<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ulusalses - haberler, gazeteler, ekonomi, spor, siyaset,son dakika,haber sitesi,</title>
    <link>https://www.ulusalses.com</link>
    <description>Ulusalses - haberler, gazeteler, ekonomi, spor, siyaset,son dakika,haber sitesi,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ulusalses.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright©ulusalses.com</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2026 23:29:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan hepatit uyarısı... Sessiz ilerleyebiliyor, erken tanı hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/uzmanlardan-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerleyebiliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/uzmanlardan-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerleyebiliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[28 Temmuz Dünya Hepatit Günü kapsamında İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Çağraş, özellikle Hepatit B ve C'nin kronikleşme riski taşıdığını belirterek, aşılama, düzenli tarama ve erken tanının önemini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>28 Temmuz Dünya Hepatit Günü kapsamında uzmanlar, hepatitin yıllarca belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekti. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Çağraş, özellikle Hepatit B ve C'nin kronikleşme riski taşıdığını belirterek, aşılama, düzenli tarama ve erken tanının önemini vurguladı.</p>

<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Karaciğer sağlığını tehdit eden önemli hastalıklardan biri olan hepatit, dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkiliyor.</p>

<p>28 Temmuz Dünya Hepatit Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan uzmanlarından İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Çağraş, hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebildiğini ve erken tanının ciddi komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşıdığını söyledi. Hepatitin en sık nedeninin virüsler olduğunu belirten Dr. Çağraş, bazı ilaçlar, aşırı alkol tüketimi, toksik maddeler ve otoimmün hastalıkların da karaciğerde iltihaba yol açabileceğini ifade etti. Karaciğerin besinlerin işlenmesi, zararlı maddelerin temizlenmesi, enerji depolanması ve hayati proteinlerin üretimi gibi kritik görevleri bulunduğunu hatırlatan Çağraş, karaciğerde oluşan iltihabın tüm vücudu etkileyebileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>HEPATİT B VE C KRONİKLEŞME RİSKİ TAŞIYOR</strong></p>

<p>Hepatit türleri arasındaki farklara dikkat çeken Dr. Çağraş, Hepatit A'nın genellikle kirli su ve gıdalar yoluyla bulaştığını, çoğunlukla tamamen iyileştiğini ve kronikleşmediğini belirtti. Hepatit B'nin kan, cinsel temas ve doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabildiğini aktaran Çağraş, bu türün uzun yıllar fark edilmeden ilerleyerek siroz ve karaciğer kanserine neden olabileceğini söyledi. Hepatit C'nin ise çoğunlukla kan yoluyla bulaştığını ve günümüzde geliştirilen tedavilerle büyük oranda tamamen iyileştirilebildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>AŞI VE HİJYEN KORUNMADA BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR</strong></p>

<p>Hepatit A ve Hepatit B'ye karşı aşının en etkili korunma yöntemlerinden biri olduğunu vurgulayan Dr. Çağraş, kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi, steril olmayan tıbbi ve kozmetik işlemlerden kaçınılması, kişisel eşyaların paylaşılmaması ve güvenilir sağlık kuruluşlarının tercih edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Risk grubunda bulunan sağlık çalışanları, diyaliz hastaları ve sık kan ürünü alan kişilerin düzenli takip edilmesinin önemine de dikkat çekildi.</p>

<p>Hepatitin bazen hiçbir belirti göstermeden ilerleyebileceğini söyleyen Dr. Çağraş, halsizlik, iştahsızlık, bulantı, karın sağ üst bölümünde ağrı, ateş, kas ve eklem ağrıları, ciltte ve göz aklarında sararma, koyu renkli idrar ve açık renkli dışkının sık görülen belirtiler arasında yer aldığını belirtti. Uzmanlar, özellikle sarılık, koyu renkli idrar veya uzun süren halsizlik şikâyetleri bulunan kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p><strong>DÜNYADA 300 MİLYONDAN FAZLA KİŞİ KRONİK HEPATİTLE YAŞIYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 254 milyon kişinin kronik Hepatit B, yaklaşık 50 milyon kişinin ise kronik Hepatit C enfeksiyonuyla yaşadığını belirten Dr. Çağraş, viral hepatitlerin her yıl yaklaşık 1,3 milyon kişinin siroz ve karaciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetmesine neden olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye'de çocukluk çağı Hepatit B aşılama programları sayesinde hastalık görülme sıklığında önemli azalma sağlandığını belirten Çağraş, erişkinlerde kronik Hepatit B taşıyıcılığının halen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti. Uzmanlar, viral hepatitlerle mücadelede erken tanı, aşılama ve düzenli sağlık kontrollerinin en önemli adımlar olduğunu vurgularken, risk grubundaki kişilerin Hepatit B ve Hepatit C taramalarını yaptırmaları çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/uzmanlardan-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerleyebiliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/07/uzmanlardan-hepatit-uyarisi-sessiz-ilerleyebiliyor-erken-tani-hayat-kurtariyor.webp" type="image/jpeg" length="77807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz aylarının gizli astım tehlikeleri... Polen, klor, nem, mangal dumanına karşı dikkat!]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında astımlı çocuklarda şikâyetleri artırabilecek polen, klima kullanımı, nem, yoğun egzersiz, enfeksiyonlar ve kapalı havuz ortamlarına karşı aileleri uyaran Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Bari, Düzenli tedavi ve çevresel önlemlerle çocukların sağlıklı bir yaz geçirebileceğini kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Bari, yaz aylarında astımlı çocuklarda şikâyetleri artırabilecek polen, klima kullanımı, nem, yoğun egzersiz, enfeksiyonlar ve kapalı havuz ortamlarına karşı aileleri uyardı. Düzenli tedavi ve çevresel önlemlerle çocukların sağlıklı bir yaz geçirebileceği belirtildi.</p>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklık, nem ve çevresel faktörler astımlı çocukların solunum yollarını olumsuz etkileyebiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Bari, ailelerin bu dönemde astımı tetikleyebilecek etkenlere karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Astımın kontrol altında tutulabilmesi için düzenli doktor takibinin ve tedaviye devam edilmesinin önemine dikkat çeken Dr. Bari, doktor önerisi olmadan ilaçların bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Astımlı çocukların yaz aylarında da rahatlatıcı ilaçlarını ve inhalerlerini yanlarında bulundurmaları gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>POLENLER ASTIMI TETİKLEYEBİLİYOR</strong></p>

<p>Yaz aylarında en önemli tetikleyicilerden birinin polenler olduğunu belirten Dr. Bari, özellikle alerjik astımı bulunan çocuklarda polenlerin solunum yollarında daralmaya, mukus artışına ve astım belirtilerine yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Polen yoğunluğunun fazla olduğu sabah erken saatlerde pencerelerin kapalı tutulması, dışarı çıkılması gerekiyorsa maske kullanılması ve araçlarda polen filtresi tercih edilmesi önerildi. Yaz sonunda çim biçme gibi faaliyetlerden de kaçınılması gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>YANLIŞ KLİMA KULLANIMI RİSKE YOL AÇABİLİR</strong></p>

<p>Klima kullanımının sıcak havalarda konfor sağladığını ancak yanlış kullanımın astımı tetikleyebileceğini ifade eden Dr. Bari, düzenli temizlenmeyen klima filtrelerinde biriken toz ve küflerin alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini söyledi. Klimanın ortamı aşırı soğutmaması gerektiğini belirten Bari, ideal sıcaklığın yaklaşık 22-24 derece arasında tutulmasını ve filtrelerin düzenli temizlenmesini önerdi.</p>

<p><strong>MANGAL DUMANI, KÜF VE NEMDEN UZAK DURUN</strong></p>

<p>Yaz aylarında tercih edilen piknik alanlarında bulunan mangal dumanı, egzoz gazları, nemli bölgelerdeki küf ve mantarların da astımı tetikleyebileceği uyarısı yapıldı.</p>

<p>Uzmanlar, astımlı çocukların sigara, mangal ve egzoz dumanından uzak tutulmasını, rutubetli ve güneş almayan alanlar yerine kuru ve hava akımı olan bölgelerin tercih edilmesini önerdi.</p>

<p><img height="610" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/07/12/1783664483-dr-mran-bar-1783864479-387-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Sporun astımlı çocuklar için faydalı olduğunu ancak aşırı yoğun aktivitelerin risk oluşturabileceğini belirten Dr. İmran Bari, yoğun egzersiz sırasında ağızdan solunum yapılmasının bronşlarda kuruluk ve daralmaya neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Sporun sabah erken veya akşam saatlerinde yapılması, egzersiz öncesinde ısınmaya zaman ayrılması ve gerekli ilaçların ihmal edilmemesi gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>VİRÜS VE BAKTERİLERE KARŞI HİJYEN ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Yaz aylarında seyahatler ve kalabalık ortamların enfeksiyon riskini artırabileceğine dikkat çeken Dr. Bari, virüs ve bakterilerin astımlı çocuklarda hava yolu hassasiyetini artırarak nefes darlığına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Ailelere el hijyenine dikkat etmeleri, hasta kişilerle yakın teması azaltmaları, gerekli durumlarda maske kullanmaları ve çocukların aşılarını düzenli yaptırmaları önerildi.</p>

<p><strong>NEM ORANI VE KAPALI HAVUZLARA DİKKAT</strong></p>

<p>Yüksek nem oranının astımlı çocuklarda nefes almayı zorlaştırabileceğini belirten uzmanlar, evlerde ideal nem oranının yüzde 40-50 arasında tutulmasını önerdi. Kapalı havuzlarda kullanılan klorun bazı çocuklarda astım atağını tetikleyebileceği belirtilirken, yoğun klor kokusu bulunan, yeterince havalandırılmayan ve kalabalık havuzlardan kaçınılması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Dr. İmran Bari, çevresel faktörlere karşı önlem alındığında ve tedavi düzenli sürdürüldüğünde astımlı çocukların da sağlıklı ve keyifli bir yaz mevsimi geçirebileceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/07/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="53163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dikkat... Kalitesiz güneş gözlüğü katarakt riskini artırabiliyor!]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/kalitesiz-gunes-gozlugu-katarakt-riskini-artirabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/kalitesiz-gunes-gozlugu-katarakt-riskini-artirabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 27 Haziran Dünya Güneş Gözlüğü Günü'nde; göz sağlığı için UV400 korumalı, CE işaretli ve güvenilir noktalardan alınan gözlüklerin önemini vurgulayarak mevsimsel cam kategorilerine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Dünya Güneş Gözlüğü Günü dolayısıyla güneş gözlüğü seçimi konusunu değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, güneşin zararlı ışınları göz sağlığını tehdit ettiğini kaydetti.</p>

