaganda konusunda Erdoğan Bey'e, idari konularda genel sekretere bağlıyım. Biz bu hiyerarşi içinde bir çalışma yürütürken genel başkan yardımcısı baş danışmanı Ufuk Afacan diyor ki, "Nebil İlseven bize karşı örgütlenmeye başladı. Biz tabii ki partiyi ona bırakmayacaktık." Yani evet biz burada çok başlılık yaptık diye beni teyit ediyor. Durumun böyle olduğunu görünce dedim ki ben müsaadenizi istiyorum.

-Vahim bir yanlış yapmış olabilir misiniz?

-Bana açıp da şunu yanlış yaptın demedi hiç kimse. Ha genel başkan yardımcısı diyor ki, gazetecilerin yürüyüşüne katılmadı. Nasıl yani? Gazeteciler yürümeseydi ne yapacaktık? O gün spontane yürüdüler. Üstelik o bir meslek dayanışmasıydı.

-Gürsel Tekin'i kızdırmışsınız ki, Taksim'in göbeğinde 3 bin gazeteci yürürken CHP orada yoksa ben de onu yok sayarım diyor.

-Ankara'da da 30 bin doktor yürüdü. Orada da CHP yoktu. Öyleyse Ankara'da da CHP yoktu denilebilir mi? Bu bir performans kriteri mi? Bu bir hataysa sorarsın astına: Bugün bir yürüyüş oldu. Sen neredeydin? Efendim böyle böyle oldu. Dersin ki buna dikkat et. Böyle yerlerde biz olmak isteriz. Peki, efendim deyip yoluna devam edersin. Normal bir ilişki bunu gerektirir. Ama istifa olduktan sonra Afacan diyor ki izlemeye aldık onu.

-Nasıl izlenmişsiniz?

-Burada adamları vardır kim olduğu belli olan veya olmayan. O adamlar her gün akşam açıp bugün bunu yaptı, bunu yapmadı diye rapor ederler. Bildiğimiz hafiyelik olayı. İşin esası şudur: Biz Nebil İlseven'i buraya koyalım. Bu nasıl olsa örgütten filan anlamaz. Biz kendi anlayışımız çerçevesinde istediğimiz gibi götürürüz diye düşündüler. Kendi ekiplerini öne çıkararaktan etkin bir çalışma götüreceklerini zaannettiler. Ama bu bir şirkette bile olmaz. Bir partide hiç olmaz. Partide bin tane fikri olan insan var. Onları bir arada çalıştırmak marifet. Bir kısmını dışarıda bırakarak partiyi dönüştüremezsin.

-Gürsel Bey'i niye kızdırdığınızı hala anlayamadım.

Yorumlar (0)
18°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Başkanlık sistemine geçsin mi ?
Namaz Vakti 25 Mayıs 2020
İmsak 03:39
Güneş 05:31
Öğle 13:06
İkindi 17:04
Akşam 20:31
Yatsı 22:15
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20