TBMM Genel Kurulu, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” için kritik mesaiye başladı. Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen teklif, siyasi partilerin Meclis aritmetiğini de yeniden gündeme taşıdı. AK Parti ve MHP’nin desteği kesinleşirken, DEM Parti açık biçimde yasadan yana tavır alıyor. CHP’de destek konusunda farklı açıklamalar ve eleştiriler gündemde. İYİ Parti ise düzenlemeye karşı çıkıyor. Yeni Parti’de ise grup kararı yerine milletvekillerinin kendi iradeleriyle oy kullanması kararlaştırıldı.

Meclis’te gözler oy tablosunda

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda bugün görüşülen düzenleme, yalnızca hukuki bir teklif değil, aynı zamanda siyasi partilerin “Terörsüz Türkiye” sürecindeki konumlarını ortaya koyacak önemli bir test niteliğinde.

12 maddeden oluşan teklifin temelinde, PKK/KCK terör örgütünün faaliyetlerini sona erdirmesi, silahlarını teslim etmesi ve örgütsel yapısını tasfiye etmesi halinde ortaya çıkacak hukuki sürecin düzenlenmesi bulunuyor.

TBMM bünyesinde daha önce kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporu da sürecin önemli dayanaklarından biri oldu. Komisyon raporu 18 Şubat 2026'da 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edilmişti.

“Çerçeve Yasa’nın 12 maddesi ne getiriyor? İşte Meclis’e sunulan teklifin tam içeriği”

Her madde için:

  1. Madde ne diyor?
  2. Kimleri kapsıyor?
  3. Kimler kapsam dışında?
  4. 5 ve 10 yıllık erteleme ne anlama geliyor?
  5. Kasten öldürme suçları açısından ne öngörülüyor?
  6. PKK/KCK'nın silah bırakması ve MGK teyidi nasıl düzenleniyor?
  7. 17 kişilik TBMM İzleme Komisyonu ne yapacak?
  8. Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki kurulun yetkileri neler?
  9. Başvuru süresi ve itiraz mekanizması nasıl olacak?
  10. Teklif gerçekten “af” mı, yoksa şartlı bir hukuki düzenleme mi?

ÇERÇEVE YASA’NIN 12 MADDESİ: TBMM’DE KABUL EDİLEN METİN NE GETİRİYOR?

“Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin Adalet Komisyonu’nda kabul edilen metni netleşti. 12 maddelik düzenlemenin en kritik başlıkları arasında PKK/KCK’nın fiili varlığının sona erdiğinin tespiti, silah ve mühimmat tesliminin teyidi, soruşturma ve kovuşturmaların 5 veya 10 yıl ertelenmesi, bazı mahkûmiyetlerin infazının ertelenmesi, hak yoksunluklarının kaldırılabilmesi ve TBMM’nin süreci izlemesi bulunuyor. Peki 12 madde tek tek ne getiriyor?

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak adlandırılan düzenlemede kritik aşamaya gelindi.

Teklif, 5 Ağustos 2026’da TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Esas numarası 2/3793 olan teklif, Adalet Komisyonu’nda görüşüldü ve komisyon raporu 8 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunuldu. TBMM kayıtlarında teklifin son durumu Genel Kurul gündeminde olarak yer alıyor.

Teklifin ilk imza sahipleri arasında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile AK Parti, MHP, DEM Parti ve CHP'nin grup yöneticileri bulunuyor. Teklif TBMM’ye 339 milletvekilinin imzasıyla sunuldu.

MADDE MADDE ÇERÇEVE YASA

1. MADDE: Yasanın amacı ve kapsamı

Teklifin ilk maddesi, düzenlemenin temel şartını ortaya koyuyor.

Buna göre PKK/KCK terör örgütünün ve bağlantılı oluşumların fiili varlığının sona erdiğinin ve kontrolündeki silah ve mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor.

Bu tespitin ardından Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanması şartı getiriliyor.