<p>Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımının arttığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 'Ancak birçok kişi güneş gözlüğünü yalnızca bir moda aksesuarı olarak görüyor. Oysa güneş gözlüğü, gözleri güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından koruyan önemli bir sağlık gerecidir. Güneşten gelen UV ışınları yalnızca cildimizi değil, gözlerimizi de etkiler. Uzun süre korunmasız şekilde UV ışınlarına maruz kalmak; katarakt, kornea hasarları, göz yüzeyi hastalıkları ve sarı nokta hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişme riskini artırabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü kullanımı estetik bir tercih değil, göz sağlığını korumaya yönelik bir gerekliliktir.' dedi.</p>

<p><strong>GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?</strong></p>

<p>Güneş gözlüğü alırken dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Dr. Özdemir, 'Tüketicilerin dikkat etmesi gereken ilk ve en önemli özellik, gözlüğün UV koruma özelliğine sahip olmasıdır. Camın koyu renkli olması tek başına koruma sağladığı anlamına gelmez. Bir güneş gözlüğünün ne kadar koyu olduğu değil, UV ışınlarını ne ölçüde engellediği önemlidir. Bu nedenle satın alınacak ürünün UV400 koruma özelliğine sahip olması gerekmektedir. UV400 ibaresi, gözlüğün 400 nanometreye kadar olan UVA ve UVB ışınlarının büyük bölümünü engelleyebildiğini gösterir. Ayrıca ürün üzerinde CE işaretinin bulunması ve güneş gözlükleri için geçerli olan EN ISO 12312-1 standardına uygun olması önemlidir. Bu standart, güneş gözlüklerinin güvenlik ve performans kriterlerini belirlemektedir.' diye konuştu.</p>

<p><img height="599" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/28/1782543236-naz-es-n-ba-kan-zdem-r-002-1782639042-412-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>KOYU CAM HER ZAMAN DAHA FAZLA KORUMA SAĞLAMIYOR</strong></p>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlışlardan birinin de koyu renkli camların gözleri daha iyi koruduğunu düşünmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 'Oysa UV filtresi bulunmayan koyu camlar, bazı durumlarda hiç gözlük kullanmamaktan daha zararlı olabilir. Koyu cam nedeniyle göz bebeği büyür ve göz içerisine daha fazla ışık girer. Eğer cam yeterli UV korumasına sahip değilse, kişi gözlerini koruduğunu düşünürken daha fazla zararlı ışına maruz kalabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken sadece camın renginin koyuluğuna değil, UV koruma özelliğine odaklanılmalıdır' diye konuştu.</p>

<p>Güneş gözlüğü seçiminde mevsimsel koşulların da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Dr. Özdemir, camların ışık geçirgenliklerine göre kategori 0'dan kategori 4'e kadar sınıflandırıldığını söyledi ve 'Kategori 0 ve 1 camlar düşük ışık koşullarında kullanılırken, kategori 2 orta ışık koşullarında ve kategori 3 camlar yoğun güneş ışığında günlük kullanım için en uygun seçeneklerdir. Kategori 4 camlar ise yüksek dağlık bölgeler, kar yansımalarının yoğun olduğu alanlar ve çok güçlü güneş ışığına maruz kalınan ortamlar için tasarlanmıştır.' şeklinde konuştu.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, günlük kullanımda en yaygın olarak kategori 2 ve kategori 3 camların tercih edildiğini ifade etti. Kategori 4 camların görünür ışığın yaklaşık yüzde 95'ini engelleyebildiğini belirten Dr. Özdemir, 'Kategori 4 camlar görünür ışığın yaklaşık yüzde 95'ini engelleyebildiğinden araç kullanımı sırasında tercih edilmemelidir. Bu camlar sürücünün görüşünü olumsuz etkileyebilir ve trafik güvenliği açısından risk oluşturabilir.' dedi.</p>

<p>Güneş gözlüğü seçiminde yalnızca cam kalitesinin değil, çerçeve yapısının da önemli olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 'Gözlüğün yüz yapısına uygun olması, buruna rahat oturması ve göz çevresini mümkün olduğunca kapatması gerekir. Büyük çerçeveli gözlükler, güneş ışınlarının üstten, alttan ve yanlardan göze ulaşmasını azaltır. Özellikle bombeli tasarıma sahip gözlükler yanlardan gelen ışınlara karşı ilave koruma sağlayabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken yalnızca görünüşüne değil, göz çevresini ne ölçüde koruduğuna da dikkat edilmelidir.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ GÜVENİLİR SATIŞ NOKTALARINDAN ALINMALI</strong></p>

<p>Günümüzde güneş gözlüklerinin marketlerden internet sitelerine kadar pek çok farklı noktada satılabildiğini hatırlatan Dr. Özdemir, 'Güneş gözlükleri günümüzde tıbbi cihaz kapsamında değerlendirilmemekte, koruyucu ürün kategorisinde yer almaktadır. Bu nedenle marketlerde, benzin istasyonlarında, tekstil mağazalarında, internet sitelerinde ve seyyar satış noktalarında dahi satılabilmektedir. Ancak göz sağlığını doğrudan etkileyen bir ürünün yalnızca görünüşüne veya fiyatına bakılarak satın alınması doğru değildir. Optisyenlik müesseseleri İl Sağlık Müdürlükleri ve ilgili kamu kurumları tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Buna karşın farklı satış noktalarında satılan güneş gözlüklerinin UV koruma özelliklerinin doğrulanması mümkün değildir. Bu nedenle tüketicilerin güneş gözlüğü satın alırken güvenilir satış noktalarını tercih etmeleri ve ürünün teknik özelliklerini sorgulamaları büyük önem taşımaktadır.' ifadesinde bulundu.</p>

<p>Yeterli UV korumasına sahip olmayan güneş gözlüklerinin uzun süre kullanımının önemli riskler taşıdığına dikkat çeken Dr. Özdemir, 'Yeterli UV korumasına sahip olmayan güneş gözlüklerinin uzun süre kullanılması; katarakt gelişim riskinin artmasına, kornea hasarlarına, göz yüzeyinde tahriş ve hassasiyete, sarı nokta bölgesinde hasara ve görme kalitesinde bozulmalara neden olabilir. Özellikle çocuklar, açık havada çalışan bireyler ve güneşe uzun süre maruz kalan kişiler risk altındaki gruplar arasında yer almaktadır.' dedi.</p>

<p><strong>ÇOCUKLARIN GÖZLERİ DAHA FAZLA KORUNMALI</strong></p>

<p>Çocukların göz yapılarının yetişkinlere göre UV ışınlarına karşı daha hassas olduğunu vurgulayan Dr. Özdemir, 'Çocukların göz merceğinin daha geçirgen olması nedeniyle zararlı UV ışınları gözün daha derin yapılarına ulaşabilmektedir. Bu nedenle çocuklarda güneş gözlüğü kullanımı ihmal edilmemelidir. Çocuklar için seçilecek güneş gözlüklerinde UV400 koruması, CE işareti, kırılmaya dayanıklı malzeme kullanımı ve yüz yapısına uygunluk mutlaka dikkate alınmalıdır.' diye konuştu.</p>

<p>Güneş gözlüğünün bir moda ürünü olmanın çok ötesinde, göz sağlığını koruyan önemli bir yardımcı olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 'Tüketicilerin yalnızca fiyatına, markasına veya görünümüne göre değil; UV korumasına, standartlara uygunluğuna ve satın aldıkları satış noktasının güvenilirliğine göre seçim yapmaları gerekir. Unutulmamalıdır ki doğru seçilmiş bir güneş gözlüğü yalnızca daha konforlu bir görüş sağlamakla kalmaz, aynı zamanda göz sağlığının korunmasına da önemli katkı sunar.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/kalitesiz-gunes-gozlugu-katarakt-riskini-artirabiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/06/kalitesiz-gunes-gozlugu-katarakt-riskini-artirabiliyor.webp" type="image/jpeg" length="81694"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş çürüklerine karşı önemli... Dondurma yasak değil, doğru seçim önemli]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/dis-curuklerine-karsi-onemli-dondurma-yasak-degil-dogru-secim-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/dis-curuklerine-karsi-onemli-dondurma-yasak-degil-dogru-secim-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, sık atıştırmalık ve şekerli içecek tüketiminin diş minesini zayıflattığını ve çürük aktivitesini artırdığını belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) -</strong>Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte serinletici gıda ve içecek tüketimi artarken, özellikle çocuklarda milkshake, gazlı içecekler, bubble tea ve hazır meyve suları gibi şekerli kaçamaklara olan yönelim dikkat çekiyor. Uzmanlar, sık atıştırmalık ve şekerli içecek tüketiminin diş minesini zayıflattığını ve çürük aktivitesini artırdığını belirtiyor.</p>

<p>Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, yaz aylarında değişen beslenme alışkanlıklarının diş sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, özellikle gizli şeker kaynaklarının sanılandan daha büyük bir risk oluşturduğunu belirtiyor.</p>

<p>Şekerin ağız içi pH dengesini bozarak çürük yapıcı bakterilerin çoğalmasına zemin hazırladığını ifade eden Dt. Nurgül Demir, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>'Çocuklarda küçük yaşlardan itibaren yaygın olarak görülen diş çürüklerinin en önemli nedenlerinden biri şeker tüketimidir. Meyveli gazlı içecekler, kutu meyve suları, enerji içecekleri ve hazır kahveler yüksek oranda şeker içerir. Bu ürünlerin sık tüketimi çürük riskini ciddi şekilde artırır. Özellikle şeker içeren gazlı içeceklerin asidik yapısı, diş minesine doğrudan zarar verebilir.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="487" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/14/1781097233-hoca-nurg-l-photo-1781447896-830-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>'SU, SÜT VE AYRAN EN GÜVENLİ ALTERNATİFLER'</strong></p>

<p>Sağlıklı içecek tercihlerinin önemine değinen Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, su, süt ve ayranın çocuklar için en doğru seçenekler olduğunu vurguladı.</p>

<p>'Süt ve süt ürünleri kalsiyum içeriği sayesinde diş ve kemik sağlığı açısından koruyucudur. Ancak aromalı ve şekerli süt ürünleri yerine doğal ve katkısız süt tercih edilmelidir. Ayran ise hem sağlıklı hem de besleyici değeri olan bir alternatiftir. Meyveli içecekler tüketilecekse, taze meyvelerle evde hazırlanması daha doğru olacaktır.'</p>

