Seçim anketi
Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Linkler
Vergi Kimlik Numarası
Motorlu Taşıtlar Vergisi
Kurumlar Vergi Dairesi
Bağkur Sorgulama
SSK Hizmet Dökümü
TT Rehber
T.C. Cumhurbaskanligi
Toplu yemek
Koçluk
Nlp Eğitimi
Tabldot yemek
Burun Estetiği
Panik Atak
Meme Estetiği
Yaşam Koçu
Depresyon
Saç ekimi
Vajinismus
Saç Ekimi
Estetik
Acı Cehre
Kişisel Gelişim
Tüp Bebek
Öğrenci koçluğu
Salyangoz kremi
Tüy dökücü
Acı cehre
Estetik istanbul
Kısırlık tedavisi
Depresyon
Oyun sunar
Flash oyunlar
Anasayfa | Köşe Yazıları | Atatürk ve 2. Cumhuriyetçilerin rallisi…

Atatürk ve 2. Cumhuriyetçilerin rallisi…

Yazi Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
 Eski İslamcı Recep Tayyip Erdoğan nasıl kimden feyiz almış bilinmez ama “Ben Milli Görüş Gömleğini çıkardım, değiştim” dedikten sonra Türkiye’de çok şey değişti.

Eskiden bırakın aynı masaya oturup konuşmayı, uzaktan bil birbirlerine selam vermeyecek bazı gruplar şimdi birlikte hareket ederek, Cumhuriyetçilere saldırıyor… Saldırıyor derken, Cumhuriyetçilerin de geçmişte kendilerine yaptığı saldırıları görmezden gelemeyiz. Arada bir fark var;

Atatürk Cumhuriyetçilerinin saldırıları “Darbe” ile adlandırıldı… 2. Cumhuriyetçilerin ardı ardına indirdiği  “Balyoz” darbeleri demokrasi, açılım ve değişim olarak lanse ediliyor.

Oysa uygulanan yöntemler aynı ve birbirlerinden farkı yok.

Mesela 28 Şubat Post modern darbesi olarak tarihe geçen hamle,  Refahyol Hükümeti’nin devrilmesine kadar gitmişti.

O gün Fazilet Partisi’nin kapatılmasıyla siyaset yeniden şekillendi Türkiye’de. Milli Görüş’ün fikir Babası Necmettin Erbakan’a getirilen siyaset yasağı ve ardından yaşanan ayrışma ülkeyi bu güne getirdi.

Büyükşehir Belediye Başkanıyken okuduğu şiir nedeniyle hapse atılan Tayyip Erdoğan’ın Erbakan’ın Abdüllatif Şener, Bülent Arınç gibi önemli iki kurmayını da yanına alarak kurduğu Ak Parti bir anda Türkiye’de parlayan yıldız oldu.

Birileri Türkiye’yi yeniden şekillendirmek işin iş başlamıştı bile…

Önceki gün Ak Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli’nin dediği gibi…

Oyun kurucular iş başındaydı. 

Nurettin Canikli: ''Dizayn ediciler, MHP'yi, solu iktidar yapmak için bir koltuk değneği olarak ortaya çıkarmışlardır''

Bu söz, öteden beri Türkiye Türkiye’den yönetilmiyor tezini ortaya koyuyor.

Acaba Ak Parti’yi hangi  “Dizayn ediciler” ülkenin başına getirdi?

Evet, birileri senaryoyu yazıp, Türkiye’deki aktörlere rol veriyor.

Yönetmen ise muhtemelen dış kaynaklı. Yönetmen yardımcıları Türkiye’de…

Artık toplum öyle bir duruma geldi ki gelişmeler baş döndürüyor.

Aksiyon filmlerinde bile göremediğimiz kadar heyecan ve ardı ardına gelen şaşırtıcı sahneler,  yapılan hamleler…

Sanki kuralları belli olmayan bir ralli gibi… Herkes istediği gibi sürüyor aracını…

Bir bakıyorsunuz, Savcı hapse atılıyor, yargı öne çıkıyor… Bir bakıyorsunuz paşalar gözaltına alınıyor Türk Silahlı Kuvvetleri öne çıkıyor.

Kamuoyu anketlerine göre, dini motifler gündemden hiç düşmüyor.

Dün yargı siyasallaştı diyen Ak Partililer, bugün paşalara yapılan gözaltılarla ilgili “Olay bağımsız yargıda” diyebiliyor.

Herkes her şeyi kendine göre yorumluyor. Bu yargı bağımsız mı, bağımlı mı? Önce buna bir karar verelim. Bağımsız dediğiniz yargı tüm davaların uyuşmazlıklarının ve itirazlarının değerlendirildiği en üst makam. Yani Yargıtay. Bu makam siyasallaşmışsa, dün söylediklerinizin bu gün neden arkasında değilsiniz?

Olayın aslı yargı, TSK değil… İşin ucunda Atatürk Cumhuriyeti ile çatışan 2.Cumhuriyetçilerin rallisi var. Arabalar yola girmiş. Birbirine çarpa çarpa gidiyor. Bakalım sonuca hangisi ulaşacak. 2. Cumhuriyetçiler mi, Atatürk Cumhuriyetçileri mi?

Son duruma bakıldığında 2. Cumhuriyetçiler gaza bastı. Hızla ilerliyor, ama Atatürk Cumhuriyetçilerinin de yapacakları daha hamleler vardır.

‘Balyoz’ gözaltıları ile ilgili yaşananları kırılma olarak gören 2. Cumhuriyetçilerin sözcüsü Taraf Gazetesi’nin Yayın Yönetmeni Ahmet Altan, "Muhteşem bir dönüşüm bu. Yeni bir ülke, yeni bir devlet, yeni bir cumhuriyet şekilleniyor" derken karşı cephede yer alan Ruhat Mengi ise operasyonlara tepkisini "Aklınıza sahip çıkın, ülkeye çok gerekecek!" sözleriyle dile getiriyor.

Sabah yazarı Emre Aköz ise konuya başka bir açıdan baktı. Ergenekon davasıyla birlikte devletin zirvesindeki kısmi uzlaşmanın çöktüğüne işaret ederek, "Kavganın sonu nakavt" diye yazdı..

Görülüyor ki; gelinen noktada rallinin galibi henüz yok. Ama mutlaka bir galibi olacak.

Son model, kadranı 350 kilometreyi gösteren bir araçla çok hızlı yol alabilirsiniz. Aldığınız bu yol, sonuca  varacağınız anlamına gelmez.

Önemli olan varış noktasına kazasız belasız ulaşmak.  Son noktaya ulaşmadan bir duvara toslar veya uçurumdan aşağı düşerseniz yaptığınız hız işe yaramaz.

Bekleyip sonucu göreceğiz…

Ekleyin: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg

Yorumlar (0 Yorum Eklendi):

Yorumunuzu Ekleyin comment

  • email Arkadasina gonder
  • print Cikti al
  • Plain text Sadece Yazi
Etiketler
Etiket eklenmemis
Bu haber icin oy ver
0