<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ulusalses - haberler, gazeteler, ekonomi, spor, siyaset,son dakika,haber sitesi,</title>
    <link>https://www.ulusalses.com</link>
    <description>Ulusalses - haberler, gazeteler, ekonomi, spor, siyaset,son dakika,haber sitesi,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ulusalses.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright©ulusalses.com</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 01:25:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel hemşire göçünde denge değişiyor... Avrupa ve Güneydoğu Asya öne çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TruMerit 2025 Hemşire Göçü Raporu, bölgeler arasında iş gücü eşitsizliklerinin giderek arttığını ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ACCESS Newswire / PHILADELPHIA, PENSILVANYA</strong><strong> (İGFA) - </strong>TruMerit™ (eski adıyla CGFNS International) bugün <a href="https://pr.report/l3ld" rel="nofollow"><u><strong>2025 Hemş</strong></u><u><strong>ire G</strong></u><u><strong>öçü Raporu</strong></u></a>'nu yayımlayarak, küresel hemşire göçü eğilimlerinde önemli değişimler yaşandığını ve sağlık ihtiyaçları büyük farklılıklar gösteren bölgeler arasında hemşire iş gücü dağılımındaki eşitsizliklerin derinleştiğini ortaya koydu.</p>

<p align="LEFT">Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verileri ile TruMerit'in tescilli VisaScreen® başvuru kayıtlarının analiz edildiği rapor, uluslararası hemşire göçünün giderek daha güçlü sağlık altyapısına sahip bölgelere yoğunlaştığını; buna karşılık ciddi hemşire açığı yaşayan bölgelerin uluslararası eğitim almış hemşireleri istihdam etme kapasitesinde geride kalmaya devam ettiğini gösteriyor.</p>

<p align="LEFT">Avrupa ve Güneydoğu Asya'da uluslararası hemşire istihdamında keskin artış. TruMerit'in Dünya Sağlık Örgütü (WHO) hemşire iş gücü verilerine dayanan analizine göre Avrupa'da uluslararası eğitim almış hemşirelerin sağlık iş gücündeki oranı, on yıllık ortalama olan %5,96'ya kıyasla %8,01 seviyesine yükselmiş olup kalıcı ve önemli bir artış eğilimine işaret ediyor. Güneydoğu Asya'da ise bu oran, on yıllık ortalama %20,15'e kıyasla %24,87 seviyesine ulaşmış olup, son on yıldaki dalgalanmalara rağmen dikkat çekici ve istikrarlı bir yükseliş trendini yansıtıyor. Aynı dönemde Doğu Akdeniz ve Afrika bölgelerinde çalışan uluslararası eğitimli hemşirelerin oranı düşüş göstererek, halihazırda yetersiz hizmet alan bölgelerdeki hemşire açığını daha da artırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p align="LEFT">TruMerit Başkan ve CEO'su Dr. Peter Preziosi, 'Bu veriler büyüyen küresel bir dengesizliği ortaya koyuyor: güçlü kaynaklara sahip sağlık sistemleri uluslararası eğitimli hemşireleri daha hızlı şekilde bünyesine katarken, en ciddi hemşire açığı yaşayan bölgeler acilen ihtiyaç duydukları bu profesyonelleri istihdam etme kapasitesini kaybediyor. Bu dengesizliğin giderilmesi; etik işe alım çerçevelerine dayanan, kaynak ülkelere eğitim ve yetiştirme maliyetlerini dengeleyen daha güçlü ikili anlaşmaların oluşturulması ve yetersiz hizmet alan bölgelerde hemşirelik eğitimi ile sağlık sistemi kapasitesine sürdürülebilir yatırımlar yapılması için hem kaynak hem de hedef ülkelerin koordineli adımlar atmasını gerektiriyor' şeklinde konuştu.</p>

<p align="LEFT"><img height="969" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/28/whatsapp-image-2026-04-28-at-17-28-19-1777387513-847-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p align="LEFT"><strong>ULUSLARARASI HEMŞİRE KARİYER YOLLARINDA ARTAN KARMAŞIKLIKLAR</strong></p>

<p align="LEFT">Rapor, uluslararası eğitimli hemşireler arasında artan hareketliliğe de dikkat çekiyor. TruMerit'in 2021-2024 dönemine ait VisaScreen yetkilendirme verilerine göre Amerika Birleşik Devletleri'ne göç eden hemşirelerin yaklaşık %3'ü, ABD yetkilendirmesine başvurmadan önce başka bir ülkede uluslararası deneyim kazanmış durumda. Bu durum, birden fazla uluslararası kariyer geçişinin giderek daha yaygın hale geldiği, yüksek mobiliteye sahip küresel bir hemşire iş gücüne işaret ediyor.</p>

<p align="LEFT">TruMerit Küresel İlişkiler Direktörü Rodrigo Gouveia, 'Bu rapordaki veriler hemşire göçünün yalnızca arz ve talep meselesi olmadığını açıkça ortaya koyuyor; aynı zamanda sağlık eğitimi, istihdam kapasitesi ve sağlık kaynaklarının küresel ölçekte nasıl dağıtıldığına ilişkin daha derin yapısal eşitsizlikleri yansıtıyor. Uluslararası hemşire göçünün küresel sağlık eşitliğini zayıflatmak yerine desteklemesini sağlamak için koordineli politika çerçeveleri oluşturulması, hemşirelik eğitim sistemlerine yatırım yapılması ve yetersiz hizmet alan bölgelerde sağlık altyapısının güçlendirilmesi kritik önem taşıyor' dedi.</p>

<p align="LEFT"><strong>YENİ RİSKLER: YAPAY ZEKÂ TARAFINDAN </strong><strong>Ü</strong><strong>RETİLEN MESLEKİ SAHTECİLİK, HEMŞİRELİK İŞ GÜCÜNÜN BÜTÜNLÜĞÜNÜ TEHDİT EDİYOR</strong></p>

<p align="LEFT">2025 Hemşire Göçü Raporu ayrıca sağlık iş gücünün bütünlüğünü tehdit eden yeni riskleri de inceliyor. Bunlar arasında, yapay zekâ tarafından üretilen mesleki sahtecilikte beklenen artış da yer alıyor. Sektör analistleri, 2026 yılına kadar her dört iş adayı profilinden birinin yapay zekâ tarafından oluşturulmuş olabileceğini öngörüyor. Bu durum, hasta güvenliğinin korunması açısından doğrulanmış hemşire yetkilendirme sistemlerinin öneminin giderek arttığını ortaya koyuyor.</p>

<p align="LEFT">2025 Hemşire Göçü Raporu'nun tamamı<u><strong> <a href="https://pr.report/l3le" rel="nofollow">buradan </a></strong></u>indirilebilir.</p>

<p align="LEFT"><strong>TRUMERİT HAKKINDA</strong></p>

<p align="LEFT">TruMerit, yaklaşık 50 yıllık deneyimiyle sağlık iş gücü geliştirme alanında dünya çapında lider bir kuruluştur. Eski adıyla CGFNS International olan kuruluş, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerde mesleki yetki almak isteyen uluslararası eğitimli sağlık profesyonellerinin eğitim, mesleki deneyim ve yeterliliklerini doğrulamaktadır. Genişleyen misyonu ve Global Health Workforce Development Institute aracılığıyla TruMerit; araştırma, standartlar ve sertifikasyon alanlarında çalışmalar yürüterek küresel sağlık iş gücünü güçlendirmekte ve adil, sürdürülebilir kariyer hareketliliğini desteklemektedir.</p>

<p align="LEFT"><strong>KAYNAK: </strong><em>TruMerit</em></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA , SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/04/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor.webp" type="image/jpeg" length="96508"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Parkinsonla Yaşamak' masaya yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/buras-niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/buras-niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Nilüfer Belediyesi'nin 'Dünya Parkinson Günü' nedeniyle düzenlediği seminerde konuşan uzmanlar, parkinson hastalığının belirtileri, tedavi yöntemleri ve hastaların yaşam kalitesini artıracak beslenme önerilerini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BURSA (İGFA) - </strong>Bursa Nilüfer Belediyesi, 'Dünya Parkinson Günü' kapsamında Karaman Dernekler Yerleşkesi'nde 'Parkinsonla Yaşamak' başlıklı bir seminer düzenledi.</p>

<p>Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek'in moderatörlüğünde Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi'nden Doç. Dr. Demet Yıldız ve Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi'nden Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel bilgilerini paylaştı.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/10/nilufer-buyukkoyuncu-pekel-1775831738-947-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Toplumda parkinson hastalığına dair farkındalık oluşturmayı hedefleyen seminere katılım yoğun oldu. Uzmanlar, parkinson ile mücadelenin sadece ilaçla değil; egzersiz, doğru beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının sabırlı desteğiyle bir bütün olarak yürütülmesi gerektiği vurguladı.<br />
<br />
<strong>ÖLÜMCÜL HASTALIK KATEGORİSİNDE DEĞİL</strong></p>