<p>Doğal tatlandırıcılarla hazırlanan içeceklerin de ölçülü tüketilmesi gerektiğini belirten Dt. Demir, meyve ve doğal şeker içeren besinlerin aşırı tüketiminin de diş sağlığı için risk oluşturabileceğini ifade etti. 'Bal, hurma, kuru meyveler gibi doğal tatlandırıcılar her ne kadar sağlıklı olarak görülse de içerdiği doğal şeker nedeniyle diş çürüğü riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Bu nedenle tüketim sonrası su ile ağzın çalkalanması ve ağız hijyeni rutinlerine dikkat edilmesi oldukça önemlidir.'</p>

<p><strong>'DONDURMA YASAK DEĞİL, DOĞRU SEÇİM ÖNEMLİ'</strong></p>

<p>Dondurmanın tamamen yasaklanması gereken bir gıda olmadığına değinen Dt. Nurgül Demir, ideal koşullarda üretilen dondurmaların, kontrollü tüketildiğinde besleyici özellikler taşıyabileceğini belirterek, 'Doğal içeriklerle ve soğuk zinciri korunarak üretilmiş dondurmalar kalsiyum, protein ve bazı vitaminler açısından zengindir. Ancak burada önemli olan tüketim miktarı ve ürünün içeriğidir. Ölçülü tüketim ve doğru ürün seçimi ile dondurma yaz aylarında diş sağlığının korunmasında rol oynayabilir, çocukların da severek destekleyeceği alternatiflerle katkı maddesi ve rafine şeker içeren atıştırmalıklardan uzak durmaları sağlanabilir.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/dis-curuklerine-karsi-onemli-dondurma-yasak-degil-dogru-secim-onemli</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/06/dis-curuklerine-karsi-onemli-dondurma-yasak-degil-dogru-secim-onemli.webp" type="image/jpeg" length="92409"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezite ve tütün kullanımı artıyor, fiziksel aktivite düşüşte!]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/obezite-ve-tutun-kullanimi-artiyor-fiziksel-aktivite-dususte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/obezite-ve-tutun-kullanimi-artiyor-fiziksel-aktivite-dususte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in açıkladığı 2025 yılı Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre obezite oranı artarken, her gün tütün kullananların oranı da yükseldi. Fiziksel aktivite düzeyinin ise oldukça düşük olduğu ve büyük bir kesimin önerilen seviyede egzersiz yapmadığı görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye Sağlık Araştırması sonuçları, toplum sağlığına ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Söz konusu veriler toplumda obezite, hareketsizlik ve tütün kullanımının önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini gösterdi.</p>

<p>Buna göre, boy ve kilo değerleri üzerinden hesaplanan vücut kütle indeksi sonuçlarında 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranı 2022 yılında yüzde 20,2 iken 2025 yılında yüzde 21,8'e yükseldi. Cinsiyet bazında incelendiğinde 2025 yılında kadınların yüzde 24,8'inin obez, erkeklerin ise yüzde 18,7'sinin obez olduğu belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="228" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/07/screenshot-2026-06-07-at-18-13-30-turkiye-saglik-arastirmasi-2025-1780845279-639-x750.png" width="750" /></p>

<p>Araştırmada fiziksel aktivite düzeyinin düşük olması dikkat çekti. 15 yaş ve üzeri bireylerin yüzde 86,6'sının fiziksel aktivite yapmadığı tespit edilirken, Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği haftada en az 150 dakika egzersiz yapanların oranı erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda ise yüzde 2,7'de kaldı.</p>

<p>Sağlık verileri ayrıca günlük yaşamda işlevsel zorluklara da işaret etti. Merdiven inip çıkarken zorlananların oranı kadınlarda yüzde 8,3, erkeklerde yüzde 3,7 olarak kaydedildi. Yürüme ve hatırlama gibi alanlarda da kadınların erkeklere kıyasla daha fazla zorluk yaşadığı görüldü.</p>

<p>Çocuklarda ise en sık görülen hastalıkların üst solunum yolu enfeksiyonları olduğu belirlendi. 0-6 yaş grubunda bu oran yüzde 28,5 olurken, 7-14 yaş grubunda yüzde 24,6 ile ilk sırada yer aldı.</p>

<p><img height="547" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/07/screenshot-2026-06-07-at-18-13-58-turkiye-saglik-arastirmasi-2025-1780845273-556-x750.png" width="750" /></p>

<p>Kronik hastalıklarda bel bölgesi problemleri öne çıkarken, 15 yaş ve üzeri bireylerde bu oran yüzde 24,3 olarak hesaplandı. Bunu hipertansiyon (yüzde 16,9), boyun bölgesi problemleri (yüzde 16,7), diyabet (yüzde 11,9) ve yüksek kan yağları (yüzde 10,1) izledi.</p>

<p>Tütün ve alkol kullanımına ilişkin veriler de dikkat çekti. Her gün tütün kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 30,1'e yükselirken, erkeklerde bu oran yüzde 42,9, kadınlarda ise yüzde 17,5 olarak kaydedildi. Son 12 ayda alkol kullananların oranı ise yüzde 12,6 oldu.</p>

<p><img height="417" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/07/screenshot-2026-06-07-at-18-14-18-turkiye-saglik-arastirmasi-2025-1780845292-453-x750.png" width="750" /></p>

<p>Koruyucu sağlık hizmetlerine katılımda ise düşük oranlar göze çarptı. 40 yaş ve üzeri kadınlarda son bir yılda mamografi çektirenlerin oranı yüzde 16,7 olurken, kadınların yüzde 59'unun hiç smear testi yaptırmadığı belirlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, Yaşam</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/obezite-ve-tutun-kullanimi-artiyor-fiziksel-aktivite-dususte</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/06/obezite-ve-tutun-kullanimi-artiyor-fiziksel-aktivite-dususte.webp" type="image/jpeg" length="20678"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uykusuzluğa karşı 5 etkili önlem]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/uykusuzluk-modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluga-karsi-5-etkili-onlem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/uykusuzluk-modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluga-karsi-5-etkili-onlem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, horlama ve uyku apnesi gibi burun ve boğaz kaynaklı sorunların kaliteli uykuyu engelleyebileceğini ve ciddi sağlık riskleri doğurabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Modern yaşamın getirdiği stres, kaygı ve ekran kullanımının artmasıyla birlikte uyku problemleri giderek yaygınlaşıyor. Ancak uzmanlar, uykusuzluğun yalnızca psikolojik nedenlerle değil, kulak burun boğaz kaynaklı sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, 'Sabah yorgun uyanıyorum, gece sık sık uyanıyorum veya hiç uyumamış gibi hissediyorum' diyen kişilerin mutlaka KBB uzmanına başvurması gerektiğini belirtti. Tatlıpınar, horlama, burun tıkanıklığı, geniz eti, bademcik büyümesi ve uyku sırasında nefes durması gibi durumların uyku kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti. Özellikle 'uyku apnesi'ne dikkat çeken Tatlıpınar, bu hastalıkta kişinin gece boyunca farkında olmadan defalarca nefessiz kalabildiğini söyledi. Uyku apnesinin; sabah yorgunluğu, gün içinde uyuklama, dikkat dağınıklığı ve unutkanlık gibi sorunlara yol açabileceğini aktardı.</p>

<p><img height="945" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/01/1780293702-prof-dr-arzu-tatl-p-nar-1780326246-852-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Burun eğriliği, alerjik tıkanıklık ve damak yapısındaki sorunların hava yolunu daraltarak uyku sırasında nefes almayı zorlaştırabildiği belirtilirken, tedavi edilmeyen uyku apnesinin yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, diyabet, depresyon ve felç riskini artırabileceği vurgulandı.</p>

<p>Çocuklarda da görülebilen uyku bozukluklarının geniz eti ve bademcik büyümesine bağlı olarak horlama, ağız açık uyuma ve huzursuz uykuya yol açabileceği ifade edildi. Uzmanlar, bu durumun dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğü gibi sorunlara neden olabileceğini belirterek aileleri uyardı.</p>

<p><strong>UYKUSUZLUĞA KARŞI 5 ETKİLİ ÖNLEM!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar sağlıklı, kaliteli ve yeterli uykunun hem ruhsal hem de fiziksel açıdan son derece önemli olduğunu vurgulayarak, uykusuzluğa karşı 5 etkili önlemi şöyle sıralıyor;</p>