Yasanın kapsamına ise PKK/KCK’yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, örgüt propagandası yapma ve örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki bazı suçlar giriyor.

Kritik nokta: Yasanın uygulanması doğrudan başlamıyor. Önce güvenlik kurumlarının tespiti, ardından MGK teyidi ve bu kararın Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor.

2. MADDE: Tanımlar

İkinci madde kısa bir düzenleme içeriyor.

Yasada “örgüt” ifadesinin PKK/KCK ve bağlı bütün oluşumları, “Kurul” ifadesinin ise 7. maddede oluşturulacak yürütme kurulunu ifade ettiği belirtiliyor.

Bu madde, sonraki maddelerde kullanılan kavramların hukuki tanımını yapıyor.


3. MADDE: Soruşturma ve kovuşturmalar ertelenecek

Teklifin en kritik maddelerinden biri 3. madde.

MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından, kapsam dahilindeki bazı soruşturma ve kovuşturmalar ertelenecek.

Ancak burada önemli istisnalar bulunuyor.

Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları kapsam dışında bırakılıyor.

Ayrıca 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar da bu ertelemenin dışında tutuluyor.

Bunun dışındaki suçlarda ise:

  • Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis gerektiren suçlarda soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl,
  • 15 yıldan fazla hapis veya müebbet/ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda ise 10 yıl

erteleniyor.

Erteleme süresinde dava zamanaşımı işlemiyor.

Ayrıca dosyalar ve deliller muhafaza ediliyor; müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında tasfiye kararı verilebiliyor.

Cumhuriyet savcısının erteleme kararlarına karşı iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine, mahkemenin kovuşturmayı erteleme kararına karşı da iki hafta içinde itiraz edilebiliyor.

MGK kararından önce işlenmiş olmakla birlikte soruşturması daha sonra başlatılacak kapsam içindeki suçlarda ise soruşturmanın yapılması Kurulun iznine bağlanıyor.

4. MADDE: Tutuklama ve adli kontrol tedbirleri

Dördüncü madde, üçüncü madde kapsamındaki suçlarla ilgili mevcut koruma tedbirlerini düzenliyor.

Tutuklama ve adli kontrol kararları, dosyanın bulunduğu aşamadaki hâkim veya mahkeme tarafından yeniden değerlendirilecek.

Şartların bulunması halinde bu tedbirler kaldırılabilecek.

Ayrıca istinaf veya temyiz incelemesinde bulunan dosyalar açısından bozma kararı verilmesi öngörülüyor.

Bu maddeyle birlikte teklif, yalnızca yeni soruşturma ve kovuşturmaları değil, halen yargı sürecinde bulunan dosyaları da kapsayan bir mekanizma kuruyor.

5. MADDE: Erteleme kaydı ve yeniden suç işleme şartı

Beşinci madde, erteleme kararlarının özel bir sisteme kaydedilmesini öngörüyor.

Bu kayıtlar herkese açık olmayacak; soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkemenin talebi halinde kullanılabilecek.

TMSF, Kayapalı Nilüfer'in 95 aracını satışa çıkarıyor! Muhammen bedel belli oldu
TMSF, Kayapalı Nilüfer'in 95 aracını satışa çıkarıyor! Muhammen bedel belli oldu
İçeriği Görüntüle

En önemli şart ise yeniden suç işlenmesi.

Erteleme süresi içinde terör suçlarından biri işlenirse:

Erteleme kararı kaldırılacak ve soruşturma veya kovuşturmaya devam edilecek.

Mahkûmiyet halinde cezanın infazı 6. madde kapsamında yeniden ertelenmeyecek.

Buna karşılık belirlenen süre herhangi bir terör suçu işlenmeden geçirilirse, kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verilecek.

6. MADDE: MAHKÛMİYETLERİN İNFAZI 5 VEYA 10 YIL ERTELENEBİLECEK

Teklifin kamuoyunda en fazla tartışılması beklenen maddelerinden biri 6. madde.