<p>Seminerin açılışında konuşan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek, parkinsonun artık ölümcül bir hastalık kategorisinde yer almadığını söyledi.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/10/cigdem-sevda-erer-ozbek-1775831772-540-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>1960'lı yıllarda dopaminin keşfinden sonra parkinsonun ölümcül hastalık grubundan çıktığını hatırlatan Özbek, 'Artık bu hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik bir süreç olarak yaşayabiliyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın artış nedenlerine de değinen Özbek, 'Yaşam süresi uzadı ama çevresel faktörler de artık çok etkili. Özellikle hava ve su kirliliğinin yanı sıra tarım ilaçları en önemli faktörler arasında yer alıyor' diye konuştu.<br />
<br />
<strong>ERKEN TANI ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Hastalığın tıbbi boyutlarını ve tanı sürecini anlatan Doç. Dr. Demet Yıldız, parkinsonun sinsi bir hastalık olduğunu kaydetti. 65 yaş üzerinde her 100 kişiden bir veya ikisinde görüldüğünü anlatan Yıldız, 'Tanı koydurucu temel belirtilerimiz; hareketlerde yavaşlama, istirahat halindeyken görülen el titremesi ve eklemlerdeki sertliktir' dedi.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/10/demet-yildiz-1775831746-526-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Erken tanının önemini vurgulayan Yıldız, 'Tedavisiz kalan hastalar 5-10 yıl içinde bağımlı hale gelebilirken, doğru tedaviyle bu süreyi 15-20 yıla kadar uzatabiliyoruz. İleri evrelerde ise farklı tedavi yöntemlerine başvuruyoruz' şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>GÜNDE 8-10 BARDAK SU TÜKETİN</strong></p>

<p>Beslenme konusundaki detayları aktaran Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ise ilaç kullanımı ile beslenme arasındaki bağı aktardı.</p>

<p>Parkinson ilaçlarının vücutta proteinlerle yarışacağını belirten Pekel, 'Bu yüzden maksimum fayda sağlamak için ilacınızı aç karna almalı ve yemek yemek için en az bir saat beklemelisiniz' diye konuştu.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/10/parkinson-gunu-3-1775831764-291-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Hastaların yüzde 90'ında görülen kabızlık sorunu için de tavsiyelerde bulunan Pekel, 'Günde 8-10 bardak su tüketimi, lifli gıdalar ve düzenli yürüyüş olmazsa olmazımızdır. Ayrıca yutma güçlüğü çeken hastalarımızı asla yatar pozisyonda beslenmemeli, gerekirse gıdaları blenderden geçirerek lapa kıvamında sunmalıyız' dedi.</p>

<p>Seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/buras-niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/04/buras-niluferde-parkinsonla-yasamak-masaya-yatirildi.webp" type="image/jpeg" length="12646"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyükşehir'den 'meme kanseri' farkındalık eğitimi]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/kayseri-buyuksehirden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/kayseri-buyuksehirden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri Büyükşehir Belediyesi, kadın personeline yönelik düzenlediği hizmet içi eğitim programında meme kanserinin erken teşhisinin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KAYSERİ (İGFA) - Kayseri Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen hizmet içi eğitim programı kapsamında, 'Meme Kanseri' konulu bilgilendirme eğitimi gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu'nda düzenlenen programa belediyede görev yapan kadın personel yoğun ilgi gösterdi.</p>

<p>Eğitim, Kızılay Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Seyfi Akşehirli tarafından verildi. Programda, dünyada ve Türkiye'de kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserinin önlenmesi, erken teşhis yöntemleri ve tedavi süreçleri detaylı şekilde ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. Akşehirli, meme kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, düzenli kontrollerin ve bilinçli farkındalığın yaşam kurtardığını vurguladı.</p>

<p>Eğitim programı, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.</p>

<p>Büyükşehir Belediyesi, çalışanların sağlığını önceleyen eğitim programlarına devam edecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/kayseri-buyuksehirden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 07:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/04/kayseri-buyuksehirden-meme-kanseri-farkindalik-egitimi.webp" type="image/jpeg" length="36676"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser hastaları Ramazan'da oruç tutabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/kanser-hastalari-ramazanda-oruc-tutabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/kanser-hastalari-ramazanda-oruc-tutabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayı yaklaşırken kanser hastalarından sıkça gelen 'Oruç tutabilir miyim?' sorusu, uzmanlar tarafından bireysel ve tıbbi değerlendirme şartıyla ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, aktif tedavi gören hastalarda orucun ciddi riskler oluşturabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayı yaklaşırken kanser hastalarından sıkça gelen 'Oruç tutabilir miyim?' sorusu, uzmanlar tarafından bireysel ve tıbbi değerlendirme şartıyla ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, aktif tedavi gören hastalarda orucun ciddi riskler oluşturabileceğini söyledi.</p>

<p><strong> </strong>Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, kanser hastalarının oruç tutup tutamayacağı konusunda tek bir yanıtın olmadığını belirterek, kararın mutlaka bireysel ve tıbbi değerlendirme ile verilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Polat, aktif kemoterapi veya radyoterapi gören hastalar için uzun süreli açlık ve sıvı kısıtlamasının ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini söyledi. 'Yeterli kalori, protein ve sıvı alımı; bağışıklık sisteminin korunması, kas kaybının önlenmesi ve tedavinin tolere edilebilmesi açısından hayati öneme sahip. Özellikle kilo kaybı ve iştahsızlık yaşayan hastalarda oruç mevcut tabloyu ağırlaştırabilir' dedi.</p>

<p>Kanserle mücadelede en önemli hedefin vücudu güçlü ve dengede tutmak olduğunu ifade eden Polat, 'Oruç kararı bedeni zorlamak değil, koruyacak şekilde verilmelidir. Sağlığı korumak da dini bir sorumluluktur' dedi.</p>

<p>Aktif tedavisi tamamlanmış ve genel durumu iyi olan bazı hastalar için ise orucun hekim gözetiminde bireysel olarak değerlendirilebileceğine dikkati çeken Polat, bu süreçte dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li><strong>Sıvı alımı kritik: </strong>İftar ve sahur arasında yeterli su tüketimi ihmal edilmemeli. Çay ve kahve suyun yerini tutmaz.</li>
 <li><strong>Protein ve kalori dengesi korunmalı: </strong>Kas kaybı ve bağışıklık zayıflığını önlemek için dengeli beslenme şart.</li>
 <li><strong>Ani kilo kaybı uyarıcıdır:</strong> İstemsiz kilo kaybı, oruç kararının yeniden gözden geçirilmesini gerektirir.</li>
 <li><strong>İlaçlar aksatılmamalı: </strong>Düzenli kullanılan ilaçlar, hekim önerisine göre zamanlanmalı.</li>
 <li><strong>Uyarı belirtileri ciddiye alınmalı:</strong> Şiddetli halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı veya idrar azalması durumunda oruç ısrar edilmemeli.</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, Yaşam</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/kanser-hastalari-ramazanda-oruc-tutabilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/02/kanser-hastalari-ramazanda-oruc-tutabilir-mi.webp" type="image/jpeg" length="81376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukluk çağı kanserlerinde yeni umut dönemi... Tedavi oranı yüzde 87'ye ulaştı]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/cocukluk-cagi-kanserlerinde-yeni-umut-donemi-tedavi-orani-yuzde-87ye-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/cocukluk-cagi-kanserlerinde-yeni-umut-donemi-tedavi-orani-yuzde-87ye-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu, 15 Şubat Uluslararası Çocukluk Çağı Kanserleri Günü öncesinde çocukluk çağı kanserlerinde tedavide ulaşılan yeni dönemi ve ailelere düşen kritik görevleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Çocukluk çağı kanserlerinde son yıllarda kaydedilen hızlı ilerleme, aileler ve sağlık camiası için büyük umut oluşturuyor.</p>

<p>Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Funda Vesile Çorapçıoğlu, 'Artık çocukluk çağı kanserlerinde çok daha güçlü bir noktadayız. Bilimsel gelişmeler, moleküler tedaviler ve ileri teknoloji uygulamalarıyla yeni bir döneme girdik. Amacımız sadece çocuğu iyileştirmek değil, sağlıklı bir erişkin olarak hayata devam etmesini sağlamak' dedi.</p>

<p><strong>TEDAVİDE BAŞARI ORANLARI YÜKSELDİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Çorapçıoğlu, çocukluk çağı kanserlerinde başarı oranlarının önemli ölçüde arttığını belirterek, '1970'lerde tedavi edilebilme oranı yüzde 50-60 civarındayken, günümüzde bu oran yaklaşık yüzde 87'ye yükseldi. Özellikle lösemi ve lenfoma gibi kanserlerde erken tanı ve tedavi çok kritik' diye konuştu.</p>

<p>Erken tanının tedavi başarısında belirleyici olduğunu vurgulayan Çorapçıoğlu, ebeveynlere, bacak, bel ve kemik ağrısı, ateş, halsizlik, morluklar veya sık burun/diş eti kanamaları gibi belirtiler ciddiye alınması gerektiğine dikkati çekerek, 'Büyüme ağrısı' denilen ama geçmeyen ağrıların altında kanser olabileceği unutulmamalı' dedi.</p>