<ul>
 <li>Sabah yorgun uyanıyor, gün içinde uyukluyorsanız mutlaka sağlık kontrolünüzü yaptırın.</li>
 <li>Burun tıkanıklığı, ağız açık uyuma, geniz eti, bademcik ve burun eğriliği şikayetlerini önemseyin ve mutlaka tedavi olun.</li>
 <li>Yatmadan önce telefon, tablet ve televizyon kullanımını azaltın.</li>
 <li>Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmaya özen gösterin.</li>
 <li>Akşam saatlerinde kahve, çay ve ağır yemek tüketiminden kaçının.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, Yaşam</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/uykusuzluk-modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluga-karsi-5-etkili-onlem</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/06/uykusuzluk-modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluga-karsi-5-etkili-onlem.webp" type="image/jpeg" length="29068"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülleri Verildi]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/akif-manaf-saglik-ve-baris-odulleri-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/akif-manaf-saglik-ve-baris-odulleri-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı Yaşam Vakfı, bireylerin ve toplumun daha sağlıklı, mutlu ve barış içinde yaşamasını hedefleyen önemli bir sivil toplum kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Topluma sürdürülebilir ve sağlıklı bir yaşam anlayışı kazandırmak amacıyla kurulan Sağlıklı Yaşam Vakfı, bireylerin ve toplumun daha sağlıklı, mutlu ve barış içinde yaşamasını hedefleyen önemli bir sivil toplum kuruluşu olarak faaliyetlerini sürdürüyor.<br />
Vakfın amaçları arasında; başta kadınlar ve engelliler olmak üzere toplumun tüm kesimlerine daha kaliteli ve sürdürülebilir bir yaşam sunmaya yönelik faaliyetlerde bulunmak, bu doğrultuda araştırmalar yapmak, köy projeleri geliştirmek ve uygulamak, sağlıklı yaşam ve spor programları oluşturmak ile sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlamak yer alıyor.<br />
Sağlıklı Yaşam Vakfı'nın temel faaliyet alanlarından biri de çevre bilincinin artırılması ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakılması amacıyla çeşitli çalışmalar ve etkinlikler düzenlemek olarak öne çıkıyor.<br />
Vakfın en önemli projelerinden birini, her insanın sağlıklı bir yaşamı hak ettiği anlayışından hareketle "Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü" projelerinin hayata geçirilmesi oluşturuyor.<br />
<strong>Akademisyen ve Doktorlar Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülleri'ne Layık Görüldü</strong><br />
Bu amaç ve hedefler doğrultusunda Sağlıklı Yaşam Vakfı, bireylerin ve toplumun sürdürülebilir, sağlıklı ve barış içinde bir yaşam sürmesine katkıda bulunan kişi, kurum ve kuruluşlara “Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü” verilmesini kararlaştırdı.<br />
Bu kapsamda, 31 Mayıs tarihinde sağlık bilincinin ve evrensel barış değerlerinin gelişmesine ve sürdürülebilir, sağlıklı ve barış içinde bir yaşamın tesis edilmesine yönelik özverili ve örnek çalışmaları nedeniyle ödüle layık görülen akademisyen ve doktorlara ödülleri, <strong>Sağlıklı Yaşam Vakfı Başkanı Sayın Akif Manaf tarafından takdim edildi.</strong><br />
Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülü'ne layık görülen isimler Prof. Dr. Arif Ruhi Özyürek, Doç. Dr. Cemal Murat Özkut, Doç. Dr. Eylem Bal, Öğr. Gör. Sema İslim Utandı, Dr. Ahmet Alperen Damar ve Dr. Aylin Pınar Ertaş oldu.<br />
<strong>Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülleri Verilmeye Devam Edecek</strong><br />
Edinilen bilgilere göre, Akif Manaf Sağlık ve Barış Ödülleri'nin sürdürülebilir bir şekilde devam ettirilmesi ve ilerleyen dönemlerde de sağlık ve barış alanlarında özverili çalışmalar yürüten kişi ve kurumlara verilmesi planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA , SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/akif-manaf-saglik-ve-baris-odulleri-verildi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/06/ekran-resmi-2026-06-06-173009.png" type="image/jpeg" length="82318"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süt, sağlıklı büyümenin en doğal destekçisi]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla sütün sağlıklı yaşam açısından önemine dikkat Teksüt yetkilisi, Sütün, besleyici içeriği ve sağlığa katkısıyla doğumdan itibaren her yaşta tüketilmesi gereken temel gıdalar arasında olduğunu vurguladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (İGFA) - Süt, besleyici içeriği ve sağlığa katkısıyla doğumdan itibaren her yaşta tüketilmesi gereken temel gıdalar arasında yer alıyor. Türkiye'nin köklü süt ve süt ürünleri markalarından Teksüt, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla sütün sağlıklı yaşam açısından önemine dikkat çekti. 70 yıldır güvenle sofralara ulaştırdığı ürünlerle nesillerin gelişimine eşlik ettiğini vurguladı.</p>

<p>Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Aksaray, sütün yaşamın her döneminde düzenli olarak tüketilmesi gereken en değerli besin kaynaklarından biri olduğunu belirterek 1 Haziran Dünya Süt Günü'nü kutladı. Sağlıklı bir toplumun temelinde dengeli ve yeterli beslenmenin yer aldığını ifade eden Aksaray, 'Süt; protein, kalsiyum, vitamin ve mineraller açısından çok zengin bir besin kaynağı. Çocukların büyüme ve gelişiminden yetişkinlerin sağlıklı yaşamına kadar her yaşta önemli bir role sahip. Fiziksel ve zihinsel gelişimin desteklenmesi için düzenli süt tüketimi büyük önem taşıyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yıl 70'inci kuruluş yılını kutlayan Teksüt'ün, nesillerdir sofralarda yer aldığını vurgulayan Aksaray, '70 yıldır süt ve süt ürünleri alanındaki deneyimimizle tüketicilerimize güvenilir ve kaliteli ürünler sunuyoruz. Sütün bereketini ve doğallığını sofralara taşırken, sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz' diye konuştu.</p>

<p><strong>Süt kültürü nesilden nesile aktarılıyor</strong></p>

<p>Sütün yoğurt, ayran, peynir, kaymak ve tereyağı gibi birçok ürüne dönüşen büyük bir yolculuğa sahip olduğunu belirten Aksaray, 'Anadolu mutfağında süt ve süt ürünleri çok önemli bir yere sahip. Kahvaltıdan ana öğünlere, tatlılardan geleneksel lezzetlere kadar hayatımızın her alanında süt ürünlerini görüyoruz. Bu güçlü kültür, yüzyıllardır nesilden nesile aktarılıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Günde 2 bardak süt öneriliyor</strong></p>

<p>Karbonhidrat, protein ve yağ içeriğiyle enerji sağlayan süt, özellikle içerdiği kalsiyum sayesinde kemik sağlığının korunmasına katkı sağlıyor. Çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi için gerekli olan protein, kalsiyum, fosfor ile B2, B6, B1 ve A vitaminleri de süt aracılığıyla alınabiliyor. Uzmanlar, çocukluk döneminden itibaren düzenli süt tüketiminin sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olduğuna dikkat çekerken, Sağlık Bakanlığı'nın Türkiye Beslenme Rehberi'nde, çocukların ve gençlerin her gün düzenli olarak 2 ila 4 porsiyon süt ve süt ürünü tüketmesinin sağlıklı büyüme ve gelişim açısından önemli olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Teksüt'ün sade ve meyve aromalı süt çeşitleri ise çocukların süt tüketimini desteklerken, içerdiği yüksek protein ve kalsiyum oranlarıyla öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, Yaşam</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/05/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi.webp" type="image/jpeg" length="63316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Artvin'de 3 hastane Anne Dostu oldu]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/artvinde-3-hastane-anne-dostu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/artvinde-3-hastane-anne-dostu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen değerlendirmeler sonucunda Artvin Devlet Hastanesi ve Arhavi Devlet Hastanesi 'Anne Dostu Hastane' unvanı aldı, Hopa Devlet Hastanesi ise mevcut unvanını korudu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bayram SARAYOĞLU / ARTVİN (İGFA) - </strong>Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü 'Anne Dostu Hastane' programı kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda Artvin Devlet Hastanesi ile Arhavi Devlet Hastanesi 'Anne Dostu Hastane' unvanını almaya hak kazanırken, Hopa Devlet Hastanesi de mevcut unvanını korudu.</p>

<p>Anne adaylarının gebelik, doğum ve lohusalık süreçlerini güvenli, kaliteli ve mahremiyet esaslarına uygun ortamlarda geçirmelerini hedefleyen program kapsamında hastaneler detaylı şekilde değerlendirildi.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü değerlendirme ekibi tarafından gerçekleştirilen ziyaretlerde; doğum hizmetlerinin işleyişi, anne mahremiyetinin korunması, hasta güvenliği uygulamaları ve fiziki şartlar kapsamlı olarak incelendi.</p>

<p>Yapılan değerlendirmeler sonucunda hastanelerin anne sağlığı hizmetlerindeki kaliteli uygulamaları ve ekip çalışması bakanlık yetkilileri tarafından başarılı bulundu.</p>

<p>Belirlenen kriterleri eksiksiz şekilde karşılayan Artvin Devlet Hastanesi ve Arhavi Devlet Hastanesi 'Anne Dostu Hastane' unvanını almaya hak kazanırken, Hopa Devlet Hastanesi mevcut unvanını başarıyla sürdürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="562" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/14/696807290-18265830031288544-793376907013686550-n-1-1778766194-608-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>ARSLAN, SÜREÇTE EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR ETTİ</strong></p>

<p>Artvin İl Sağlık Müdürü Dr. Yunuz Arslan ise yaptığı açıklamada, süreçte emeği bulunan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, 'Anne ve bebek sağlığını önceleyen, güvenli ve kaliteli sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması adına yürütülen bu çalışmalar büyük önem taşımaktadır. Hastanelerimizin elde ettiği bu başarı, sağlık çalışanlarımızın özverili çalışmaları ve ekip ruhunun önemli bir göstergesidir. Anne Dostu Hastane unvanı alan ve bu unvanı başarıyla sürdüren hastanelerimizde görev yapan tüm personelimize teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/artvinde-3-hastane-anne-dostu-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/05/artvinde-3-hastane-anne-dostu-oldu.webp" type="image/jpeg" length="23841"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel hemşire göçünde denge değişiyor... Avrupa ve Güneydoğu Asya öne çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TruMerit 2025 Hemşire Göçü Raporu, bölgeler arasında iş gücü eşitsizliklerinin giderek arttığını ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ACCESS Newswire / PHILADELPHIA, PENSILVANYA</strong><strong> (İGFA) - </strong>TruMerit™ (eski adıyla CGFNS International) bugün <a href="https://pr.report/l3ld" rel="nofollow"><u><strong>2025 Hemş</strong></u><u><strong>ire G</strong></u><u><strong>öçü Raporu</strong></u></a>'nu yayımlayarak, küresel hemşire göçü eğilimlerinde önemli değişimler yaşandığını ve sağlık ihtiyaçları büyük farklılıklar gösteren bölgeler arasında hemşire iş gücü dağılımındaki eşitsizliklerin derinleştiğini ortaya koydu.</p>

<p align="LEFT">Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verileri ile TruMerit'in tescilli VisaScreen® başvuru kayıtlarının analiz edildiği rapor, uluslararası hemşire göçünün giderek daha güçlü sağlık altyapısına sahip bölgelere yoğunlaştığını; buna karşılık ciddi hemşire açığı yaşayan bölgelerin uluslararası eğitim almış hemşireleri istihdam etme kapasitesinde geride kalmaya devam ettiğini gösteriyor.</p>

<p align="LEFT">Avrupa ve Güneydoğu Asya'da uluslararası hemşire istihdamında keskin artış. TruMerit'in Dünya Sağlık Örgütü (WHO) hemşire iş gücü verilerine dayanan analizine göre Avrupa'da uluslararası eğitim almış hemşirelerin sağlık iş gücündeki oranı, on yıllık ortalama olan %5,96'ya kıyasla %8,01 seviyesine yükselmiş olup kalıcı ve önemli bir artış eğilimine işaret ediyor. Güneydoğu Asya'da ise bu oran, on yıllık ortalama %20,15'e kıyasla %24,87 seviyesine ulaşmış olup, son on yıldaki dalgalanmalara rağmen dikkat çekici ve istikrarlı bir yükseliş trendini yansıtıyor. Aynı dönemde Doğu Akdeniz ve Afrika bölgelerinde çalışan uluslararası eğitimli hemşirelerin oranı düşüş göstererek, halihazırda yetersiz hizmet alan bölgelerdeki hemşire açığını daha da artırdı.</p>

