Küresel gerilimler kruvaziyer turizminde dengeleri değiştirdi. Riskli bölgelerden çekilen gemiler Türkiye limanlarına yönelirken, sektörde 'güvenlik odaklı' yeni dönem başladı.
İSTANBUL (İGFA) - Küresel jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte kruvaziyer turizminde rota tercihleri hızla değişiyor.
Özellikle Orta Doğu'daki belirsizlikler nedeniyle birçok kruvaziyer şirketi riskli bölgeleri programlarından çıkararak daha güvenli destinasyonlara yöneliyor. Bu değişimde öne çıkan ülkelerin başında ise Türkiye geliyor.
Sektör temsilcileri, güvenlik kaygıları nedeniyle bazı limanların geçici olarak devre dışı kalmasının gemileri alternatif ve daha uzun rotalara zorladığını belirtiyor. Bu durum hem operasyonel planlamayı zorlaştırıyor hem de maliyetleri artırıyor.
Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, kruvaziyer firmalarının artık rota planlamasında güvenliği öncelik haline getirdiğini belirterek, Orta Doğu programlarından çıkan gemilerin alternatif rotalara yönelmekte zorlandığını ve bunun zincirleme aksamalara yol açtığını ifade etti. Yazıcı, bu tablonun Türkiye gibi güvenli limanlara sahip destinasyonları öne çıkardığını söyledi.

Artan rota süreleriyle birlikte yakıt tüketimi ve sigorta maliyetlerinin de yükseldiğine dikkat çekiliyor. Uzayan sefer mesafeleri, operasyon maliyetlerini artırırken, bu durumun önümüzdeki dönemde bilet fiyatlarına da yansıması bekleniyor. Tüm bu gelişmelerin ortasında Türkiye, kruvaziyer turizminde stratejik bir avantaj yakalamış durumda. Özellikle İstanbul, Kuşadası, Bodrum, Çeşme ve Antalya limanlarına olan ilginin arttığı belirtiliyor. Türkiye'nin 'homeport' yani ana çıkış limanı olarak payını büyüttüğü de vurgulanıyor.
Verilere göre Türkiye, geçtiğimiz yıl 2 milyonun üzerinde kruvaziyer yolcusu ağırladı. Bu yıl ise yolcu sayısının 2,6 ila 3 milyon seviyesine ulaşması bekleniyor. Artışta, Türk limanlarına ayrılan kontenjanların yükselmesi ve daha fazla geminin Türkiye çıkışlı sefer planlaması etkili oluyor.
Kruvaziyer turistlerinin yüksek harcama potansiyeline sahip olması ise ekonomik katkıyı artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.
Sektör temsilcileri, kruvaziyer turizminde artık sadece büyümenin değil 'güvenli büyüme' anlayışının belirleyici olduğunu vurguluyor. Türkiye'nin güçlü liman altyapısı, zengin destinasyon çeşitliliği ve güvenli liman algısıyla bu yeni dönemde küresel pazarda daha güçlü bir konuma yükselebileceği ifade ediliyor.