<p>Son yıllarda kanserin genetik ve moleküler yapısının daha iyi anlaşılması sayesinde kişiselleştirilmiş tedaviler mümkün hale geldiğini söyleyen Prof. Dr. Çorapçıoğlu, 'Moleküler tetkiklerle hedefi doğru belirleyebiliyorsak, doğrudan o değişikliğe yönelik ilaçlar kullanabiliyoruz. Bu, çocukluk çağı kanserlerinde büyük bir kazanım. Bazı durumlarda kemoterapiye hiç gerek kalmadan tedavi sağlanabiliyor' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/cocukluk-cagi-kanserlerinde-yeni-umut-donemi-tedavi-orani-yuzde-87ye-ulasti</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/02/cocukluk-cagi-kanserlerinde-yeni-umut-donemi-tedavi-orani-yuzde-87ye-ulasti.webp" type="image/jpeg" length="39369"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Bilim İnsanı Doç. Turhan Alçelik'ten Kanser tedavisinde başarılı sonuç...]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/turk-bilim-insani-doc-dr-turhan-alcelikten-kanser-tedavisinde-basarili-sonuc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/turk-bilim-insani-doc-dr-turhan-alcelikten-kanser-tedavisinde-basarili-sonuc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresunlu hekim ve bilim insanı, Giresun eski Milletvekili Doç. Dr. Turhan Alçelik, kanser hastalığına yönelik uzun yıllardır yürüttüğü araştırmaların olumlu sonuçlar vermeye başladığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaptığı bilimsel araştırmalarla dikkat çeken Giresunlu hekim ve bilim insanı, Giresun eski Milletvekili <strong>Doç. Dr. Turhan Alçelik</strong>, kanser hastalarına umut olacak sonuçlara ulaştı. <strong>Doç. Alçelik</strong>, uzun yıllardır yürüttüğü araştırmaların olumlu sonuçlar vermeye başladığını açıkladı.</p>

<p>Daha önce göz doktoru olması nedeniyle araç farlarının göz sağlığına etkilerine yönelik geliştirdiği buluşla Türkiye’nin yanı sıra Avrupa ve dünya gündeminde yer alan Doç. Dr. Alçelik, bu kez kanser alanında yürüttüğü bilimsel çalışmalarla dikkat çekti.</p>

<p>Kanserle ilgili araştırmaları hakkında kamuoyuna bilgi veren Alçelik, çalışmaların <strong>dört farklı üniversiteden</strong> Onkoloji, İmmünoloji, Onkogenetik, Onkoloji Cerrahisi, Biyoloji, Biyokimya, Kimya ve GETAT alanlarında uzman yaklaşık <strong>10 profesörün katılımıyla</strong> gerçekleştirildiğini ve <strong>15 yıl sürdüğünü</strong> belirtti. Araştırmaların hem insan kanser hücreleri üzerinde laboratuvar ortamında hem de doğrudan kanser hastaları üzerinde yapıldığı ifade edildi.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 01 12 12.29.21" height="445" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2026/01/ekran-resmi-2026-01-12-122921.png" width="650" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmalarda, <strong>13 farklı doğal vitamin, mineral ve antioksidandan oluşan</strong>, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan ruhsatlı bitkisel içerikli bir <strong>gıda takviyesinin</strong> kullanıldığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Bilimsel Raporlarla Desteklendi</strong></h3>

<p>Araştırma sonuçlarının <strong>TÜBİTAK</strong> ve <strong>Akdeniz Üniversitesi Kanser Araştırma Merkezleri</strong> tarafından raporlandığını belirten Doç. Dr. Alçelik, raporlara göre in vitro ortamda kanser hücrelerinin yüzde 90’ının öldüğünü, yüzde 95 oranında ise hücre çoğalmasının durduğunu, yani metastazın önlendiğini söyledi. Ayrıca sağlıklı hücreler üzerinde herhangi bir olumsuz yan etki tespit edilmediği bildirildi.</p>

<p>Araştırma sürecinde geliştirilen kürün <strong>2.000’den fazla kanser hastasında</strong> kullanıldığını ifade eden Alçelik, klinik sonuçların oldukça olumlu olduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>Yurt İçi ve Yurt Dışında Kullanılıyor</strong></h3>

<p>Araştırma raporlarının<strong> Cumhurbaşkanına</strong> sunulduğunu belirten Alçelik, ilgili makamların talimatları doğrultusunda çeşitli toplantılar ve çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Halen yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda kanser hastasının <strong>Kanser Destek Kürü'</strong>nü kullandığını kaydeden Alçelik, “Tedavi sonuçlarımız çok başarılı” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/turk-bilim-insani-doc-dr-turhan-alcelikten-kanser-tedavisinde-basarili-sonuc</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2026/01/docturan-alcelik.png" type="image/jpeg" length="53014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile Hekimleri: Artık tükeniyoruz! Saçma yönetmeliği geri çekin]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/aile-hekimleri-artik-tukeniyoruz-sacma-yonetmeligi-geri-cekin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/aile-hekimleri-artik-tukeniyoruz-sacma-yonetmeligi-geri-cekin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Tabip Odası'nda bir araya gelen sağlık meslek örgütleri, aile hekimliği sisteminde artarak devam eden sorunları ve çözüm önerilerini basın toplantısında dile getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>İstanbul Tabip Odası'nda düzenlenen basın toplantısında, aile hekimleri ve ASM çalışanları, aile hekimliği sisteminde yaşanan sorunları ve çözüm taleplerini bir kez daha kamuoyuna duyurdu. Toplantıya İstanbul Tabip Odası temsilcilerinin yanı sıra, AHESEN, BDS, Genel Sağlık-İş, Hekimsen, Hekim Birliği, HEP-SEN, Hürriyet Sağlık Sen, İSTAHED, Güç Sağlık Sen ve SES gibi sendikalar katıldı.</p>

<p>İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Başkanı Dr. Sercan Ahmet Uluç, aile hekimlerinin uzun süredir dile getirdiği sorunların görmezden gelindiğini belirterek Sağlık Bakanlığı'na tepki gösterdi. Dr. Uluç, maaş sistemindeki adaletsizliği vurgulayarak, 'Son 6 ayda gelmeyen hasta kısmını bir yıla çıkardınız, ama gelmeyen hastalar hâlâ gelmiyor. 15 Aralık'ta ödenecek maaşımız hukuksuz şekilde gasp edilecek. Hasta olup bir ay çalışamadığımızda maaşımızın ancak yüzde 40'ını alabiliyoruz. Biz sizin köleniz değiliz!' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>OECD RAPORU TÜRKİYE'NİN GERÇEĞİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluç, Türkiye'nin sağlık çalışanı sayısı ve sağlık harcamaları açısından OECD ülkeleri arasında son sıralarda yer aldığını belirterek, 'Nüfusa oranla hekim ve hemşire sayısında sonuncuyuz. Milli gelirden sağlığa ayrılan pay yüzde 4,7 ile OECD ortalaması olan yüzde 9,3'ün çok altında. Kişi başına düşen sağlık harcaması 2.300 dolar, OECD ortalaması 6.000 dolar. Bu kadar az personelle sistemi ayakta tutmaya çalışıyoruz; polikliniğin yüzde 40'ını yapıyoruz, aşı izlem ve rapor talepleriyle uğraşıyoruz. Buna rağmen maaşlarımızdan kesinti yapılması düşünülüyor' diye konuştu.</p>

<p><strong>SAÇMA YÖNETMELİĞE SON ÇAĞRI</strong></p>

<p>Dr. Uluç, 'Artık tükeniyoruz, dayanma sınırlarımızı aştınız. Bu saçma yönetmeliği geri çekin ve saha temsilcileriyle birlikte yeni bir yönetmelik hazırlayalım. Aksi takdirde OECD ortalamalarına ancak rüyamızda ulaşırız.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/aile-hekimleri-artik-tukeniyoruz-sacma-yonetmeligi-geri-cekin</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Dec 2025 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/12/aile-hekimleri-artik-tukeniyoruz-sacma-yonetmeligi-geri-cekin.webp" type="image/jpeg" length="72778"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GEN, SUL-238'in Faz 1 klinik çalışması sonucunu açıkladı!...]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/gen-alzheimer-ve-diger-norodejeneratif-hastaliklar-icin-gelistirilen-sul-238in-faz-1-klinik-calismasindan-elde-edilen-yeni-olumlu-sonuclari-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/gen-alzheimer-ve-diger-norodejeneratif-hastaliklar-icin-gelistirilen-sul-238in-faz-1-klinik-calismasindan-elde-edilen-yeni-olumlu-sonuclari-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GEN, alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıklar için geliştirilen SUL-238'in Faz 1 klinik çalışmasından elde edilen yeni olumlu sonuçları açıkladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ACCESS Newswire / ANKARA (İGFA) - </strong>Faz 1 sonuçları, SUL-238'in güvenli, iyi tolere edilen, elverişli farmakokinetik profile sahip olduğunu ve yaşlı sağlıklı gönüllülerde yüksek BOS penetrasyonu gösterdiğini ortaya koyuyor; bu bulgular Alzheimer ve diğer nörodejeneratif hastalıklarda klinik gelişimin bir sonraki aşamasını destekliyor.</p>

<p>GEN İlaç ve Sağlık Ürünleri A.Ş. (GENIL.IS), Türkiye'nin önde gelen uzmanlaşmış ilaç şirketi, ilk-in-sınıf, ağızdan uygulanan, mitokondri hedefli yeni ilaç adayı SUL-238'in yaşlı sağlıklı gönüllülerde güvenlik, tolere edilebilirlik ve farmakokinetik (PK) özelliklerini değerlendiren Faz 1 klinik çalışmasına ilişkin yeni olumlu sonuçları açıkladı. Bulgular bugün San Diego, Kaliforniya'da düzenlenen 18. Alzheimer Hastalığı Klinik Çalışmaları Kongresi (CTAD) kapsamında sunuldu.</p>