<p align="LEFT">TruMerit Başkan ve CEO'su Dr. Peter Preziosi, 'Bu veriler büyüyen küresel bir dengesizliği ortaya koyuyor: güçlü kaynaklara sahip sağlık sistemleri uluslararası eğitimli hemşireleri daha hızlı şekilde bünyesine katarken, en ciddi hemşire açığı yaşayan bölgeler acilen ihtiyaç duydukları bu profesyonelleri istihdam etme kapasitesini kaybediyor. Bu dengesizliğin giderilmesi; etik işe alım çerçevelerine dayanan, kaynak ülkelere eğitim ve yetiştirme maliyetlerini dengeleyen daha güçlü ikili anlaşmaların oluşturulması ve yetersiz hizmet alan bölgelerde hemşirelik eğitimi ile sağlık sistemi kapasitesine sürdürülebilir yatırımlar yapılması için hem kaynak hem de hedef ülkelerin koordineli adımlar atmasını gerektiriyor' şeklinde konuştu.</p>

<p align="LEFT"><img height="969" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/28/whatsapp-image-2026-04-28-at-17-28-19-1777387513-847-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p align="LEFT"><strong>ULUSLARARASI HEMŞİRE KARİYER YOLLARINDA ARTAN KARMAŞIKLIKLAR</strong></p>

<p align="LEFT">Rapor, uluslararası eğitimli hemşireler arasında artan hareketliliğe de dikkat çekiyor. TruMerit'in 2021-2024 dönemine ait VisaScreen yetkilendirme verilerine göre Amerika Birleşik Devletleri'ne göç eden hemşirelerin yaklaşık %3'ü, ABD yetkilendirmesine başvurmadan önce başka bir ülkede uluslararası deneyim kazanmış durumda. Bu durum, birden fazla uluslararası kariyer geçişinin giderek daha yaygın hale geldiği, yüksek mobiliteye sahip küresel bir hemşire iş gücüne işaret ediyor.</p>

<p align="LEFT">TruMerit Küresel İlişkiler Direktörü Rodrigo Gouveia, 'Bu rapordaki veriler hemşire göçünün yalnızca arz ve talep meselesi olmadığını açıkça ortaya koyuyor; aynı zamanda sağlık eğitimi, istihdam kapasitesi ve sağlık kaynaklarının küresel ölçekte nasıl dağıtıldığına ilişkin daha derin yapısal eşitsizlikleri yansıtıyor. Uluslararası hemşire göçünün küresel sağlık eşitliğini zayıflatmak yerine desteklemesini sağlamak için koordineli politika çerçeveleri oluşturulması, hemşirelik eğitim sistemlerine yatırım yapılması ve yetersiz hizmet alan bölgelerde sağlık altyapısının güçlendirilmesi kritik önem taşıyor' dedi.</p>

<p align="LEFT"><strong>YENİ RİSKLER: YAPAY ZEKÂ TARAFINDAN </strong><strong>Ü</strong><strong>RETİLEN MESLEKİ SAHTECİLİK, HEMŞİRELİK İŞ GÜCÜNÜN BÜTÜNLÜĞÜNÜ TEHDİT EDİYOR</strong></p>

<p align="LEFT">2025 Hemşire Göçü Raporu ayrıca sağlık iş gücünün bütünlüğünü tehdit eden yeni riskleri de inceliyor. Bunlar arasında, yapay zekâ tarafından üretilen mesleki sahtecilikte beklenen artış da yer alıyor. Sektör analistleri, 2026 yılına kadar her dört iş adayı profilinden birinin yapay zekâ tarafından oluşturulmuş olabileceğini öngörüyor. Bu durum, hasta güvenliğinin korunması açısından doğrulanmış hemşire yetkilendirme sistemlerinin öneminin giderek arttığını ortaya koyuyor.</p>

<p align="LEFT">2025 Hemşire Göçü Raporu'nun tamamı<u><strong> <a href="https://pr.report/l3le" rel="nofollow">buradan </a></strong></u>indirilebilir.</p>

<p align="LEFT"><strong>TRUMERİT HAKKINDA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p align="LEFT">TruMerit, yaklaşık 50 yıllık deneyimiyle sağlık iş gücü geliştirme alanında dünya çapında lider bir kuruluştur. Eski adıyla CGFNS International olan kuruluş, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerde mesleki yetki almak isteyen uluslararası eğitimli sağlık profesyonellerinin eğitim, mesleki deneyim ve yeterliliklerini doğrulamaktadır. Genişleyen misyonu ve Global Health Workforce Development Institute aracılığıyla TruMerit; araştırma, standartlar ve sertifikasyon alanlarında çalışmalar yürüterek küresel sağlık iş gücünü güçlendirmekte ve adil, sürdürülebilir kariyer hareketliliğini desteklemektedir.</p>

<p align="LEFT"><strong>KAYNAK: </strong><em>TruMerit</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA , SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/04/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor.webp" type="image/jpeg" length="45594"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Parkinsonla Yaşamak' masaya yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/buras-niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/buras-niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Nilüfer Belediyesi'nin 'Dünya Parkinson Günü' nedeniyle düzenlediği seminerde konuşan uzmanlar, parkinson hastalığının belirtileri, tedavi yöntemleri ve hastaların yaşam kalitesini artıracak beslenme önerilerini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BURSA (İGFA) - </strong>Bursa Nilüfer Belediyesi, 'Dünya Parkinson Günü' kapsamında Karaman Dernekler Yerleşkesi'nde 'Parkinsonla Yaşamak' başlıklı bir seminer düzenledi.</p>

<p>Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek'in moderatörlüğünde Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi'nden Doç. Dr. Demet Yıldız ve Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi'nden Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel bilgilerini paylaştı.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/10/nilufer-buyukkoyuncu-pekel-1775831738-947-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplumda parkinson hastalığına dair farkındalık oluşturmayı hedefleyen seminere katılım yoğun oldu. Uzmanlar, parkinson ile mücadelenin sadece ilaçla değil; egzersiz, doğru beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının sabırlı desteğiyle bir bütün olarak yürütülmesi gerektiği vurguladı.<br />
<br />
<strong>ÖLÜMCÜL HASTALIK KATEGORİSİNDE DEĞİL</strong></p>

<p>Seminerin açılışında konuşan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek, parkinsonun artık ölümcül bir hastalık kategorisinde yer almadığını söyledi.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/10/cigdem-sevda-erer-ozbek-1775831772-540-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>1960'lı yıllarda dopaminin keşfinden sonra parkinsonun ölümcül hastalık grubundan çıktığını hatırlatan Özbek, 'Artık bu hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik bir süreç olarak yaşayabiliyoruz' dedi.</p>

<p>Hastalığın artış nedenlerine de değinen Özbek, 'Yaşam süresi uzadı ama çevresel faktörler de artık çok etkili. Özellikle hava ve su kirliliğinin yanı sıra tarım ilaçları en önemli faktörler arasında yer alıyor' diye konuştu.<br />
<br />
<strong>ERKEN TANI ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Hastalığın tıbbi boyutlarını ve tanı sürecini anlatan Doç. Dr. Demet Yıldız, parkinsonun sinsi bir hastalık olduğunu kaydetti. 65 yaş üzerinde her 100 kişiden bir veya ikisinde görüldüğünü anlatan Yıldız, 'Tanı koydurucu temel belirtilerimiz; hareketlerde yavaşlama, istirahat halindeyken görülen el titremesi ve eklemlerdeki sertliktir' dedi.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/10/demet-yildiz-1775831746-526-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Erken tanının önemini vurgulayan Yıldız, 'Tedavisiz kalan hastalar 5-10 yıl içinde bağımlı hale gelebilirken, doğru tedaviyle bu süreyi 15-20 yıla kadar uzatabiliyoruz. İleri evrelerde ise farklı tedavi yöntemlerine başvuruyoruz' şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>GÜNDE 8-10 BARDAK SU TÜKETİN</strong></p>

<p>Beslenme konusundaki detayları aktaran Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ise ilaç kullanımı ile beslenme arasındaki bağı aktardı.</p>

<p>Parkinson ilaçlarının vücutta proteinlerle yarışacağını belirten Pekel, 'Bu yüzden maksimum fayda sağlamak için ilacınızı aç karna almalı ve yemek yemek için en az bir saat beklemelisiniz' diye konuştu.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/10/parkinson-gunu-3-1775831764-291-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Hastaların yüzde 90'ında görülen kabızlık sorunu için de tavsiyelerde bulunan Pekel, 'Günde 8-10 bardak su tüketimi, lifli gıdalar ve düzenli yürüyüş olmazsa olmazımızdır. Ayrıca yutma güçlüğü çeken hastalarımızı asla yatar pozisyonda beslenmemeli, gerekirse gıdaları blenderden geçirerek lapa kıvamında sunmalıyız' dedi.</p>

<p>Seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/buras-niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/04/buras-niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi.webp" type="image/jpeg" length="26745"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyükşehir'den 'meme kanseri' farkındalık eğitimi]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/kayseri-buyuksehirden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/kayseri-buyuksehirden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kadın personeline yönelik düzenlediği hizmet içi eğitim programında meme kanserinin erken teşhisinin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KAYSERİ (İGFA) - Kayseri Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen hizmet içi eğitim programı kapsamında, 'Meme Kanseri' konulu bilgilendirme eğitimi gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu'nda düzenlenen programa belediyede görev yapan kadın personel yoğun ilgi gösterdi.</p>

<p>Eğitim, Kızılay Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Seyfi Akşehirli tarafından verildi. Programda, dünyada ve Türkiye'de kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserinin önlenmesi, erken teşhis yöntemleri ve tedavi süreçleri detaylı şekilde ele alındı.</p>

<p>Op. Dr. Akşehirli, meme kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, düzenli kontrollerin ve bilinçli farkındalığın yaşam kurtardığını vurguladı.</p>

