Herşey bahane, kurt kuzuyu yedi

Nebil İlseven, gençlik dönemindeki CHP sempatizanlığını Amerika siyaset bilimi ve ekonomi okuyup döndükten sonra SHP üyesi olarak devam ettirmek ister. Ancak o dönemde her isteyeni hemen üye kaydetmezler. Bir süre TÜSES'in (Türkiye Soysal Ekonomik...

21 Ekim 2011, 14:10
Herşey bahane, kurt kuzuyu yedi
Nebil İlseven, gençlik dönemindeki CHP sempatizanlığını Amerika siyaset bilimi ve ekonomi okuyup döndükten sonra SHP üyesi olarak devam ettirmek ister. Ancak o dönemde her isteyeni hemen üye kaydetmezler. Bir süre TÜSES'in (Türkiye Soysal Ekonomik Siyasi Etüdler Vakfı) savunma ve dış politika komisyonunda görev yapar. Sosyal Demokrat dergisinde ve Cumhuriyet Gazetesinde yazıları yayınlanır. Dönemin SHP il başkanı Ercan Karakaş onu il danışma kuruluna çağırır. 1992'de CHP'nin yeniden açılış kurultayının ardından İstanbul kurucu yönetim kurulu üyesi olur. Maltepe, Tuzla, Pendik, Kartal bölgesinden sorumlu olur. SHP-CHP birleşmesinden sonra Beşiktaş ilçe yönetimine gelir. Daha sonra aldığı kamu görevleri ve ardından Doğan Holding'in tepe yöneticilerinden biri olarak aktif siyasetten uzak durur. Ta ki CHP'nin İstanbul İl başkanı olarak atandığı 10 Ocak 2011'e dek. İlseven 53 günün ardından istifa eder. Bu söyleşi istifanın perde arkasına bakıyor.

-Uzun yıllardır partide görünmüyordunuz. Birdenbire sizi il başkanı olarak gördük. Teklif Kılıçdaroğlu'ndan mı geldi?

-Kılıçdaroğlu direkt telefon açıp bana söylemedi. Gürsel bey bildirdi. Genel başkan da belli ki bu yönde bir tercih kullanmış.

-Geçmişte sizi yolsuzluk yapmakla suçlamıştı. Sonra o raporun soruşturmaya ihtiyaç olmadığı ortaya çıktı. Size karşı bir gönül borcuyla bu teklifi yapmış olabilir mi?

-İnanın Kemal Bey ne o parlamento araştırma komisyonunun on iki üyesinden biri olarak tek tek insanların kim olduğunu bilerek attı o imzayı, ne de Nebil İlseven'i yıllar sonra karşısında görüp, aaa bu adam buydu diye bir teklif yaptı. Komisyon yalnızca benim görev yaptığım alanı değil, bütün sektörü inceledi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun ismen ben şu adamı şuraya yollayayım dediğine inanmıyorum. O dönemde üç yüzün üstünde bürokrattan biriydik. Konu açıldığında eminim getirin şu dosyaları bakalım dedi. Baktı, gördü. Bin sayfalık dosyada bir sürü insan. Kimi mahkemeye gitti aklandı, kim hiç soruşturulmadı. Kimi de benim gibi soruşturuldu ve mahkemeye gidilmemesi, bir kusurun olmadığı yönünde adli karar çıktı. Ve o anda kendi kafasındaki sistem bence oturdu.

-Ancak 53 gün dayanabilmenize nasıl bir mazeretiniz var? Üslubunuz mu, partiyi yeterince tanımamak mı, sürprizlerle karşılaşmak mı, bu oyunu bilmemek mi?

-Ben olayı dayanmak şeklinde görmedim. Birinci günden elli üçüncü güne kadar bir görevin gereklerini yerine getiriyorsunuz. Bunun dayanması filan olamaz. Sonuçta siyasi görev yapıyoruz. Üstelikte kamu görevi yapıyoruz. Bu bir şirket değil.

-Partiyi şirket gibi yönetmeye kalktınız belki de.

-Partiyi şirket gibi yönetmek herhalde etkinlik anlamındadır. Partiler keşke etkin yönetilse, verimlilik olsa, hesap sorulsa, hesap verilse. Kimin kime rapor ettiği belli olsa. Bir kere ne gerekiyorsa onu yaptık. 53 gün sonra bu görevi bir başka arkadaşımız götürürse parti için daha faydalı olacaktır kararını vermemizin nedeni aceleciliğimiz değil, gerçekçiliğimiz.