<p class="Default">SUL-238 başlangıçta Sulfateq tarafından keşfedildi ve daha sonra Sulfateq ve GEN'in ortak geliştirme çalışmalarıyla nörodejeneratif hastalıklara yönelik yeni bir tedavi olarak daha da ileri taşındı.</p>

<p class="Default">Bu Faz 1 randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışma, çoklu artan dozlarda (MAD) ağızdan uygulanan SUL-238'in güvenliliğini, tolere edilebilirliğini ve farmakokinetiğini ≥40 yaş sağlıklı kadın ve erkek gönüllülerde değerlendirdi. Çalışmada 14 günlük tedavi dönemi ve dozlamanın ardından 14 günlük güvenlilik takip süresi olan iki kohort yer aldı. Her bir kohorta 15 sağlıklı yetişkin 2:1 oranında SUL-238 veya plasebo almak üzere randomize edildi. Toplam günlük SUL-238 dozu: birinci kohortta 4000 mg (2000 mg günde iki kez), ikinci kohortta 4500 mg (1500 mg günde üç kez) olarak uygulandı. Her iki kohortta da SUL-238 çoklu dozlamada mükemmel bir güvenlilik ve tolere edilebilirlik profili gösterdi; ayrıca elverişli PK özellikleri ve yüksek beyin omurilik sıvısı (BOS) penetrasyonu sergileyerek Alzheimer ve Parkinson dahil nörodejeneratif hastalıklarda ileri klinik gelişim için güçlü bir aday olduğunu ortaya koydu.</p>

<p class="Default"><strong>Temel Bulgular</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="Default">Her iki grupta güvenlik:</p>

<ul>
 <li class="Default">Fiziksel ve nörolojik muayenelerde, hayati bulgularda, EKG'de ve klinik laboratuvar sonuçlarında klinik açıdan anlamlı değişiklik gözlenmedi.</li>
 <li class="Default">Yan etki (AE) oranları SUL-238 ve plasebo alan katılımcılar arasında benzerdi.</li>
 <li class="Default">Tüm yan etkiler hafif şiddetteydi veya SUL-238 ile ilişkili olmadığı değerlendirildi.</li>
</ul>

<p class="Default"><strong>Birinci Gruptaki PK verileri (2000 mg b.i.d.):</strong></p>

<ul>
 <li>SUL-238 hızla emildi; maksimum plazma konsantrasyonuna (Tmax) ulaşma süresi:<br />
 1.25±0.54 saat (1. gün), 1.50±0.53 saat (14. gün)</li>
 <li>Ortalama terminal eliminasyon yarı ömrü (t1/2):<br />
 3.50±1.06 saat (14. gün)</li>
 <li>Ortalama çukur plazma konsantrasyonu (Cmin):<br />
 39.23±24.31 ng/mL (8. gün)<br />
 41.49±18.20 ng/mL (14. gün)</li>
</ul>

<p class="Default"><strong>İkinci Gruptaki PK verileri (1500 mg t.i.d.):</strong></p>

<ul>
 <li>Tmax değerleri:<br />
 0.95±0.16 saat (1. gün), 1.00±0.00 saat (14. gün)</li>
 <li>t1/2:<br />
 3.74±1.84 saat (14. gün)</li>
 <li>Ortalama çukur plazma konsantrasyonu:<br />
 57.98±31.08 ng/mL (8. gün)<br />
 60.63±64.14 ng/mL (14. gün)</li>
</ul>

<p class="Default">GEN Yönetim Kurulu Başkanı Abidin Gülmüş, 'SUL-238'in Faz 1 denememizde elde ettiğimiz bu yeni olumlu sonuçlar bizi büyük ölçüde motive ediyor. Bu sonuçlar, Alzheimer hastalığının biyolojik temellerine yönelik önemli bir ilerlemeyi temsil ediyor.' şeklinde konuştu.</p>

<p class="Default">GEN Ar-Ge Başkan Yardımcısı Dr. Nadir Ulu 'Bu Çoklu Artan Dozlu Faz 1 çalışmasında SUL-238'in mükemmel güvenlilik ve PK profili, onu Alzheimer dahil nörodejeneratif hastalıklardaki kritik karşılanmamış ihtiyaçları hedefleyen ileri klinik geliştirme için son derece güçlü bir aday olarak konumlandırıyor.' dedi.</p>

<p class="Default"><strong>SUL-238 HAKKINDA</strong></p>

<p class="Default"><em>SUL-238, kış uykusundan ilham alınarak geliştirilmiş, mitokondrileri hedefleyen küçük moleküllerden oluşan yeni bir terapötik sınıfın ilk temsilcisidir. Mitokondriyal biyogenezi destekler, kompleks I/IV aktivasyonu yoluyla enerji üretimini optimize eder ve nörodejeneratif, kardiyovasküler, renal hastalık modellerinde ve hızlandırılmış yaşlanma çalışmalarında mitokondri fonksiyonunu artırır. Kan-beyin bariyerini geçebilme yeteneğine sahiptir ve kapsamlı preklinik ile Faz 1 güvenlilik çalışmalarından geçmiştir. GEN, SUL-238'in nörodejeneratif hastalıklara yönelik kullanım hakkını Sulfateq B.V.'den lisanslamıştır.</em></p>

<p class="Default"><strong>GEN HAKKINDA</strong></p>

<p class="Default"><em>1998 yılında kurulan GEN, Türkiye'nin lider uzman ilaç şirketidir. Çoklu terapötik alanlarda yenilikçi tedaviler geliştirmeye odaklanan şirket, güçlü Ar-Ge yatırımları ve küresel iş birlikleriyle dünya çapında sağlık çözümlerini ileri taşımaktadır. GMP sertifikalı üretim tesisinde yüksek kaliteli ve rekabetçi ürünler geliştiren GEN, iki özel Ar-Ge merkeziyle özgün ilaç geliştirme çalışmalarını sürdürmektedir.</em></p>

<p class="Default"><strong>SULFATEQ HAKKINDA</strong></p>

<p class="Default"><em>Sulfateq B.V., akademik ve endüstriyel araştırma merkezleriyle stratejik iş birlikleri yürüterek yenilikçi ilaçların erken geliştirilmesini hızlandıran Hollanda merkezli bir biyoteknoloji şirketidir. Şirket, mitokondri sağlığını korumayı hedefleyen SUL bileşik sınıfının geliştiricisidir.</em></p>

<p class="Default"><strong>Daha fazla bilgi iç</strong><strong>in:</strong><br />
<a href="https://www.genilac.com.tr" rel="nofollow">www.genilac.com.tr</a><br />
<a href="https://www.sulfateqbv.com" rel="nofollow">www.sulfateqbv.com</a></p>

<p class="Default"><strong>KAYNAK:</strong> GEN İlaç ve Sağlık Ürünleri A.Ş.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/gen-alzheimer-ve-diger-norodejeneratif-hastaliklar-icin-gelistirilen-sul-238in-faz-1-klinik-calismasindan-elde-edilen-yeni-olumlu-sonuclari-acikladi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 17:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/12/gen-alzheimer-ve-diger-norodejeneratif-hastaliklar-icin-gelistirilen-sul-238in-faz-1-klinik-calismasindan-elde-edilen-yeni-olumlu-sonuclari-acikladi.webp" type="image/jpeg" length="47710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zehirlenmeler Gıda Denetimini artırdı... Eyüpsultan'da gıda güvenliği için yoğun denetim]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/zehirlenmeler-gida-denetimini-artirdi-eyupsultanda-gida-guvenligi-icin-yogun-denetim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/zehirlenmeler-gida-denetimini-artirdi-eyupsultanda-gida-guvenligi-icin-yogun-denetim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’daki art arda yaşanan gıda zehirlenmesi olaylarının ardından Eyüpsultan Belediyesi zabıta ekipleri, ilçe genelinde lokanta ve restoranlarda hijyen ve gıda güvenliği denetimlerini yoğunlaştırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da son dönemde art arda yaşanan gıda zehirlenmesi vakaları, yerel yönetimlerin denetimlerini daha da kritik hâle getirdi. Bu çerçevede Eyüpsultan Belediyesi zabıta ekipleri, ilçe genelindeki okulların kantinlerinde, fast food zincir restaurant ve lokantalarda denetimleri yoğunlaştırdı.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 11 27 11.05.46" height="399" src="https://eyuphabericom.teimg.com/eyuphaberi-com/uploads/2025/11/ekran-resmi-2025-11-27-110546.png" width="650" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KANTİN VE İŞLETMELERİN KONTROLLERİ TİTİZLİKLE YAPILDI</p>