<p>Eğitim programı, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyükşehir Belediyesi, çalışanların sağlığını önceleyen eğitim programlarına devam edecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/kayseri-buyuksehirden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 07:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/04/kayseri-buyuksehirden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi.webp" type="image/jpeg" length="86231"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser hastaları Ramazan'da oruç tutabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/kanser-hastalari-ramazanda-oruc-tutabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/kanser-hastalari-ramazanda-oruc-tutabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayı yaklaşırken kanser hastalarından sıkça gelen 'Oruç tutabilir miyim?' sorusu, uzmanlar tarafından bireysel ve tıbbi değerlendirme şartıyla ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, aktif tedavi gören hastalarda orucun ciddi riskler oluşturabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayı yaklaşırken kanser hastalarından sıkça gelen 'Oruç tutabilir miyim?' sorusu, uzmanlar tarafından bireysel ve tıbbi değerlendirme şartıyla ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, aktif tedavi gören hastalarda orucun ciddi riskler oluşturabileceğini söyledi.</p>

<p><strong> </strong>Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, kanser hastalarının oruç tutup tutamayacağı konusunda tek bir yanıtın olmadığını belirterek, kararın mutlaka bireysel ve tıbbi değerlendirme ile verilmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polat, aktif kemoterapi veya radyoterapi gören hastalar için uzun süreli açlık ve sıvı kısıtlamasının ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini söyledi. 'Yeterli kalori, protein ve sıvı alımı; bağışıklık sisteminin korunması, kas kaybının önlenmesi ve tedavinin tolere edilebilmesi açısından hayati öneme sahip. Özellikle kilo kaybı ve iştahsızlık yaşayan hastalarda oruç mevcut tabloyu ağırlaştırabilir' dedi.</p>

<p>Kanserle mücadelede en önemli hedefin vücudu güçlü ve dengede tutmak olduğunu ifade eden Polat, 'Oruç kararı bedeni zorlamak değil, koruyacak şekilde verilmelidir. Sağlığı korumak da dini bir sorumluluktur' dedi.</p>

<p>Aktif tedavisi tamamlanmış ve genel durumu iyi olan bazı hastalar için ise orucun hekim gözetiminde bireysel olarak değerlendirilebileceğine dikkati çeken Polat, bu süreçte dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:</p>

<ul>
 <li><strong>Sıvı alımı kritik: </strong>İftar ve sahur arasında yeterli su tüketimi ihmal edilmemeli. Çay ve kahve suyun yerini tutmaz.</li>
 <li><strong>Protein ve kalori dengesi korunmalı: </strong>Kas kaybı ve bağışıklık zayıflığını önlemek için dengeli beslenme şart.</li>
 <li><strong>Ani kilo kaybı uyarıcıdır:</strong> İstemsiz kilo kaybı, oruç kararının yeniden gözden geçirilmesini gerektirir.</li>
 <li><strong>İlaçlar aksatılmamalı: </strong>Düzenli kullanılan ilaçlar, hekim önerisine göre zamanlanmalı.</li>
 <li><strong>Uyarı belirtileri ciddiye alınmalı:</strong> Şiddetli halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı veya idrar azalması durumunda oruç ısrar edilmemeli.</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, Yaşam</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/kanser-hastalari-ramazanda-oruc-tutabilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/02/kanser-hastalari-ramazanda-oruc-tutabilir-mi.webp" type="image/jpeg" length="23549"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukluk çağı kanserlerinde yeni umut dönemi... Tedavi oranı yüzde 87'ye ulaştı]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/cocukluk-cagi-kanserlerinde-yeni-umut-donemi-tedavi-orani-yuzde-87ye-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/cocukluk-cagi-kanserlerinde-yeni-umut-donemi-tedavi-orani-yuzde-87ye-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu, 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü öncesinde çocukluk çağı kanserlerinde tedavide ulaşılan yeni dönemi ve ailelere düşen kritik görevleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Çocukluk çağı kanserlerinde son yıllarda kaydedilen hızlı ilerleme, aileler ve sağlık camiası için büyük umut oluşturuyor.</p>

<p>Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu, 'Artık çocukluk çağı kanserlerinde çok daha güçlü bir noktadayız. Bilimsel gelişmeler, moleküler tedaviler ve ileri teknoloji uygulamalarıyla yeni bir döneme girdik. Amacımız sadece çocuğu iyileştirmek değil, sağlıklı bir erişkin olarak hayata devam etmesini sağlamak' dedi.</p>

<p><strong>TEDAVİDE BAŞARI ORANLARI YÜKSELDİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Çorapçıoğlu, çocukluk çağı kanserlerinde başarı oranlarının önemli ölçüde arttığını belirterek, '1970'lerde tedavi edilebilme oranı yüzde 50-60 civarındayken, günümüzde bu oran yaklaşık yüzde 87'ye yükseldi. Özellikle lösemi ve lenfoma gibi kanserlerde erken tanı ve tedavi çok kritik' diye konuştu.</p>

<p>Erken tanının tedavi başarısında belirleyici olduğunu vurgulayan Çorapçıoğlu, ebeveynlere, bacak, bel ve kemik ağrısı, ateş, halsizlik, morluklar veya sık burun/diş eti kanamaları gibi belirtiler ciddiye alınması gerektiğine dikkati çekerek, 'Büyüme ağrısı' denilen ama geçmeyen ağrıların altında kanser olabileceği unutulmamalı' dedi.</p>

<p>Son yıllarda kanserin genetik ve moleküler yapısının daha iyi anlaşılması sayesinde kişiselleştirilmiş tedaviler mümkün hale geldiğini söyleyen Prof. Dr. Çorapçıoğlu, 'Moleküler tetkiklerle hedefi doğru belirleyebiliyorsak, doğrudan o değişikliğe yönelik ilaçlar kullanabiliyoruz. Bu, çocukluk çağı kanserlerinde büyük bir kazanım. Bazı durumlarda kemoterapiye hiç gerek kalmadan tedavi sağlanabiliyor' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/cocukluk-cagi-kanserlerinde-yeni-umut-donemi-tedavi-orani-yuzde-87ye-ulasti</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/02/cocukluk-cagi-kanserlerinde-yeni-umut-donemi-tedavi-orani-yuzde-87ye-ulasti.webp" type="image/jpeg" length="95989"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Bilim İnsanı Doç. Turhan Alçelik'ten Kanser tedavisinde başarılı sonuç...]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/turk-bilim-insani-doc-dr-turhan-alcelikten-kanser-tedavisinde-basarili-sonuc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/turk-bilim-insani-doc-dr-turhan-alcelikten-kanser-tedavisinde-basarili-sonuc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresunlu hekim ve bilim insanı, Giresun eski Milletvekili Doç. Dr. Turhan Alçelik, kanser hastalığına yönelik uzun yıllardır yürüttüğü araştırmaların olumlu sonuçlar vermeye başladığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaptığı bilimsel araştırmalarla dikkat çeken Giresunlu hekim ve bilim insanı, Giresun eski Milletvekili <strong>Doç. Dr. Turhan Alçelik</strong>, kanser hastalarına umut olacak sonuçlara ulaştı. <strong>Doç. Alçelik</strong>, uzun yıllardır yürüttüğü araştırmaların olumlu sonuçlar vermeye başladığını açıkladı.</p>

<p>Daha önce göz doktoru olması nedeniyle araç farlarının göz sağlığına etkilerine yönelik geliştirdiği buluşla Türkiye’nin yanı sıra Avrupa ve dünya gündeminde yer alan Doç. Dr. Alçelik, bu kez kanser alanında yürüttüğü bilimsel çalışmalarla dikkat çekti.</p>

<p>Kanserle ilgili araştırmaları hakkında kamuoyuna bilgi veren Alçelik, çalışmaların <strong>dört farklı üniversiteden</strong> Onkoloji, İmmünoloji, Onkogenetik, Onkoloji Cerrahisi, Biyoloji, Biyokimya, Kimya ve GETAT alanlarında uzman yaklaşık <strong>10 profesörün katılımıyla</strong> gerçekleştirildiğini ve <strong>15 yıl sürdüğünü</strong> belirtti. Araştırmaların hem insan kanser hücreleri üzerinde laboratuvar ortamında hem de doğrudan kanser hastaları üzerinde yapıldığı ifade edildi.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 01 12 12.29.21" height="445" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2026/01/ekran-resmi-2026-01-12-122921.png" width="650" /></p>

<p>Çalışmalarda, <strong>13 farklı doğal vitamin, mineral ve antioksidandan oluşan</strong>, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan ruhsatlı bitkisel içerikli bir <strong>gıda takviyesinin</strong> kullanıldığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Bilimsel Raporlarla Desteklendi</strong></h3>

<p>Araştırma sonuçlarının <strong>TÜBİTAK</strong> ve <strong>Akdeniz Üniversitesi Kanser Araştırma Merkezleri</strong> tarafından raporlandığını belirten Doç. Dr. Alçelik, raporlara göre in vitro ortamda kanser hücrelerinin yüzde 90’ının öldüğünü, yüzde 95 oranında ise hücre çoğalmasının durduğunu, yani metastazın önlendiğini söyledi. Ayrıca sağlıklı hücreler üzerinde herhangi bir olumsuz yan etki tespit edilmediği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırma sürecinde geliştirilen kürün <strong>2.000’den fazla kanser hastasında</strong> kullanıldığını ifade eden Alçelik, klinik sonuçların oldukça olumlu olduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>Yurt İçi ve Yurt Dışında Kullanılıyor</strong></h3>

<p>Araştırma raporlarının<strong> Cumhurbaşkanına</strong> sunulduğunu belirten Alçelik, ilgili makamların talimatları doğrultusunda çeşitli toplantılar ve çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Halen yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda kanser hastasının <strong>Kanser Destek Kürü'</strong>nü kullandığını kaydeden Alçelik, “Tedavi sonuçlarımız çok başarılı” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/turk-bilim-insani-doc-dr-turhan-alcelikten-kanser-tedavisinde-basarili-sonuc</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/01/docturan-alcelik.png" type="image/jpeg" length="10340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile Hekimleri: Artık tükeniyoruz! Saçma yönetmeliği geri çekin]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/aile-hekimleri-artik-tukeniyoruz-sacma-yonetmeligi-geri-cekin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/aile-hekimleri-artik-tukeniyoruz-sacma-yonetmeligi-geri-cekin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Tabip Odası'nda bir araya gelen sağlık meslek örgütleri, aile hekimliği sisteminde artarak devam eden sorunları ve çözüm önerilerini basın toplantısında dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>İstanbul Tabip Odası'nda düzenlenen basın toplantısında, aile hekimleri ve ASM çalışanları, aile hekimliği sisteminde yaşanan sorunları ve çözüm taleplerini bir kez daha kamuoyuna duyurdu. Toplantıya İstanbul Tabip Odası temsilcilerinin yanı sıra, AHESEN, BDS, Genel Sağlık-İş, Hekimsen, Hekim Birliği, HEP-SEN, Hürriyet Sağlık Sen, İSTAHED, Güç Sağlık Sen ve SES gibi sendikalar katıldı.</p>