Burada da kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar kapsam dışında tutuluyor.

Ayrıca 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar da düzenlemenin dışında.

Bunun dışındaki kapsam içindeki mahkûmiyetlerde:

15 yıl ve daha az hapis:

5 yıl süreyle infaz ertelenecek.

15 yıldan fazla hapis, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet:

10 yıl süreyle infaz ertelenecek.

Kararı infaz hâkimi verecek.

Müsadere kararları ise bundan etkilenmeyecek.

Erteleme süresi içinde terör suçu işlenirse infaz hâkimi erteleme kararını kaldıracak ve cezanın infazı devam edecek.

Ancak kişi belirlenen süreyi yeni bir terör suçu işlemeden geçirirse verilen ceza infaz edilmiş sayılacak.

İşte bu hüküm, “af mı, değil mi?” tartışmasının merkezinde bulunuyor.

Teklif sahipleri düzenlemenin genel af olmadığını savunurken, muhalefet cephesinde bazı hükümlerin sonuçları itibarıyla af veya özel af niteliği taşıdığı yönünde ciddi itirazlar dile getiriliyor. Adalet Komisyonu görüşmelerinde de bu tartışma açık biçimde yaşandı.

7. MADDE: Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında 7 kişilik kurul

Teklifin uygulama mekanizması 7. maddede kuruluyor.

Kurulun başında Cumhurbaşkanı Yardımcısı bulunacak.

Kurulda ayrıca:

  • Adalet Bakanı,
  • Dışişleri Bakanı,
  • İçişleri Bakanı,
  • Milli Savunma Bakanı,
  • Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri,
  • MİT Başkanı,
  • Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri

yer alacak.

Kurul gerektiğinde alt komisyonlar oluşturabilecek ve bakanlık, kurum ve kuruluş temsilcileri ile gerekli gördüğü kişileri toplantılara davet edebilecek.

Kurul, örgütün tamamen tasfiye edilmesine ilişkin süreci dönemsel olarak değerlendirebilecek.

Daha dikkat çekici bir hüküm ise hak yoksunlukları konusunda.

Kurul, gerekli görmesi halinde soruşturma ve kovuşturmalar veya mahkûmiyetler nedeniyle ortaya çıkan hak yoksunluklarının kaldırılması için ilgili yargı mercilerinden karar talep edebilecek.

Ancak burada da süre şartı var:

  • 5 yıllık erteleme kararlarında 2 yıl,
  • 10 yıllık erteleme kararlarında 3 yıl

geçmeden bu talepte bulunulamayacak.

TBMM de izleyecek

Aynı maddenin 5. fıkrasında TBMM'nin de sürecin dışında kalmaması öngörülüyor.

Kurul çalışmalarını TBMM'ye düzenli olarak bildirecek.

Ayrıca TBMM Başkanlığı tarafından bu faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacak.

İzleme Komisyonu faaliyetleri takip edecek ve tavsiyelerde bulunabilecek.

8. MADDE: Silah, mühimmat ve malzeme teslimi

Sekizinci madde doğrudan silahların teslimine ilişkin.

Örgüt mensuplarının beraberinde getirdiği veya beyan ettiği:

  • silah,
  • mühimmat,
  • araç,
  • gereç,
  • patlayıcı madde,
  • diğer malzemeler

kayıt altına alınacak.

Uygulama usul ve esaslarını, güvenlik kurumlarının görüşünü alarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı belirleyecek.

9. MADDE: Başvuru için 6 aylık süre

Düzenlemeden yararlanmak isteyenler için belirli bir süre getiriliyor.

MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından 6 ay içinde yararlanma talebinin yazılı olarak bildirilmesi gerekiyor.

Başvurular:

  • bulunulan yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına,
  • veya Kurul tarafından görevlendirilecek kurumlara

yapılabilecek.