<p>Ekipler, işletmeleri tek tek gezerek kullanılan ürünlerden yemek hazırlama alanlarına kadar pek çok noktayı titizlikle kontrol etti. Denetimlerde; kullanılan gıdaların uygunluk ve son tüketim tarihleri, mutfak içi temizlik ve çalışma düzeni, depolama alanlarının hijyen durumu, raf ve tezgâh üstlerinin temizliği, menü ve fiyat etiketlerinin doğruluğu, çalışanların kişisel hijyen kuralları, işletme ruhsatı, vergi levhası ve resmi belgelerin güncelliği ayrıntılı şekilde incelendi.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 11 27 11.06.13" height="429" src="https://eyuphabericom.teimg.com/eyuphaberi-com/uploads/2025/11/ekran-resmi-2025-11-27-110613.png" width="650" /></p>

<p>Zabıta ekipleri, temizlik ve hijyen konularında tespit edilen eksiklere ilişkin işletme sahiplerini uyararak, İstanbul genelinde yaşanan olumsuz örneklerin tekrarlanmaması için standartlara eksiksiz uyulmasının önemini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/zehirlenmeler-gida-denetimini-artirdi-eyupsultanda-gida-guvenligi-icin-yogun-denetim</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/11/ekran-resmi-2025-11-27-110533.png" type="image/jpeg" length="86768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABB'den HPV Aşı Uygulaması Projesi'inde 3 bin 269 kişiye aşı]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/abbden-3-bin-269-kisiye-asi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/abbden-3-bin-269-kisiye-asi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABB yürüttüğü 'HPV Aşı Uygulaması Projesi' kapsamında bugüne kadar 3 bin 269 kişiye toplam 4 bin 875 doz ücretsiz HPV aşısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (İGFA) - Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) yürüttüğü 'HPV Aşı Uygulaması Projesi' kapsamında bugüne kadar 3 bin 269 kişiye toplam 4 bin 875 doz ücretsiz HPV aşısı yapıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi, toplumun Human Papilloma Virüsü'ne (HPV) karşı korunması hedefiyle Türkiye'de bu kapsamda ilk kez yerel yönetimler eliyle bir halk sağlığı girişimi başlattı. ABB'nin sosyal belediyecilik anlayışı ve Gazi Üniversitesi'nin bilimsel desteğiyle yürütülen 'HPV Aşı Uygulaması Projesi' ile 9-30 yaş arasındaki sosyal yardım alan kadın ve kız çocuklarına ücretsiz HPV aşısı uygulandı.</p>

<p>Ekim 2024 itibarıyla başlatılan uygulama kapsamında bugüne kadar 3 bin 269 kişiye toplam 4 bin 875 doz HPV aşısı yapıldı. Kısa sürede geniş bir katılıma ulaşan projede 1843 kişi birinci dozunu, 1715 kişi ikinci dozunu, 1317 kişi üçüncü dozunu tamamladı.</p>

<p>ABB, 5 bin doz aşı uygulaması hedefi içinse yeni başvuruları 'http://forms.ankara.bel.tr/hpv-asi-uygulamasi' adresi üzerinden almaya başladı.</p>

<p>İLHAM VEREN KAMU YÖNETİMİ PROJE ÖDÜLÜ</p>

<p>'Sağlıkta Eşitlik ve Güvence Programı' alt başlığıyla KalDer 'İlham Veren Kamu Yönetimi Proje Ödülü'ne layık görülen proje, sadece yerel değil, ulusal ölçekte de örnek bir halk sağlığı modeli olarak kabul edildi. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Şenol, HPV'nin hem kadın hem erkek sağlığı için büyük bir tehdit olduğunu vurgulayarak, 'HPV, kadın kanserlerinin başında gelen rahim ağzı kanserine yol açan önemli bir hastalık etkenidir. Ama sadece bununla sınırlı değil; ağız-boğaz kanserlerinin de dörtte bir kadarının sorumlusu olduğunu biliyoruz. Yerkürede insanın en çok karşılaştığı virüstür ve insanlar yaşamları boyunca bu virüsle yüzde 80-85 karşılaşmaktadır. Ve bu karşılaşmaların yaklaşık yarısı da en çok 15-25 yaş arasında pik yapmaktadır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, Yaşam</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/abbden-3-bin-269-kisiye-asi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/11/abbden-3-bin-269-kisiye-asi.webp" type="image/jpeg" length="91651"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukların diş tedavisinde şeffaf plaklar dönemi]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/cocuklarin-dis-tedavisinde-seffaf-plaklar-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/cocuklarin-dis-tedavisinde-seffaf-plaklar-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) Ortodonti Uzmanı Doç. Dr. Bülent Çatalbaş, çocuklarda erken yaşta diş kontrollerinin önemine dikkat çekerek, yeni nesil ortodontik tedavi yöntemlerinden biri olan şeffaf plakların, hem estetik hem de hijyenik avantajlarıyla öne çıktığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURSA (İGFA) - Sağlıklı ve düzgün dişlere sahip olmanın sadece estetik bir konu olmadığını belirten Ortodonti Uzmanı Doç. Dr. Çatalbaş, 'Erken yaşlarda dişlerdeki çapraşıklıklar veya çene darlıkları fark edilmediğinde, bu durum ilerleyen yaşlarda hem konuşma hem de özgüven üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor. Özellikle 6-12 yaş arası, diş gelişimi açısından en kritik dönemdir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:start">Çocuklarda 6-8 yaş aralığında süt dişlerinin dökülüp kalıcı dişlerin sürmeye başladığını hatırlatan Doç. Dr. Bülent Çatalbaş, bu dönemde düzenli diş hekimi kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti ve 'Bu yaşlarda dişlerdeki boyut uyumsuzlukları ve çapraşıklıklar erken fark edilirse, kısa sürede ve kolayca müdahale edilebilir. Ayrıca parmak emme veya ağızdan nefes alma gibi alışkanlıklar da üst çene darlığına yol açabileceği için mutlaka takip edilmelidir' şeklinde konuştu.</p>

<p style="text-align:start"><strong>'TELLERİN YERİNİ ŞEFFAF PLAKLAR ALIYOR'</strong></p>

<p style="text-align:start">Ortodonti tedavilerinde uzun yıllar boyunca metal teller ve akrilik apareylerin kullanıldığını belirten Doç. Dr. Bülent Çatalbaş, bu yöntemlerin bakım zorlukları, kopma ve batma gibi sorunlar nedeniyle çocuklar için zaman zaman tedavi motivasyonunu düşürdüğünü söyledi.<br />
Ancak gelişen teknolojiyle birlikte şeffaf plakların devreye girdiğini belirten Çatalbaş, bu yöntemin hem çocuklar hem de ebeveynler için büyük kolaylık sağladığını kaydetti.</p>

<p style="text-align:start">Doç. Dr. Bülent Çatalbaş açıklamasına, 'Şeffaf plaklar her hafta yenilenen setlerden oluşuyor. Bu sayede hastalarımız her defasında temiz, hijyenik ve estetik bir plakla tedaviye devam edebiliyor. Ayrıca yemek yerken çıkarılabilmeleri ve ağrısız oluşları, çocukların tedaviye uyumunu son derece artırıyor' sözleriyle devam etti.</p>

<p style="text-align:start">Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) Ortodonti Uzmanı Doç. Dr. Bülent Çatalbaş son olarak çocukların sağlıklı ve özgüvenli bir gülümsemeye sahip olabilmeleri için düzenli ortodonti kontrollerinin şart olduğunu vurguladı ve 'Çocuklarımız geleceğimiz. Onları sağlıklı, mutlu ve özgüvenli bireyler olarak yetiştirmenin yollarından biri de güzel bir gülüş kazandırmaktır. Şeffaf plaklar, bu hedefe ulaşmada modern ortodontinin en büyük yardımcılarından biri haline geldi' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/cocuklarin-dis-tedavisinde-seffaf-plaklar-donemi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/11/cocuklarin-dis-tedavisinde-seffaf-plaklar-donemi.webp" type="image/jpeg" length="27395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından kemik erimesi uyarısı: Sırt ağrısı ilk belirti olabilir]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/uzmanindan-kemik-erimesi-uyarisi-sirt-agrisi-ilk-belirti-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/uzmanindan-kemik-erimesi-uyarisi-sirt-agrisi-ilk-belirti-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, kemik erimesinin (osteoporoz) sıklıkla sırt bölgesinde belirgin kemik ağrısıyla kendini gösterdiğini, ancak bazı hastalarda sinsi ilerleyerek belirti vermeden ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Kemik erimesinde en sık ve erken karşılaşılan yakınmanın daha çok sırt bölgesinde ortaya çıkan belirgin kemik ağrısı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, bazı hastalarda ise hiçbir belirti vermeyerek sinsice ilerleyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Menopoz sonrası kadınlar ve ileri yaştaki erkeklerin risk grubunda olduğunu vurgulayan Akman, erken teşhis ve düzenli kemik mineral yoğunluğu ölçümünün önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>KİMLER RİSK ALTINDA?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Akman, kemik yapımı ile yıkımı arasındaki dengenin bozulması ve düşük kemik kütlesinin osteoporoza yol açtığını ifade ederek, risk faktörlerini; menopoz sonrası kadınlar ve erken/cerrahi menopoz, ileri yaş ve kadın cinsiyet, genetik yatkınlık, yetersiz D vitamini ve kalsiyum alımı, aşırı alkol, sigara ve kafein tüketimi, hareketsiz yaşam ve az güneş ışığına maruz kalma, kortizon gibi ilaçların uzun süreli kullanımı, endokrinolojik bozukluklar, bağırsak emilim sorunları, romatizmal hastalıklar, kronik böbrek ve karaciğer hastalıkları olarak sıraladı.</p>