<p>İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Başkanı Dr. Sercan Ahmet Uluç, aile hekimlerinin uzun süredir dile getirdiği sorunların görmezden gelindiğini belirterek Sağlık Bakanlığı'na tepki gösterdi. Dr. Uluç, maaş sistemindeki adaletsizliği vurgulayarak, 'Son 6 ayda gelmeyen hasta kısmını bir yıla çıkardınız, ama gelmeyen hastalar hâlâ gelmiyor. 15 Aralık'ta ödenecek maaşımız hukuksuz şekilde gasp edilecek. Hasta olup bir ay çalışamadığımızda maaşımızın ancak yüzde 40'ını alabiliyoruz. Biz sizin köleniz değiliz!' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>OECD RAPORU TÜRKİYE'NİN GERÇEĞİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluç, Türkiye'nin sağlık çalışanı sayısı ve sağlık harcamaları açısından OECD ülkeleri arasında son sıralarda yer aldığını belirterek, 'Nüfusa oranla hekim ve hemşire sayısında sonuncuyuz. Milli gelirden sağlığa ayrılan pay yüzde 4,7 ile OECD ortalaması olan yüzde 9,3'ün çok altında. Kişi başına düşen sağlık harcaması 2.300 dolar, OECD ortalaması 6.000 dolar. Bu kadar az personelle sistemi ayakta tutmaya çalışıyoruz; polikliniğin yüzde 40'ını yapıyoruz, aşı izlem ve rapor talepleriyle uğraşıyoruz. Buna rağmen maaşlarımızdan kesinti yapılması düşünülüyor' diye konuştu.</p>

<p><strong>SAÇMA YÖNETMELİĞE SON ÇAĞRI</strong></p>

<p>Dr. Uluç, 'Artık tükeniyoruz, dayanma sınırlarımızı aştınız. Bu saçma yönetmeliği geri çekin ve saha temsilcileriyle birlikte yeni bir yönetmelik hazırlayalım. Aksi takdirde OECD ortalamalarına ancak rüyamızda ulaşırız.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/aile-hekimleri-artik-tukeniyoruz-sacma-yonetmeligi-geri-cekin</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Dec 2025 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/12/aile-hekimleri-artik-tukeniyoruz-sacma-yonetmeligi-geri-cekin.webp" type="image/jpeg" length="91086"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GEN, SUL-238'in Faz 1 klinik çalışması sonucunu açıkladı!...]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/gen-alzheimer-ve-diger-norodejeneratif-hastaliklar-icin-gelistirilen-sul-238in-faz-1-klinik-calismasindan-elde-edilen-yeni-olumlu-sonuclari-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/gen-alzheimer-ve-diger-norodejeneratif-hastaliklar-icin-gelistirilen-sul-238in-faz-1-klinik-calismasindan-elde-edilen-yeni-olumlu-sonuclari-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GEN, alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıklar için geliştirilen SUL-238'in Faz 1 klinik çalışmasından elde edilen yeni olumlu sonuçları açıkladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ACCESS Newswire / ANKARA (İGFA) - </strong>Faz 1 sonuçları, SUL-238'in güvenli, iyi tolere edilen, elverişli farmakokinetik profile sahip olduğunu ve yaşlı sağlıklı gönüllülerde yüksek BOS penetrasyonu gösterdiğini ortaya koyuyor; bu bulgular Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıklarda klinik gelişimin bir sonraki aşamasını destekliyor.</p>

<p>GEN İlaç ve Sağlık Ürünleri A.Ş. (GENIL.IS), Türkiye'nin önde gelen uzmanlaşmış ilaç şirketi, ilk-in-sınıf, ağızdan uygulanan, mitokondri hedefli yeni ilaç adayı SUL-238'in yaşlı sağlıklı gönüllülerde güvenlik, tolere edilebilirlik ve farmakokinetik (PK) özelliklerini değerlendiren Faz 1 klinik çalışmasına ilişkin yeni olumlu sonuçları açıkladı. Bulgular bugün San Diego, Kaliforniya'da düzenlenen 18. Alzheimer Hastalığı Klinik Çalışmaları Kongresi (CTAD) kapsamında sunuldu.</p>

<p class="Default">SUL-238 başlangıçta Sulfateq tarafından keşfedildi ve daha sonra Sulfateq ve GEN'in ortak geliştirme çalışmalarıyla nörodejeneratif hastalıklara yönelik yeni bir tedavi olarak daha da ileri taşındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="Default">Bu Faz 1 randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışma, çoklu artan dozlarda (MAD) ağızdan uygulanan SUL-238'in güvenliliğini, tolere edilebilirliğini ve farmakokinetiğini ≥40 yaş sağlıklı kadın ve erkek gönüllülerde değerlendirdi. Çalışmada 14 günlük tedavi dönemi ve dozlamanın ardından 14 günlük güvenlilik takip süresi olan iki kohort yer aldı. Her bir kohorta 15 sağlıklı yetişkin 2:1 oranında SUL-238 veya plasebo almak üzere randomize edildi. Toplam günlük SUL-238 dozu: birinci kohortta 4000 mg (2000 mg günde iki kez), ikinci kohortta 4500 mg (1500 mg günde üç kez) olarak uygulandı. Her iki kohortta da SUL-238 çoklu dozlamada mükemmel bir güvenlilik ve tolere edilebilirlik profili gösterdi; ayrıca elverişli PK özellikleri ve yüksek beyin omurilik sıvısı (BOS) penetrasyonu sergileyerek Alzheimer ve Parkinson dahil nörodejeneratif hastalıklarda ileri klinik gelişim için güçlü bir aday olduğunu ortaya koydu.</p>

<p class="Default"><strong>Temel Bulgular</strong></p>

<p class="Default">Her iki grupta güvenlik:</p>

<ul>
 <li class="Default">Fiziksel ve nörolojik muayenelerde, hayati bulgularda, EKG'de ve klinik laboratuvar sonuçlarında klinik açıdan anlamlı değişiklik gözlenmedi.</li>
 <li class="Default">Yan etki (AE) oranları SUL-238 ve plasebo alan katılımcılar arasında benzerdi.</li>
 <li class="Default">Tüm yan etkiler hafif şiddetteydi veya SUL-238 ile ilişkili olmadığı değerlendirildi.</li>
</ul>

<p class="Default"><strong>Birinci Gruptaki PK verileri (2000 mg b.i.d.):</strong></p>

<ul>
 <li>SUL-238 hızla emildi; maksimum plazma konsantrasyonuna (Tmax) ulaşma süresi:<br />
 1.25±0.54 saat (1. gün), 1.50±0.53 saat (14. gün)</li>
 <li>Ortalama terminal eliminasyon yarı ömrü (t1/2):<br />
 3.50±1.06 saat (14. gün)</li>
 <li>Ortalama çukur plazma konsantrasyonu (Cmin):<br />
 39.23±24.31 ng/mL (8. gün)<br />
 41.49±18.20 ng/mL (14. gün)</li>
</ul>

<p class="Default"><strong>İkinci Gruptaki PK verileri (1500 mg t.i.d.):</strong></p>

<ul>
 <li>Tmax değerleri:<br />
 0.95±0.16 saat (1. gün), 1.00±0.00 saat (14. gün)</li>
 <li>t1/2:<br />
 3.74±1.84 saat (14. gün)</li>
 <li>Ortalama çukur plazma konsantrasyonu:<br />
 57.98±31.08 ng/mL (8. gün)<br />
 60.63±64.14 ng/mL (14. gün)</li>
</ul>

<p class="Default">GEN Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Gülmüş, 'SUL-238'in Faz 1 denememizde elde ettiğimiz bu yeni olumlu sonuçlar bizi büyük ölçüde motive ediyor. Bu sonuçlar, Alzheimer hastalığının biyolojik temellerine yönelik önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor.' şeklinde konuştu.</p>

<p class="Default">GEN Ar-Ge Başkan Yardımcısı Dr. Nadir Ulu 'Bu Çoklu Artan Dozlu Faz 1 çalışmasında SUL-238'in mükemmel güvenlilik ve PK profili, onu Alzheimer dahil nörodejeneratif hastalıklardaki kritik karşılanmamış ihtiyaçları hedefleyen ileri klinik geliştirme için son derece güçlü bir aday olarak konumlandırıyor.' dedi.</p>

<p class="Default"><strong>SUL-238 HAKKINDA</strong></p>

<p class="Default"><em>SUL-238, kış uykusundan ilham alınarak geliştirilmiş, mitokondrileri hedefleyen küçük moleküllerden oluşan yeni bir terapötik sınıfın ilk temsilcisidir. Mitokondriyal biyogenezi destekler, kompleks I/IV aktivasyonu yoluyla enerji üretimini optimize eder ve nörodejeneratif, kardiyovasküler, renal hastalık modellerinde ve hızlandırılmış yaşlanma çalışmalarında mitokondri fonksiyonunu artırır. Kan-beyin bariyerini geçebilme yeteneğine sahiptir ve kapsamlı preklinik ile Faz 1 güvenlilik çalışmalarından geçmiştir. GEN, SUL-238'in nörodejeneratif hastalıklara yönelik kullanım hakkını Sulfateq B.V.'den lisanslamıştır.</em></p>

<p class="Default"><strong>GEN HAKKINDA</strong></p>

<p class="Default"><em>1998 yılında kurulan GEN, Türkiye'nin lider uzman ilaç şirketidir. Çoklu terapötik alanlarda yenilikçi tedaviler geliştirmeye odaklanan şirket, güçlü Ar-Ge yatırımları ve küresel iş birlikleriyle dünya çapında sağlık çözümlerini ileri taşımaktadır. GMP sertifikalı üretim tesisinde yüksek kaliteli ve rekabetçi ürünler geliştiren GEN, iki özel Ar-Ge merkeziyle özgün ilaç geliştirme çalışmalarını sürdürmektedir.</em></p>

