İmamoğlu'nu İyan ettiren Islah: DSİ yapamıyorsa bıraksın biz yapalım

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, son günlerde kamuoyu gündemine gelen Riva Deresi’ndeki kirlilikle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Karadeniz’e dökülen diğer akarsular gibi Riva Deresi’nin ıslahının da DSİ tarafından üstlenildiği bilgisini paylaşan İmamoğlu, "Bu ne kepazelik ya. Yapamıyorlarsa işi, bıraksınlar biz yapalım ya” sözleriyle dile getirdi

GÜNDEM 06.06.2020, 18:13 Ulusalses
İmamoğlu'nu İyan ettiren Islah: DSİ yapamıyorsa bıraksın biz yapalım

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, son günlerde kamuoyu gündemine gelen Riva Deresi’ndeki kirlilikle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Karadeniz’e dökülen diğer akarsular gibi Riva Deresi’nin ıslahının da DSİ tarafından üstlenildiği bilgisini paylaşan İmamoğlu, "Bu ne kepazelik ya. Yapamıyorlarsa işi, bıraksınlar biz yapalım ya” sözleriyle dile getirdi.


İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Riva Deresi’nde incelemelerde bulundu. Riva Deresi’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada tekneye binen İmamoğlu’na; İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu, İBB Sözcüsü Murat Ongun ve Başkan Danışmanı Yiğit Duman eşlik etti. Mermutlu, yaklaşık 45 dakika süren tekne yolculuğunda İmamoğlu’na dere etrafındaki yerleşim yerleri, sanayi tesisleri ve İSKİ yatırımlarıyla ile ilgili bilgiler verdi. Tekneden indikten sonra bir süre Cam Ocağı’nda dinlenen ve vatandaşlarla sohbet eden İmamoğlu, Öğümce Mahallesi’nde Göllü, Bozhane, Riva, İshaklı, Kılıçlı, Cumhuriyet, Ali Bahadır ve Mahmutşevketpaşa mahallelerinin muhtarlarıyla ve sakinleriyle bir araya geldi.

“TANE TANE ANLATACAĞIM”

İmamoğlu, toplantıyı, “Bugünkü temel gezimiz, malum Riva Deresi’nin süreçleri. Süreçle ilgili İSKİ Genel Müdürümüz Raif Bey, bir sunum yapacak. Ondan sonra ben de 7’den 77’ye herkesin iyi anlayacağı şekliyle -bakarsınız birileri, anlatsak da anlamaz adı Bakan da olsa- tane tane anlatacağım. Bu süreçler neymiş ne olmuş, tane tane anlatacağım ki kamuoyu bilgilensin. Derdimiz sorun çözmek, bağcıyı dövmek değil. Birileri bağcıyı dövmek istese de dövecekleri bağcı yok artık İstanbul’da. İstanbul’da, sorun çözmek isteyen birisi var. Gitsin kendi kendileriyle dövünsünler; bizi ilgilendirmez. Biz, çözmek için buradayız; bunu bilin” sözleriyle başlattı.


MERMUTLU SUNUM YAPTI

İmamoğlu’nun ardından İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu, Paşaköy İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi ve gerçekleştirmeyi planladıkları diğer projelerle ilgili detaylı bir sunum yaptı. Mermutlu’nun sunumunun ardından yeniden söz alan İmamoğlu, şunları söyledi:

“TAM ADI ‘BÖLÜCÜLÜK’; AYRIMCILIK HAFİF KALIR”

“Şimdi, bahsettiğiniz mesele İstanbul’un suyu, kanalı, kanalizasyonu; yani İSKİ. İSKİ kimin kurumu? Milletin kurumu, halkın kurumu. İBB kimin kurumu? Yine halkımızın, ülkemizin en kadim kentinin 16 milyon insanına ait bir kurum. Çok acı, tam adı ‘bölücülük’; ayrımcılık hafif kalır. Çıkıyor, her konuşmalarına, talimat şeklinde tanım koyarak konuşan bir bakan diyor ki dün; ‘Burasının artık onun bunun elinde bertaraf olmasına izin vermeyeceğiz. Biz, bu süreci çözeceğiz ve Riva’yı halkımıza kazandıracağız. Ayağa kalkıp alkışlayası geliyor insanın!”