<p><img height="421" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/20/prof-dr-nafiz-akman-1760975015-293-x750.png" width="750" /></p>

<p>Akman, osteoporozun genellikle sinsi ilerlediğini, en sık ve erken belirtinin sırt bölgesinde yaygın kemik ağrısı olduğunu belirterek, hastalığın ilerlemesiyle boy kısalması ve sırtta kamburlaşma görüldüğü, kırıklar oluştuğunda ani, şiddetli ağrı ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Tedavi yöntemleri hakkında bilgiler de aylaşan Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, 'Son yıllarda çöken omura çimento enjeksiyonu ile hızlı rahatlama sağlanıyor. Ayrıca korse, ağrı kesiciler, cerrahi yöntemler ve ilaç tedavileri uygulanıyor.' dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Akman, osteoporozun yol açtığı kırıkların ve yaşam kalitesindeki düşüşün önüne geçmek için şu önerilerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin beslenme,</li>
 <li>Düzenli egzersiz ve postür koruyucu çalışmalar,</li>
 <li>Günde 20-40 dakika tempolu yürüyüş,</li>
 <li>Denge bozuklukları için özel tedavi,</li>
 <li>Evde düşmeye neden olabilecek objelerin kaldırılması ve iyi aydınlatma.</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/uzmanindan-kemik-erimesi-uyarisi-sirt-agrisi-ilk-belirti-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/10/uzmanindan-kemik-erimesi-uyarisi-sirt-agrisi-ilk-belirti-olabilir.webp" type="image/jpeg" length="65752"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gelecek'ten Uluslararası Sağlık Turizmi Federasyonu’na Ziyaret]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/gelecekten-uluslararasi-saglik-turizmi-federasyonuna-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/gelecekten-uluslararasi-saglik-turizmi-federasyonuna-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Başçı ve beraberindeki heyet Uluslararası Sağlık Turizmi Federasyonu Başkanı Murat Uygur'u ziyaret etti. Ziyarette Sağlık Turizmi konuşuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Sağlık Turizmi Federasyonu Başkanı Murat Uygur'la aktif çalışmalarına her alanda hızla devam ediyor. Türkiye'ye Sağlık alanında yabancı hastalar kazandırmak için ciddi çalışmalar yapıp, Turkiye'de sağlık alanında yapılan gelişmeleri gündeme taşıyan Federasyon, sosyal alanda da çalışmalarını sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 17 11.16.10" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-111610.png" /><br />
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Abdullah Başçı ile beraberindeki heyet üyeleri Sevda Yılmaz, Hüseyin Ceyhan ve Hakan Öner ile birlikte Uluslararası Sağlık Turizmi Federasyonu Başkanı Murat Uygur ve Yönetim Kurulu'ni ziyaret etti.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 17 11.54.42" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-115442.png" /><br />
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Başçı'nın görüşme talebi üzerine Federasyon merkezinde gerçekleşen ziyaret sağlıkla ilgili konuların da gündeme taşınmasına vesile oldu.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 17 11.55.18-1" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-115518-1.png" /><br />
Heyet, federasyon merkezinde Uluslararası Sağlık Turizmi Federasyonu Genel Başkanı Murat Uygur ve Orta Doğu – Katar Başkanı Ahmet Cihad Öztürk tarafından karşılandı.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 17 11.54.42" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-115442.png" /></p>

<p>Ziyaret sırasında, Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyeli, uluslararası alanda yürütülen iş birlikleri ve yeni dönem projeleri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Murat Uygur yabancı hastaların Türkiye'ye tedavi için gelmeleri konusunda yoğun çaba harcadığını ifade etti. Uygur, yabancı sağlık kuruluşlarından da kendilerinin sıklıkla aranarak, bir çok alanda tedavi için kurum ve hekim sorguladıklarını ifade etti. Bu kondu Yabancı hastalara va Türkiye'den dışarı gidecek hastalara Federasyon olarak yardımcı olduklarını da ifade etti.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 17 11.56.39" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-115639.png" /><br />
Genel Başkan Murat Uygur, Sayın Başçı ve beraberindeki heyete ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederken, bir de plaket takdim etti.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 17 11.54.56" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-115456.png" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, SİYASET</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/gelecekten-uluslararasi-saglik-turizmi-federasyonuna-ziyaret</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Oct 2025 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-115706.png" type="image/jpeg" length="16214"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rahim ağzı kanserinde erken teşhis umut oluyor]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/rahim-agzi-kanserinde-erken-teshis-umut-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/rahim-agzi-kanserinde-erken-teshis-umut-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Kahraman, erken teşhisin önemini dikkat çeti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURSA (İGFA) - Doruk Nilüfer Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Kahraman, kadın sağlığına dikkat çekmek amacıyla Odunluk Mahallesi'nde 'Rahim Ağzı Kanseri ve Kadın Sağlığı' konulu bilgilendirme semineri düzenledi. Katılımın yoğun olduğu etkinlikte, erken teşhisin önemi vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dr. Kahraman, düzenli kontrollerin, tarama testlerinin ve HPV aşısının önemini hatırlattı.</p>

<p style="text-align:start">Konuşmasında, 'Her kadın yılda en az bir kez jinekolojik muayenesini yaptırmalı. Erken teşhis hayat kurtarır' ifadelerini kullanan Kahraman, bilinçli davranışların kadınların en güçlü koruması olduğunu söyledi.</p>

<p style="text-align:start"><strong>Merak edilen sorular yanıt buldu</strong></p>

<p style="text-align:start">Seminer, interaktif bir şekilde ilerleyerek katılımcıların doğrudan sorularını yöneltmesine olanak sağladı. HPV aşısının koruyuculuğu, tarama testlerinin başlama yaşı ve erken tanının tedaviye etkileri en çok ilgi gören başlıklar arasında yer aldı.</p>

<p style="text-align:start">Dr. Kahraman, 'Rahim ağzı kanseri erken evrede tespit edildiğinde tamamen önlenebilir bir hastalıktır' diyerek farkındalığın önemini bir kez daha vurguladı.</p>

<p style="text-align:start">Odunluk Muhtarlığı iş birliğiyle ücretsiz gerçekleştirilen etkinlik sonunda katılımcılar, bu tür bilgilendirme toplantılarının toplum sağlığı açısından büyük değer taşıdığını belirterek teşekkürlerini iletti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/rahim-agzi-kanserinde-erken-teshis-umut-oluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Oct 2025 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/10/rahim-agzi-kanserinde-erken-teshis-umut-oluyor.webp" type="image/jpeg" length="47865"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göz tembelliği erken tanı ile önlenebilir]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/goz-tembelligi-erken-tani-ile-onlenebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/goz-tembelligi-erken-tani-ile-onlenebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Betül Şahan, çocuklarda sık görülen ve önlenebilir görme kaybı nedenlerinden biri olan “göz tembelliği (ambliyopi)” konusunda aileleri uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BURSA (İGFA) - </strong>Hastalık, erken teşhis ve tedavi ile engellenebilirken; 8–10 yaş sonrasında tedavi imkânsız hale geliyor.Toplumda %1–5 oranında görülen göz tembelliğinin, çocuklarda önlenebilir görme kayıplarının başlıca nedeni olduğunu belirten Op. Dr. Betül Şahan, “Göz tembelliği, bir gözün diğerine göre daha kötü görmesi sonucu beynin az gören gözden gelen uyarıları yok saymasıyla oluşur.</p>

<p>Çoğunlukla tek gözde görülmekle birlikte bazı durumlarda iki gözü de etkileyebilir. Prematüre doğan bebeklerde, gelişme geriliği olanlarda, ailesinde göz tembelliği bulunanlarda daha sık görülür. Annenin gebelikte sigara, alkol veya bazı ilaçları kullanması da risk faktörleri arasındadır” dedi.</p>

<p><strong>NEDENLERİ ARASINDA ŞAŞILIK VE GÖZ NUMARASI FARKI DA VAR</strong></p>

<p>Burtom Konur Tıp Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Betül Şahan, doğuştan katarakt, glokom, kornea–retina problemleri, kapak düşüklüğü gibi nedenlerin yanı sıra; iki göz arasındaki numara farkı, tek taraflı miyopi, astigmat, hipermetropi ve şaşılığın da göz tembelliğine yol açabildiğini kaydetti.</p>

<p><img height="937" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/01/burtom-bb-1759306062-65-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ERKEN TANI HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></p>

<p>Hastalığın erken dönemde fark edilmesinin kritik olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Şahan, şu uyarıyı yaptı:<br />
“Göz tembelliği tedavi edilebilir bir durumdur. Ancak tedavi, yalnızca erken yaşlarda mümkündür. 8–10 yaş sonrasında maalesef kalıcı hale gelir. Çocuk tek gözüyle iyi gördüğü için hem kendisi hem de ailesi problemi fark edemeyebilir. Bu nedenle yenidoğan döneminden başlayarak 6 ay, 1 yaş, 3 yaş ve sonrasında her yıl düzenli göz muayenesi büyük önem taşır.”</p>