<p class="Default"><strong>SULFATEQ HAKKINDA</strong></p>

<p class="Default"><em>Sulfateq B.V., akademik ve endüstriyel araştırma merkezleriyle stratejik iş birlikleri yürüterek yenilikçi ilaçların erken geliştirilmesini hızlandıran Hollanda merkezli bir biyoteknoloji şirketidir. Şirket, mitokondri sağlığını korumayı hedefleyen SUL bileşik sınıfının geliştiricisidir.</em></p>

<p class="Default"><strong>Daha fazla bilgi iç</strong><strong>in:</strong><br />
<a href="https://www.genilac.com.tr" rel="nofollow">www.genilac.com.tr</a><br />
<a href="https://www.sulfateqbv.com" rel="nofollow">www.sulfateqbv.com</a></p>

<p class="Default"><strong>KAYNAK:</strong> GEN İlaç ve Sağlık Ürünleri A.Ş.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/gen-alzheimer-ve-diger-norodejeneratif-hastaliklar-icin-gelistirilen-sul-238in-faz-1-klinik-calismasindan-elde-edilen-yeni-olumlu-sonuclari-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/12/gen-alzheimer-ve-diger-norodejeneratif-hastaliklar-icin-gelistirilen-sul-238in-faz-1-klinik-calismasindan-elde-edilen-yeni-olumlu-sonuclari-acikladi.webp" type="image/jpeg" length="29179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zehirlenmeler Gıda Denetimini artırdı... Eyüpsultan'da gıda güvenliği için yoğun denetim]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/zehirlenmeler-gida-denetimini-artirdi-eyupsultanda-gida-guvenligi-icin-yogun-denetim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/zehirlenmeler-gida-denetimini-artirdi-eyupsultanda-gida-guvenligi-icin-yogun-denetim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’daki art arda yaşanan gıda zehirlenmesi olaylarının ardından Eyüpsultan Belediyesi zabıta ekipleri, ilçe genelinde lokanta ve restoranlarda hijyen ve gıda güvenliği denetimlerini yoğunlaştırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da son dönemde art arda yaşanan gıda zehirlenmesi vakaları, yerel yönetimlerin denetimlerini daha da kritik hâle getirdi. Bu çerçevede Eyüpsultan Belediyesi zabıta ekipleri, ilçe genelindeki okulların kantinlerinde, fast food zincir restaurant ve lokantalarda denetimleri yoğunlaştırdı.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 11 27 11.05.46" height="399" src="https://eyuphabericom.teimg.com/eyuphaberi-com/uploads/2025/11/ekran-resmi-2025-11-27-110546.png" width="650" /></p>

<p>KANTİN VE İŞLETMELERİN KONTROLLERİ TİTİZLİKLE YAPILDI</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekipler, işletmeleri tek tek gezerek kullanılan ürünlerden yemek hazırlama alanlarına kadar pek çok noktayı titizlikle kontrol etti. Denetimlerde; kullanılan gıdaların uygunluk ve son tüketim tarihleri, mutfak içi temizlik ve çalışma düzeni, depolama alanlarının hijyen durumu, raf ve tezgâh üstlerinin temizliği, menü ve fiyat etiketlerinin doğruluğu, çalışanların kişisel hijyen kuralları, işletme ruhsatı, vergi levhası ve resmi belgelerin güncelliği ayrıntılı şekilde incelendi.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 11 27 11.06.13" height="429" src="https://eyuphabericom.teimg.com/eyuphaberi-com/uploads/2025/11/ekran-resmi-2025-11-27-110613.png" width="650" /></p>

<p>Zabıta ekipleri, temizlik ve hijyen konularında tespit edilen eksiklere ilişkin işletme sahiplerini uyararak, İstanbul genelinde yaşanan olumsuz örneklerin tekrarlanmaması için standartlara eksiksiz uyulmasının önemini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/zehirlenmeler-gida-denetimini-artirdi-eyupsultanda-gida-guvenligi-icin-yogun-denetim</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/11/ekran-resmi-2025-11-27-110533.png" type="image/jpeg" length="89320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABB'den HPV Aşı Uygulaması Projesi'inde 3 bin 269 kişiye aşı]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/abbden-3-bin-269-kisiye-asi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/abbden-3-bin-269-kisiye-asi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABB yürüttüğü 'HPV Aşı Uygulaması Projesi' kapsamında bugüne kadar 3 bin 269 kişiye toplam 4 bin 875 doz ücretsiz HPV aşısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (İGFA) - Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) yürüttüğü 'HPV Aşı Uygulaması Projesi' kapsamında bugüne kadar 3 bin 269 kişiye toplam 4 bin 875 doz ücretsiz HPV aşısı yapıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, toplumun Human Papilloma Virüsü'ne (HPV) karşı korunması hedefiyle Türkiye'de bu kapsamda ilk kez yerel yönetimler eliyle bir halk sağlığı girişimi başlattı. ABB'nin sosyal belediyecilik anlayışı ve Gazi Üniversitesi'nin bilimsel desteğiyle yürütülen 'HPV Aşı Uygulaması Projesi' ile 9-30 yaş arasındaki sosyal yardım alan kadın ve kız çocuklarına ücretsiz HPV aşısı uygulandı.</p>

<p>Ekim 2024 itibarıyla başlatılan uygulama kapsamında bugüne kadar 3 bin 269 kişiye toplam 4 bin 875 doz HPV aşısı yapıldı. Kısa sürede geniş bir katılıma ulaşan projede 1843 kişi birinci dozunu, 1715 kişi ikinci dozunu, 1317 kişi üçüncü dozunu tamamladı.</p>

<p>ABB, 5 bin doz aşı uygulaması hedefi içinse yeni başvuruları 'http://forms.ankara.bel.tr/hpv-asi-uygulamasi' adresi üzerinden almaya başladı.</p>

<p>İLHAM VEREN KAMU YÖNETİMİ PROJE ÖDÜLÜ</p>

<p>'Sağlıkta Eşitlik ve Güvence Programı' alt başlığıyla KalDer 'İlham Veren Kamu Yönetimi Proje Ödülü'ne layık görülen proje, sadece yerel değil, ulusal ölçekte de örnek bir halk sağlığı modeli olarak kabul edildi. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Şenol, HPV'nin hem kadın hem erkek sağlığı için büyük bir tehdit olduğunu vurgulayarak, 'HPV, kadın kanserlerinin başında gelen rahim ağzı kanserine yol açan önemli bir hastalık etkenidir. Ama sadece bununla sınırlı değil; ağız-boğaz kanserlerinin de dörtte bir kadarının sorumlusu olduğunu biliyoruz. Yerkürede insanın en çok karşılaştığı virüstür ve insanlar yaşamları boyunca bu virüsle yüzde 80-85 karşılaşmaktadır. Ve bu karşılaşmaların yaklaşık yarısı da en çok 15-25 yaş arasında pik yapmaktadır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, Yaşam</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/abbden-3-bin-269-kisiye-asi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/11/abbden-3-bin-269-kisiye-asi.webp" type="image/jpeg" length="12595"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukların diş tedavisinde şeffaf plaklar dönemi]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/cocuklarin-dis-tedavisinde-seffaf-plaklar-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/cocuklarin-dis-tedavisinde-seffaf-plaklar-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) Ortodonti Uzmanı Doç. Dr. Bülent Çatalbaş, çocuklarda erken yaşta diş kontrollerinin önemine dikkat çekerek, yeni nesil ortodontik tedavi yöntemlerinden biri olan şeffaf plakların, hem estetik hem de hijyenik avantajlarıyla öne çıktığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURSA (İGFA) - Sağlıklı ve düzgün dişlere sahip olmanın sadece estetik bir konu olmadığını belirten Ortodonti Uzmanı Doç. Dr. Çatalbaş, 'Erken yaşlarda dişlerdeki çapraşıklıklar veya çene darlıkları fark edilmediğinde, bu durum ilerleyen yaşlarda hem konuşma hem de özgüven üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor. Özellikle 6-12 yaş arası, diş gelişimi açısından en kritik dönemdir' dedi.</p>

<p style="text-align:start">Çocuklarda 6-8 yaş aralığında süt dişlerinin dökülüp kalıcı dişlerin sürmeye başladığını hatırlatan Doç. Dr. Bülent Çatalbaş, bu dönemde düzenli diş hekimi kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti ve 'Bu yaşlarda dişlerdeki boyut uyumsuzlukları ve çapraşıklıklar erken fark edilirse, kısa sürede ve kolayca müdahale edilebilir. Ayrıca parmak emme veya ağızdan nefes alma gibi alışkanlıklar da üst çene darlığına yol açabileceği için mutlaka takip edilmelidir' şeklinde konuştu.</p>

<p style="text-align:start"><strong>'TELLERİN YERİNİ ŞEFFAF PLAKLAR ALIYOR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:start">Ortodonti tedavilerinde uzun yıllar boyunca metal teller ve akrilik apareylerin kullanıldığını belirten Doç. Dr. Bülent Çatalbaş, bu yöntemlerin bakım zorlukları, kopma ve batma gibi sorunlar nedeniyle çocuklar için zaman zaman tedavi motivasyonunu düşürdüğünü söyledi.<br />
Ancak gelişen teknolojiyle birlikte şeffaf plakların devreye girdiğini belirten Çatalbaş, bu yöntemin hem çocuklar hem de ebeveynler için büyük kolaylık sağladığını kaydetti.</p>

<p style="text-align:start">Doç. Dr. Bülent Çatalbaş açıklamasına, 'Şeffaf plaklar her hafta yenilenen setlerden oluşuyor. Bu sayede hastalarımız her defasında temiz, hijyenik ve estetik bir plakla tedaviye devam edebiliyor. Ayrıca yemek yerken çıkarılabilmeleri ve ağrısız oluşları, çocukların tedaviye uyumunu son derece artırıyor' sözleriyle devam etti.</p>

<p style="text-align:start">Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) Ortodonti Uzmanı Doç. Dr. Bülent Çatalbaş son olarak çocukların sağlıklı ve özgüvenli bir gülümsemeye sahip olabilmeleri için düzenli ortodonti kontrollerinin şart olduğunu vurguladı ve 'Çocuklarımız geleceğimiz. Onları sağlıklı, mutlu ve özgüvenli bireyler olarak yetiştirmenin yollarından biri de güzel bir gülüş kazandırmaktır. Şeffaf plaklar, bu hedefe ulaşmada modern ortodontinin en büyük yardımcılarından biri haline geldi' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/cocuklarin-dis-tedavisinde-seffaf-plaklar-donemi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/11/cocuklarin-dis-tedavisinde-seffaf-plaklar-donemi.webp" type="image/jpeg" length="57934"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