-Gerçekçilik derken?

-Çok başlılık iyi değildir dedik. Yönetimde bir hiyerarşi vardır. Onun başı bellidir, sonu bellidir, kimin kime rapor ettiği, kimin yetkili, kimin sorumlu olduğu bellidir. Sorumluluklar bir yerde, yetki bir yerdeyken başkaları sorumluluklar olmaksızın yetki kullanmaya veya yetkiler tanımlanmaksızın etki yaratmaya çalıştığı zaman bir yönetim zafiyeti oluşur.

-Siz kime bağlıydınız?

-Merkez yönetim kurulunda ilgili genel başkan yardımcılarına ve genel başkana. Örgütlenmede Gürsel Bey'e, finansmanda Hurşit Bey'e, propaganda konusunda Erdoğan Bey'e, idari konularda genel sekretere bağlıyım. Biz bu hiyerarşi içinde bir çalışma yürütürken genel başkan yardımcısı baş danışmanı Ufuk Afacan diyor ki, "Nebil İlseven bize karşı örgütlenmeye başladı. Biz tabii ki partiyi ona bırakmayacaktık." Yani evet biz burada çok başlılık yaptık diye beni teyit ediyor. Durumun böyle olduğunu görünce dedim ki ben müsaadenizi istiyorum.

-Vahim bir yanlış yapmış olabilir misiniz?

-Bana açıp da şunu yanlış yaptın demedi hiç kimse. Ha genel başkan yardımcısı diyor ki, gazetecilerin yürüyüşüne katılmadı. Nasıl yani? Gazeteciler yürümeseydi ne yapacaktık? O gün spontane yürüdüler. Üstelik o bir meslek dayanışmasıydı.

-Gürsel Tekin'i kızdırmışsınız ki, Taksim'in göbeğinde 3 bin gazeteci yürürken CHP orada yoksa ben de onu yok sayarım diyor.

-Ankara'da da 30 bin doktor yürüdü. Orada da CHP yoktu. Öyleyse Ankara'da da CHP yoktu denilebilir mi? Bu bir performans kriteri mi? Bu bir hataysa sorarsın astına: Bugün bir yürüyüş oldu. Sen neredeydin? Efendim böyle böyle oldu. Dersin ki buna dikkat et. Böyle yerlerde biz olmak isteriz. Peki, efendim deyip yoluna devam edersin. Normal bir ilişki bunu gerektirir. Ama istifa olduktan sonra Afacan diyor ki izlemeye aldık onu.

-Nasıl izlenmişsiniz?

-Burada adamları vardır kim olduğu belli olan veya olmayan. O adamlar her gün akşam açıp bugün bunu yaptı, bunu yapmadı diye rapor ederler. Bildiğimiz hafiyelik olayı. İşin esası şudur: Biz Nebil İlseven'i buraya koyalım. Bu nasıl olsa örgütten filan anlamaz. Biz kendi anlayışımız çerçevesinde istediğimiz gibi götürürüz diye düşündüler. Kendi ekiplerini öne çıkararaktan etkin bir çalışma götüreceklerini zaannettiler. Ama bu bir şirkette bile olmaz. Bir partide hiç olmaz. Partide bin tane fikri olan insan var. Onları bir arada çalıştırmak marifet. Bir kısmını dışarıda bırakarak partiyi dönüştüremezsin.

-Gürsel Bey'i niye kızdırdığınızı hala anlayamadım.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
BUGÜN SEÇİM OLSA HANGİ PARTİYE OY VERİRSİNİZ?
BUGÜN SEÇİM OLSA HANGİ PARTİYE OY VERİRSİNİZ?
Namaz Vakti 27 Kasım 2022
İmsak 06:27
Güneş 07:57
Öğle 12:56
İkindi 15:23
Akşam 17:46
Yatsı 19:10
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 14 33
2. Rizespor 14 25
3. Boluspor 14 25
4. Pendikspor 13 24
5. Keçiörengücü 13 24
6. Samsunspor 13 23
7. Bodrumspor 14 22
8. Manisa FK 13 20
9. Sakaryaspor 15 19
10. Altay 14 18
11. Bandırmaspor 13 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 13 14
16. Altınordu 13 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4