<p><strong>TEDAVİ NASIL YAPILIYOR?</strong></p>

<p>Göz tembelliğinin tedavisi, düzeltilebilir bir sebebi varsa sebebi ortadan kaldırmakla birlikte iyi gören gözün kontrollü bir şekilde kapatılması ve az gören gözün çalıştırılmasıyla yapılabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGF</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/goz-tembelligi-erken-tani-ile-onlenebilir</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Oct 2025 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/10/agency/igf/goz-tembelligi-erken-tani-ile-onlenebilir.webp" type="image/jpeg" length="34645"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalbin 3 sırrı: Beslenme, hareket ve alışkanlıklar]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/kalbin-3-sirri-beslenme-hareket-ve-aliskanliklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/kalbin-3-sirri-beslenme-hareket-ve-aliskanliklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[29 Eylül Dünya Kalp Günü’nde uzmanlar, kalp sağlığını korumanın yollarını paylaştı. Diyetisyen Deniz Ayşen Demir, Akdeniz tipi beslenme, düzenli egzersiz ve sigara-alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulmasını önerdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Her yıl 29 Eylül’de kutlanan Dünya Kalp Günü, kalp ve damar hastalıklarına karşı farkındalık oluşturmak için önemli bir fırsat sunuyor.</p>

<p>Dünya nüfusunun yüzde 25’ini etkileyen bu hastalıklar, stres, hareketsizlik, sigara, diyabet, obezite, hipertansiyon ve yüksek kolesterol gibi faktörlerden besleniyor. Uzmanlar, sağlıklı beslenme, hareketli yaşam ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın kalbi korumanın anahtarı olduğunu vurguluyor.</p>

<p><strong>SAĞLIKSIZ BESLENME KALBİ TEHDİT EDİYOR</strong></p>

<p>Amerikan Kalp Birliği’ne göre, 2015’te sağlıksız beslenme 400 binden fazla ölümle ilişkilendirildi. Diyetisyen Deniz Ayşen Demir, kötü kolesterolün (LDL) damar tıkanıklığına yol açtığını, iyi kolesterolün (HDL) ise koruyucu olduğunu belirtti.</p>

<p>Doymuş yağ ve işlenmiş gıdaların sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan Demir, “Margarin, tereyağı ve hayvansal yağlar az tüketilmeli” dedi.</p>

<p><strong>AKDENİZ DİYETİ VE DOĞRU YAĞ SEÇİMİ</strong></p>

<p>Bilimsel çalışmaların tam tahıl, sebze, meyve, baklagil ve balık odaklı Akdeniz tipi beslenmenin kalp-damar sağlığını koruduğunu gösterdiğini belirten Demir, zeytinyağı, avokado, ceviz, keten tohumu ve badem gibi sağlıklı yağların tercih edilmesini önerdi. Haşlama, fırın veya ızgara yöntemlerinin kızartmaya alternatif olduğunu ekledi.</p>

<p>Günlük 5 porsiyon sebze-meyve ve baklagil tüketiminin şart olduğunu belirten Demir, kırmızı etin aşırı tüketimi LDL’yi artırırken, omega-3 zengini balığın haftada 2-3 kez sofrada olmasını önerdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BEL ÇEVRESİNE DİKKAT!</strong></p>

<p>Bel çevresinin kadınlarda 88 cm, erkeklerde 102 cm’yi aşması kalp hastalığı riskini artırdığını belirten Diyetisyen Deniz Ayşen Demir, "Günde 30-45 dakika yürüyüş, HDL’yi yükselterek ve kilo kontrolü sağlayarak kalbi koruyor. Sigara ve alkol ise kalp atım hızı ve kan basıncını artırarak krize davetiye çıkarıyor. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmakla kalbinize dost bir yaşam mümkün. Kalp sağlığı için bugünden adımlar atın" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGF</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/kalbin-3-sirri-beslenme-hareket-ve-aliskanliklar</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Sep 2025 18:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/09/agency/igf/kalbin-3-sirri-beslenme-hareket-ve-aliskanliklar.webp" type="image/jpeg" length="24969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alzheimer yaşlılığın doğal bir parçası değil]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/alzheimer-yasliligin-dogal-bir-parcasi-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/alzheimer-yasliligin-dogal-bir-parcasi-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Alzheimer hastalığı hakkında farkındalığı arttırmak amacıyla program düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURSA (İGFA) - Hastanenin konferans salonunda gerçekleştirilen programa; Başhekim Doç. Dr. Mehmet Oğuzhan Ay, hastane yönetimi, nöroloji hekimleri, sağlık çalışanları ile hasta ve hasta yakınları katıldı. Programda Alzheimer hastalığının tedavisi, psikiyatrik yönü, beslenme ve fiziksel rehabilitasyonu konularında Nöroloji Uzmanları Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ve Doç. Dr. Demet Yıldız, Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Sinay Önen ile FTR Uzmanı Prof. Dr. Meliha Kasapoğlu Aksoy katılımcılara çeşitli bilgiler aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda konuşan Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Yıldız, Alzheimer hastalığının yalnızca unutkanlık olarak düşünülmemesi gerektiğini belirtti. Zaman içerisinde düşünme, öğrenme ve yaşamı sürdürme becerilerini etkileyen ilerleyici bir beyin hastalığı olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yıldız, “En önemli risk faktörü yaşlanmadır ancak Alzheimer yaşlılığın doğal bir parçası değildir. Erken dönemde sık unutma, eşyaları kaybetme, yön bulmada zorlanma, kelime bulmada güçlük gibi belirtiler görülebilir” dedi.</p>

<p><strong>Vakit Kaybetmeyin!</strong></p>

<p>Bu tür şikâyetleri fark eden kişilerin vakit kaybetmeden hekime başvurması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Yıldız, “Hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak ve yaşam kalitesini korumak açısından çok önemlidir. Kesin bir korunma yöntemi olmasa da düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı ve dengeli beslenme, beyni aktif tutacak ilişkiler ve sosyal ilişkileri sürdürme riski azaltmaya yardımcı olabilir” şeklinde konuştu.</p>

<p></p>

<p style="text-align:justify">Unutmanın kader olmadığını vurgulayan Yıldız, son olarak erken tanı, doğru tedavi ve desteğin hem hastalar hem aileler için büyük bir fark yaratacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGF</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/alzheimer-yasliligin-dogal-bir-parcasi-degil</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/09/agency/igf/alzheimer-yasliligin-dogal-bir-parcasi-degil.webp" type="image/jpeg" length="35076"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dikkat! Kalsiyum eksikliği diş kaybına yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/dikkat-kalsiyum-eksikligi-dis-kaybina-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/dikkat-kalsiyum-eksikligi-dis-kaybina-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalsiyumun, sadece kemik sağlığı için değil, dişlerin gelişimi ve korunması için de önem taşıdığını belirten uzmanlar, diş minesinin ana bileşeninin kalsiyum olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, kalsiyumun ağız ve diş sağlığı üzerindeki temel rolü ve eksikliğinin yol açabileceği sorunlar hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Kalsiyumun, diş sağlığı açısından temel bir mineral olduğunu ve pek çok fonksiyonu bulunduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Kalsiyum mine ve dentin yapısının ana bileşenidir. Diş minesi yaklaşık yüzde 96 oranında inorganik maddelerden oluşur. Bunun büyük kısmı hidroksiapatit kristalleridir. Bu kristallerin temel yapı taşlarından biri de kalsiyumdur.” dedi.</p>

<p>Özellikle çocukluk döneminde dişlerin oluşumu ve gelişimi sırasında sağlıklı mineralizasyon için kalsiyum gerekli olduğunu dile getiren Şen, “Demineralizasyon ve remineralizasyonda rol alır. Örneğin asidik gıdalar sonrası ağız içi pH düştüğünde, diş yüzeyinden kalsiyum ve fosfat iyonları çözünür. Tükürükte yeterli düzeyde kalsiyum bulunması, bu iyonların tekrar mineye geçişini ve minenin güçlenmesini sağlar. Yeterli kalsiyum düzeyleri, diş dokularının asitlere karşı dirençli kalmasına katkıda bulunur ve çürük oluşumunu engellemeye yardımcı olur. Dişleri destekleyen alveolar kemik de kalsiyuma bağımlıdır. Uzun vadede yetersizlik, kemik kaybına ve diş kaybına neden olabilir” açıklamasını yaptı.</p>

<p>Yetişkinlikte yetersiz kalsiyum alımının, osteopeni veya osteoporoz gibi sistemik kemik kayıplarına yol açabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Bu durum, dişleri çevreleyen alveolar kemiği de etkiler ve diş kaybı riskini artırır” dedi.</p>

<p>Kalsiyumun doğal yollarla mı yoksa takviyelerle mi alınmasının daha etkili olduğu konusuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “Doğal kaynaklar daha iyi emilir.” dedi.</p>