“DSİ, İBB’YE AİT BİR KURUM DEĞİLDİR”

“Değerli dostlar, bunları bilin; 2009 yılında İBB’nin de içinde olduğu DSİ, İSKİ VE İBB yetkilileri bir toplantı yapıyor. Diyorlar ki; ‘Bu su disiplini, İstanbul’da sıkıntılı. Bizim bunu çözmemiz lazım. Bir kargaşa ve kaos var. Bu çözümü yerine getirmezsek seller, su baskınları, kirlilikler yaşanıyor. Bunları çözmemiz için sorumlulukları paylaşmamız lazım.’ Bakın yazıyor burada; ‘Riva Deresi tümünün ıslahı, Devlet Su İşleri tarafından yapılacaktır.’ Yani buradaki derenin bütün ıslahı, o bahsettiği derenin akışkanlığını engelleyen birikmeler, çevre temizlikleri hatta mülkiyet sorunları, kamulaştırma gibi hususları DSİ üstlenecektir, diye bir süreç tanımı var burada. Sadece Riva deresi değil Ağva, Kilyos, Kabaköz dereleri de dahil. Özellikle bu tarz Karadeniz’e akan derelerin ıslah gibi süreçlerin denetimi DSİ’ye ait. Sayın Bakan’a hatırlatayım; DSİ, İBB’ye ait bir kurum değildir. DSİ, Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait bir kurumdur.Bakan bir şey açıklıyor; ‘Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak biz, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak, Beykoz Belediyesi ile yapacağız.’ Bölücülük oraya ait! Niye? Sorumluluk sana ait. Sorumlu DSİ ve Şehircilik Bakanlığı.”

“KAĞIT FABRİKASI, KİRLİLİĞİN EN BÜYÜK NEDENİ”

“Burada bir kâğıt fabrikası var. En büyük kirliliğin nedeni. Başka sanayi tesisleri de var. Özellikle direkt dereye akıntı veren sanayi kuruluşlarının sorumluluğu de Çevre Bakanlığı’nda. Az önce Genel Müdürümüz, ‘Şehircilik İl Kurumu’ dedi. Bize ait bir kurum değil. Sayın Bakan, bahsettiğiniz Çevre İl Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ait ve gereken titizliği göstermiyorsunuz. Birazdan gidip göreceğiz. Bundan sonra böyle yapıyorum; bazen yazıya döküp anlatıyorum bazen suç duyurusunda bulunuyorum. Kim olursa olsun, devletin hangi kademesinde olursa olsun, suç duyurusunda bulunuyorum. Çünkü, millet bizi vatandaşın, çevrenin tüm canlıların hak ve hukukunu korumamız için seçti.”

“ÇÖZÜM İÇİN GELDİK”

“Lütfen anlayalım. Riva Deresi’nin sorumluluğu, 2009’da Devlet Su İşleri tarafından alınmıştır diye toplantı tutanağı var burada. Ne diyorlar: ‘Biz 11 yılda yapmadık, yapamadık. Sen, 11 ayda yap!” Hem de yetkin yok. Ona rağmen yap! Az önce dereden ayrılırken bir tesiste indik. Bir vatandaşımız, ‘Biz 99-2000’de burada neredeyse dereye giriyorduk’ dedi. Şimdi; ‘Biz 11 yılda burayı perişan ettik sen gel 11 ayda çöz!’ Biz çözüm için geldik; tabii ki çözeceğiz. Bütün yokluğa ve sıkıntıya rağmen çözeceğiz. Genel Müdürümüz anlattı; derenin üzerindeki arıtma tesisleriyle ilgili, bütün yetersizliklerle ilgili süreçlerle alakalı, biz zaten çalıştık. Kasım- Aralık’tan beri bunu konuşuyoruz. Bu dönemlerde ihalesini yapmak üzere kararlılığımız var. Paşaköy’ün kapasite artırımı da buna dahil. Hem Genel Müdürümüz hem yetkili arkadaşlar, bu konu, buranın en acil konularından biri diye iki ay önce aldığım brifingde bana anlattılar. ‘Bugüne kadar ihmal edildi, hızlıca bunu yapmamız lazım’ denildi. Ben de ‘Hemen yapın, süreçlere başlayın’ dedim. Bu bahsettiğiniz konular, bizim gündemimizde, yatırım planımızda olan, şu anda yürüyen iş ve işlemler. Bunlar yürüyecek. An önce Genel Müdür’ün anlattığı 1 milyar liraya yakın yatırımı da buraya yapacağız. Bütün engellemelere rağmen, finansal anlamda bizi zora sokan girişimlere rağmen yapacağız. Kaynağımızı üretiriz. Gerekirse ekstra kaynak buluruz. Kabiliyetli insanlarız, kabiliyetli bir şehrimiz var. Buluruz ve yaparız, yapacağız da.”

“MESLEĞİNİZİN GEREĞİNİ YERİNE GETİRİN”

“Buradan Sayın Bakan’a tavsiyede bulunuyorum. Diyorum ki: ‘Siz bu ülkenin atanmış bir bakanısınız. Konuşurken siyasi cümleler yerine mesleğinizin, görevinizin gereğini yerine getirmenizi size tavsiye ediyorum. Bu konuşmayı yine bir talimatla mı yaptılar bilmiyorum. Bunu yapmayın. Yazık bu memlekete. Bu şehre yazık. 11 yılda yapmadığınız işleri, 11 ayda suçlu arar gibi davranarak hiç kimseyi anlatamazsınız. Kendinizi aldatırsınız; bence kendinizi bile aldatamazsınız. Akşam eve gidip aynaya baktığınızda, ‘Ben bu lafı nasıl ettim’ diye yüzünüz kızarır. Yapmayın böyle.”

