05.04.2022, 12:23

KADININ ADI VAR SOYADI YOK

Sanayi Devriminden sonra dünya nüfusunda ki olağanüstü artış nedeniyle ve kamusal alanda artan karışıklıkları gidermek için çeşitli ülkelerde soyadı uygulamalarına başlandı. Akabinde, kısa zamanda erkeklere soyadı seçme hakkı verildi.

Tarihsel olarak bakıldığında kamusal hayatta sanayi devriminden önce hiçbir şekilde bulunmayan kadının bir kimliği yoktu. Seçme seçilme hakkı ihtiyacı da ortaya çıkınca artık kadının bir kimliği olmalıydı. Henüz kamusal hayata katılmayan kadınların tabiki bir soyadı seçme hakkı da yoktu. Çünkü kadın yalnızca evde ve tarladaydı. Zamanla ekonominin gelişmesi ile kadınların iş hayatına girişi, kamusal alanda temsil zorunluluğu getirmiş ve artık bir kimlik sahibi olmaları gerekliliği düşünülerek varlıkları kabul edilmiştir. Süreç içerisinde neredeyse dünyanın tüm toplumlarında kadının varlığı erkeğe tabi olarak kayıt altına alındı. Böylece kız çocukları babasının üzerinden, evli kadınlar da kocasının kütüğüne kayıt edilerek kamusal hayata eklenip erkeklerin soyadını aldılar.

Aile reisi olan erkekler de kendisine tabii olan herkese soyadını verebildi. O yüzden de dünyada var olan soy isimlerin yaklaşık %95 i erkeksi soy isimlerdir. Ülkemizde de, 1934  yılında Soyadı Kanunu yürürlüğe girmiş ve hala geçerliliğini korumaktadır. Kanun’un 4. Maddesine göre, “Soyadı seçme vazifesi ve hakkı evlilik birliğinin reisi olan kocaya aittir”, denilerek bu hak erkek vatandaşlarımıza verilmiştir. Bu yüzden, etrafımıza bakıldığında genelde soy isimlerin Mehmetoğlu, Sadıkoğlu, İmamoğlu, Eroğlu, Bekiroğlu, Mahmutoğlu…  şeklinde olduğunu görmekteyiz.

Nüfus Hizmetleri Kanunu 23/2. Maddesinde “Evlenen kadının kaydı kocasının hanesine taşınır” denmektedir. Nüfus kütüğü baba veya koca üzerinden yürüdüğü için de Medeni Kanun’a göre evlilik içerisinde doğan tüm çocuklar babanın soyadını alır. Yalnızca evlilik birliği dışında doğan çocuklar annelerinin soyadını alırken, tanıma, babalık davası gibi durumlarda yine babanın soyadı verilmektedir.

Durum böyle olunca, evlenen kadın kocasının soyadını almakta ve onun ailesinin kütüğüne kaydedilmektedir.  Müşterek çocuklarında her şekilde babanın soyadını almak zorunda olduğunu Kanun’un lafzından anlıyoruz. Son yıllarda açılan davalar, kadın derneklerinin bu konudaki çalışmaları ve medeniyetin ilerleyişi ile Anayasa Mahkemesi’nce Soyadı Kanunu’nun 4. Maddesindeki “Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği soyadı alır”, cümlesi Anayasa’nın 10. ve 41. Maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Böylece boşanmış kadınlara velayeti altındaki çocuklara kendi soyadlarını verebilmelerinin önü açılmış oldu.

Ancak unutulmamalıdır ki, Anayasa Mahkemesi mevcut bir kanunun Anayasa’ya aykırı olup olmadığını denetler. Eğer aykırılık iddiası haklı görülürse kanun maddesi iptal edilir. Fakat iptal edinen kanunun yeni bir kanun veya kanuna bir ekleme yapması mümkün değildir. Mevcut durumda da iptal edilen cümlenin yerine kanun koyucu tarafından bir ekleme yapılmamış ve olduğu gibi bırakılmıştır. Kanuni bir değişiklik olmadığı için de boşanmış kadınlar velayeti kendinde olan çocuğa kendi soyadını vermek isterse nüfus müdürlüğüne gidip başvuru yapması yeterli olmayacak ret edilecektir. Bu haktan yararlanmak için, Aile Mahkemesi’nde dava açmaları gerekir. Bu dava annenin “çocuğun benim soyadımı taşımasını istiyorum” gerekçesi ile değil, çocuğun üstün yararı sebebiyle açılmalıdır. Örneğin, çocuğu ile yıllardır görüşmeyen, ilgilenmeyen babanın soyadını kullanılmasını istememesi, çocuğun babasının soyadını taşımasından rahatsız olması, anne ve çocuğun soyadlarının farklı olmasından dolayı zorluk yaşamaları gerekçe gösterilebilir.