<p>Süt, yoğurt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler ve badem gibi besinlerde bulunan kalsiyumun, genellikle vücut tarafından daha verimli emildiğini vurgulayan Şen, kalsiyumun yanı sıra diş sağlığı için ana besinler olan proteinler, karbonhidratlar, yağlar, mineraller ve yağda çözünen A, E, D ve K vitaminlerinin ağız sağlığı için son derece önemli olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, “A vitamini minenin erken gelişiminde rol oynar. Epitel hücrelerinin proliferasyonunu kontrol eder ve eksikliği tüm ektodermal oluşumları etkiler. Kaynakları balık yağı, biber, domates, inek sütü, balkabağı olabilir.” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şen, D vitamininin dişlerin mineral yoğunluğuna, diş minesinin inşasına, kalsiyumun diş ve kemik dokusuna aktarılmasına ve emilmesine katkıda bulunduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Kalsiyum eksikliği sadece sistemik kemik sağlığını değil, diş dokularının yapısını, çene kemiğini ve periodontal sağlığı da olumsuz etkileyebileceğini belirten Şen, bu nedenle, her yaşta yeterli kalsiyum alımı ağız-diş sağlığının sürdürülebilirliği açısından da kritik olduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGF</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/dikkat-kalsiyum-eksikligi-dis-kaybina-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 24 Aug 2025 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/08/agency/igf/dikkat-kalsiyum-eksikligi-dis-kaybina-yol-acabilir.webp" type="image/jpeg" length="30350"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bebeğinizin dişleri 1 yaşına rağmen halen çıkmadıysa...]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/bebeginizin-disleri-1-yasina-ragmen-halen-cikmadiysa</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/bebeginizin-disleri-1-yasina-ragmen-halen-cikmadiysa" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, çocuklarda ilk süt dişlerinin 6-12 aylık dönemde çıkmaya başladığını belirterek, gecikmenin olası nedenleri başında genetikten hormonal bozuklara kadar çeşitli sebepler olabileceğini söyledi. Dt. Demir, bu konuda ailelerin neler yapması gerektiğini hatırlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Çocuklarda ilk süt dişlerinin 6-12 aylık dönemde çıkmaya başladığını belirten Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, “20 tane süt dişi genellikle çocuk 2,5-3 yaşına geldiğinde tamamlanmış olur. Ancak bazı özel durumlar vardır ki, bebeklerde dişlerin çıkmasını geciktirebilir” dedi.</p>

<p>Dt. Nurgül Demir, dişlerin ağız içinde görünmeye başlamasının, diş hekimliğinde ‘diş sürmesi’ olarak adlandırıldığını söyleyerek “Diş sürmesi birçok faktörün etkisiyle, süt ve daimi diş gruplarının her biri için, belirli zaman dilimlerinde başlaması ve tamamlanması beklenen, kompleks bir fizyolojik olaydır. Süt dişleri, bebekliğin ortalama 6. aylarında sürmeye başlar. Genellikle, keser dişlerle başlayan süt dişlenme süreci bazı etkenlere bağlı olarak gecikebilir. Bebekliğin 12. ayına kadar bu gecikme normal kabul edilebilir. Ancak 12. ayda hâlâ bebeğinizin dişleri çıkmaya başlamadıysa, vakit kaybetmeden bir pediatriste danışılmalı ve gerekli tetkikler yapılmalıdır” diye konuştu.</p>

<p><strong>GECİKMENİN OLASI NEDENLERİ: GENETİKTEN HORMONAL BOZUKLUKLARA</strong></p>

<p>“Dişlerde görülen sürme gecikmeleri, lokal etkenlere bağlı olabileceği gibi, sistemik hastalıkların belirtisi de olabilir” diyen Dt. Nurgül Demir, “Eğer varsa, altta yatan temel etkenin belirlenerek önlem alınması; bazı hastalıkların erken teşhisi ve tedavisi açısından büyük önem arz eder. Vitamin ve minerallerin eksikliği veya fazlalığı, diş sağlığı ve sürme zamanları üzerinde etkilidir. Dişlerin gelişiminde etkili olan kalsiyum, fosfor, D, A, B ve C vitaminlerinin eksikliği dişlerin geç sürmesi üzerinde rol oynayabilir. Özellikle D vitamini kemiklerin gelişmesinde olduğu kadar, dişlerin sağlıklı sürmesi için de kritik bir öneme sahiptir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dt. Demir, “D vitamini eksikliği olan çocuklarda, diş sürmelerinde gecikmeler olabileceği gibi, hamilelik döneminde D vitamini eksikliğiyle takip edilen anne adaylarının da bebeklerinde süt dişlerinde sürme gecikmeleri görülebilir. Diş çıkarmada görülen gecikmeler, Raşitizm hastalığının da bulguları arasında yer alır” diye ekledi. Bazı hormonal bozuklukların da dişlerin geç çıkması üzerinde etkisinin olacağını aktaran Nurgül Demir “Tiroit hormonu düzensizlikleri, diş sürmesinde gecikmelere sebep olabilecek endokrin bozukluklardan biridir. Prematüre veya düşük doğum ağırlığı ile doğan bebeklerde de diş sürmelerinde gecikmeler yaşanabilir. Daha nadir görülse de, bazı sendromlar ve gelişimsel bozukluklarla seyreden kalıtsal hastalıklar da dişlerin geç sürmesinin nedeni olarak karşımıza çıkabilir” açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AİLELER NE YAPMALI?</strong></p>

<p></p>

<ul>
 <li>D vitamini dişlerin sağlıklı gelişmesi ve ideal zamanlarında sürmesinde önemli bir rol oynar.</li>
 <li>Bebeklerin diş sağlığı ve gelişimi için, hem hamilelik döneminde anne adayının hem de doğumdan sonra bebeğin, yeterli ve dengeli beslenmesi büyük önem taşır.</li>
 <li>12. ayda bebeğinizin dişleri çıkmadıysa, gecikmeden bir pediatriste danışılmalıdır.”</li>
 <li>Diş sürmelerinde gecikmelere sebep olan bazı hastalıklar, diş sert dokularının eksik mineralizasyonuna sebep olabilir ve diş çürüklerinin oluşması riskini artırabilir. Bebeğinizin ilk dişleri çıktığı andan itibaren mutlaka fırçalamaya başlayın.</li>
 <li>World Health Organisation (WHO-Dünya Sağlık Örgütü), ilk diş hekimi muayenesinin 6 ay-1 yaş arasında, ilk diş çıktıktan sonra yapılmasını önermektedir. Diş sürmelerinde gecikme olduğunu fark etmeniz durumunda, 1 yaş diş muayenesini geciktirmeyin.</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGF</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/bebeginizin-disleri-1-yasina-ragmen-halen-cikmadiysa</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Aug 2025 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/08/agency/igf/bebeginizin-disleri-1-yasina-ragmen-halen-cikmadiysa.webp" type="image/jpeg" length="13056"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karın şişkinliğine karşı uzman tavsiyeleri]]></title>
      <link>https://www.ulusalses.com/karin-siskinligine-karsi-uzman-tavsiyeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ulusalses.com/karin-siskinligine-karsi-uzman-tavsiyeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, karın şişkinliğini azaltmak için düşük FODMAP diyeti, probiyotik kullanımı, yavaş yemek yeme ve düzenli egzersiz gibi yöntemleri önerdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, karın şişkinliği sorununa çözüm olabilecek yöntemleri paylaştı.</p>

<p><strong>İşte Eren’in önerdiği 7 etkili yöntem...</strong></p>

<p><strong>Düşük FODMAP Diyeti Uygulayın: </strong>Sindirimi zor karbonhidratlar (FODMAP) içeren çiğ soğan, sarımsak, baklagiller, buğday, süt ürünleri, elma ve armut gibi gıdalardan kaçınılmalı. Bunun yerine kinoa, patates, pirinç, havuç, çilek, yulaf, salatalık ve muz gibi besinler tercih edilmeli.</p>

<p><strong>Probiyotiklere Dikkat: </strong>Yoğurt, kefir ve ev yapımı turşu gibi probiyotik gıdalar sindirimi destekler. Ancak fazla veya yanlış dozda tüketim şişkinliği artırabilir, bu nedenle doktor kontrolünde kullanılmalı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yavaş Yemek Yiyin: </strong>Hızlı yemek yemek hava yutulmasına neden olarak şişkinliği artırır. Besinlerin yavaş ve iyi çiğnenmesi gerektiğini vurgulayan Eren, bu alışkanlığın sindirimi kolaylaştıracağını belirtti.</p>

<p><strong>Küçük Porsiyonlar Tercih Edin: </strong>Büyük porsiyonlar sindirim sistemini zorlayabilir. Daha sık ama küçük öğünler tüketerek sindirimi rahatlatmak mümkün.</p>

<p><strong>Düzenli Egzersiz Yapın: </strong>Hafif tempolu yürüyüş, yoga veya yüzme gibi aktiviteler gazın atılmasına ve sindirimin düzenlenmesine yardımcı olur. Eren, egzersizin günlük yaşamın bir parçası olmasını önerdi.</p>

<p><strong>Stresi Kontrol Altına Alın: </strong>Stres, sindirim sistemini olumsuz etkiler. Meditasyon, nefes egzersizleri veya profesyonel terapi ile stres yönetimi öğrenilmeli.</p>

<p><strong>Bitki Çaylarından Destek Alın: </strong>Rezene, nane, zencefil ve papatya gibi bitki çayları sindirimi destekleyerek şişkinliği azaltabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGF</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.ulusalses.com/karin-siskinligine-karsi-uzman-tavsiyeleri</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Jul 2025 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ulusalsescom.teimg.com/crop/1280x720/ulusalses-com/uploads/2025/07/agency/igf/karin-siskinligine-karsi-uzman-tavsiyeleri.webp" type="image/jpeg" length="80406"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