“ÜZERİMİZE GELENİ YAPIYORUZ”

“Ağva ile de aynı şekilde ilgileniyorum. Daha geçen hafta Kilyos’u konuştuk. Çevresindeki birikmeleri konuştuk. Yıllardır Kilyos çevresinde arıtma yapılmamasının, Zekeriyaköy gibi birçok yerleşim alanında hala fosseptik bulunmasının bir ayıp olduğunu altını çizerek, daha geçen hafta konuştuk. Bu bir süreç. Sahil bandı, Riva Köyü, plajları, derenin süreçleri dahil olmak üzere ortaklaşacağız, bu süreçleri çözeceğiz. Biz, üzerimize düşeni yapıyoruz. Yapmakta da kimse bile alıkoyamaz. Siz de üzerinize düşeni yapın. Yapın ki memleket fayda görsün. Boş konuşmayla hiç kimse fayda görmez. Kimseden çevre dersi alacak değiliz. Bize çevre dersini verecek olan akademisyenler ve bilim insanları olur. Bize dersi verirler, anlatırlar, biz de onu uygularız. Akıldan ve bilimden faydalanırız.”

“POLİTİK AKIL VERMEYE ÇALIŞANLARA GÜLER, GEÇERİZ”

“Bize, çıkıp içi politik cümleler dolu şekliyle akıl vermeye çalışan, ders vermeye çalışana, ancak ve ancak güler geçeriz. Kendilerine gelsinler. Bırakın bu bölücülüğü. Diyorsanız ki; ‘Devlet Su İşleri olarak bundan sonrasında yapamayacağız’ onu da yapmaya talibiz. Bütün zorlukları aşar, yaparız. Yazın bir yazı bize; ‘Biz yapamıyoruz, özür dileriz, siz yapın!’Hay hay; memnuniyetle. Bütün gücümüzle, İstanbul’un bu güzel köşesini yaparız. Beykoz Belediyesi benim belediyem kardeşim. İBB, Çevre Şehircilik Bakanlığı da benim. Yani ülkenin her makamı benim. Ben kimim? 83 milyon insandan birisiyim. Sayın Bakan da unutmasın; siz de 83 milyondan birisisiniz. Lütfen cümlelerinizi dikkatli konuşun, dikkatli seçin.”

“HER ORTAMDA ‘ALLAH RAZI OLSUN’ DİYORUM”

“İSKİ, İBB’nin kadim bir kurumudur. Bu kurumu lekelemeyin. Ayıptır, yazıktır. Ben, bu kuruma, bu şehre hizmet edenlere teşekkür ettim. Ediyorum da her koşulda, her ortamda. ‘Allah razı olsun’ diyorum. Size de aynı ahlaklı duruşu tavsiye ediyorum. Geçmişte bu eski kuruma hizmet etmiş, bazen çıkıp talimatlarla konuşan insanlar da var. Bakanlık yapmış, genel müdürlük yapmış. Onlara da diyorum ki; ‘Yazık etmeyin!’ Bak yıllarınız burada geçti, yazık etmeyin. Kendinizi son dönemdeki siyasi curcunaya ve siyasi kaynayan kazana heba etmeyin. Bilim adamısınız, geçmişte hizmetleriniz var, bakanlık yaptınız; çıkıp televizyonlarda 3 aylık, 5 aylık dönemi suçlayarak hiçbir şey elde edemezsiniz. Sadece kendi geçmişinizi lekelersiniz. Hizmet için geldik, çözüm için geldik.Riva, Göksu, Ağva ve Kilyos gibi birçok yeri de hassasiyetle ele alacağız ve çözüme kavuşturacağız.”

“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMA YETKİMİZİ KULLANALIM”

İmamoğlu ve beraberindeki heyet, muhtarlar buluşmasının ardından söz konusu kağıt fabrikasının yakınlarında incelemelerde bulundu. Yetkililerden, “Metrelerce balçık burası. Bu su, olduğu gibi yıllardır Riva’ya akıyor. Bu firma, bakanlığın denetiminde” bilgisini alan İmamoğlu, tepkisini, “Biz, burada suç duyurusunda bulunma yetkimizi kullanalım. Görevini yapmayanlar hakkında da suç duyurusunda bulunacağız. Kim o? Gerekiyorsa, Çevre Bakanlığı’nın buradaki yetkilisi. Bu ne kepazelik ya. Yapamıyorlarsa işi, bıraksınlar biz yapalım ya” sözleriyle dile getirdi.

Yorumlar (0)
24°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Başkanlık sistemine geçsin mi ?
Namaz Vakti 14 Temmuz 2020
İmsak 03:43
Güneş 05:37
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:43
Yatsı 22:29
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24