Açıkçası, mahkemelerin bu tutumunun çok da doğru olduğunu düşünmüyorum, burada çocuğun üstün yararından bahsederken, annenin üstün yararı hiçe sayılıyor. Örneğin boşanan baba kısa süre içerisinde tekrar evleniyor ve kendi soyadını beğenmediği için yeni evlendiği eşinin soyadını alıyor. Çocuğun velayeti ise annede olmasına rağmen çocuk, babanın yeni soyadına sahip oluyor. Açıkçası bir anne için müşterek çocuğun, babasının yeni karısının soyadını alması hiçbir şekilde izahata hacet duyulacak bir durum değil. Böyle bir durumda mahkemenin çocuğun üstü yararını araması ve kadının menfaat ve hislerini hiçe saymasının açıklanır bir durum olmadığını düşünüyorum.

Evlenen Kadının Sadece Kendi Soyadını Kullanabilmesi;

Medeni Kanun’un 187. Maddesi evlenen kadının kocasının soyadını alacağını, ancak isterse kocasının soyadının önünde kendi soyadını kullanabileceğini belirtilmektedir.  Kanun’un bu maddesinde tam bir seçme hakkı değil sınırlı seçme hakkı verilmiştir.  Sadece kendi soyadını kullanmak isteyen kadının kanunen böyle bir hakkı yoktur. Kadın bu iki seçeneğe zorlanarak sosyal hayat içerisinde özellikle boşandıktan sonra zor duruma düşmektedir. Çünkü, ister sadece kocanın soyadını kullansın, isterse her iki soyadını kullansın, boşandıktan sonra kendi aile soyadını kullanan kadın resmi dairelerde ve bankalarda birçok zorluk yaşamaktadır. Hiçbir kadın yoktur ki boşandıktan sonra bu konuda zorluk çekmemiş olsun.

2004 yılından itibaren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurular sonucu Medeni Kanun’un bu maddesi iptal edilmedi. Fakat,  Anayasa’ nın 17. maddesi “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir hükmüne ve AİHS 8. Maddesi “Herkes özel hayatına, aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir” hükmüne aykırı olduğu konusunda birçok karar çıkmaya başlamıştır. Bu durumda Yargıtay da görüş değiştirmiş ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uygun yeni kararlara imza atmıştır. Tıpkı boşanmış kadının çocuğuna soyadını verebilmesindeki şartlar gibi, nüfus müdürlüğüne başvuru yeterli olmayıp bu konuda Aile Mahkemesine dava açılması gerekmektedir. Tek fark, geçerli bir mazeret veya kadının üstün yararı gibi bir gerekçeye ihtiyaç olmamasıdır.

            Mutlulukla nikah tarihi almak için evlendirme dairesine giden kadına ya kocasının soyadını ya da her iki soyadını beraber kullanabileceği söyleniyor. Sadece kendi soyadını kullanmak isterse, dava açması gerektiği iletiliyor. Böyle bir durumda evlenmeden mahkemeye başvuran kadınının karşılaşabileceği zorlukları tahmin edebiliyoruz, bir de davanın evlilik birliği hala oluşmadığı için ret edilme ihtimali var, evlilik birliği kurulduktan sonra açılan bir davada ise sonuçlanıncaya kadar iki soyadını kullanmak gerektiği için, kadın erkek eşitliği arasında hala çok büyük bir fark olduğunu kanunlarımızdan bile anlıyoruz.

            Yukarıda ki iki konuya bakınca, kanunların gözünde bile kadın erkek eşitliğinin hala tam anlamıyla benimsenmediğini görmekteyiz. Doğal olarak toplumdan beklentilerimizin olması için kanunların önden yol açması gerektiğini değerlendiriyorum. Günümüzde kadınlar sadece ataerkil topluma karşı değil, ataerkil kanunlara karşı da mücadelesini; olması gerektiği gibi hassas, insanı, medeni ve kendine has tavırlarıyla sürdürmektedirler. Tıpkı Bedri Rahmi EYÜPOĞLU’ nun dediği gibi, “marifet hiç ezilmemek bu dünyada, ama biçimine getirip ezerlerse güzel kokmak kekik misali, lavanta çiçeği misali, ıtır misali….”

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
BUGÜN SEÇİM OLSA HANGİ PARTİYE OY VERİRSİNİZ?
BUGÜN SEÇİM OLSA HANGİ PARTİYE OY VERİRSİNİZ?
Namaz Vakti 29 Kasım 2022
İmsak 06:30
Güneş 08:00
Öğle 12:57
İkindi 15:23
Akşam 17:44
Yatsı 19:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Manisa FK 14 23
8. Bodrumspor 14 22
9. Bandırmaspor 14 21
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 14 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4