Bu süre geçirildiğinde düzenlemeden yararlanma imkânı bulunmayacak.

10. MADDE: Görevlilere hukuki ve cezai sorumsuzluk

Onuncu madde, uygulamada görev alacak kamu görevlileri açısından önemli bir hüküm getiriyor.

Kanun kapsamında verilen görevler kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilecek.

Ayrıca bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin, bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğunun doğmayacağı hükme bağlanıyor.

Bu madde de muhalefet tarafından ayrıca tartışılan düzenlemeler arasında bulunuyor.


11. MADDE: Yasa yayımlandığı gün yürürlüğe girecek

Teklifin 11. maddesi oldukça kısa.

Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

Ancak uygulamanın başlaması açısından 1. maddede getirilen şart kritik:

MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor.

Dolayısıyla kanunun yürürlüğe girmesi ile bütün mekanizmaların fiilen uygulanmaya başlaması aynı şey değil.

12. MADDE: Yürütme Cumhurbaşkanı’nda

Son madde, kanunun yürütülmesini Cumhurbaşkanına bırakıyor.

“Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.”

hükmüyle teklif tamamlanıyor.

ÇERÇEVE YASA’NIN EN KRİTİK 7 NOKTASI

TBMM Adalet Komisyonu’nun kabul ettiği metne göre düzenlemenin en önemli sonuçları şöyle sıralanabilir:

1️⃣ Önce silahlar ve örgütsel yapı

PKK/KCK’nın fiili varlığının sona erdiği ve silahların teslim edildiği güvenlik kurumlarınca tespit edilecek.

2️⃣ MGK teyidi şart

Bu tespitin ardından MGK kararı Resmî Gazete’de yayımlanacak.

3️⃣ Kasten öldürme kapsam dışında

Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçları için 3. ve 6. maddelerdeki erteleme mekanizmaları uygulanmayacak.

4️⃣ 5 ve 10 yıllık erteleme

Bazı soruşturma, kovuşturma ve mahkûmiyetlerde 5 veya 10 yıllık erteleme mekanizması getiriliyor.

5️⃣ Süre sonunda önemli hukuki sonuç

Erteleme süresinin terör suçu işlenmeden tamamlanması halinde kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verilebilecek; ertelenen ceza ise infaz edilmiş sayılabilecek.

6️⃣ Yürütme organında özel kurul

Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında 7 kişilik bir kurul oluşturulacak.

7️⃣ TBMM de süreci izleyecek

TBMM Başkanlığı bünyesinde İzleme Komisyonu kurulacak ve süreç Meclis tarafından takip edilecek.

“AF YOK” DENİYOR, AMA TARTIŞMA NEDEN BİTMİYOR?

Teklifin en önemli siyasi ve hukuki tartışması burada.

İktidar ve teklif sahipleri düzenlemenin genel af olmadığını savunuyor.

Buna karşılık muhalefet milletvekillerinin bir bölümü, özellikle 5 ve 6. maddelerdeki düzenlemelerin sonuçlarının af veya özel af niteliği taşıdığı görüşünde.

Adalet Komisyonu görüşmelerinde bu konu açık şekilde tartışıldı. İYİ Parti ve Yeni Yol milletvekilleri, Anayasa'nın 87. maddesindeki af düzenlemelerine ilişkin nitelikli çoğunluk şartına dikkat çekti.

Dolayısıyla Genel Kurul görüşmelerinin en sert tartışmalarından birinin “Bu düzenleme hukuken af mıdır, yoksa şartlı ve geçici bir infaz mekanizması mıdır?” sorusu üzerinden yaşanması bekleniyor.

ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLER AÇISINDAN TARTIŞMANIN ÖZÜ

Teklifin kamuoyundaki en hassas başlıklarından biri de şehit yakınları ve gazilerin yaklaşımı olacak.

Özellikle kasten öldürme suçlarının kapsam dışında bırakılması, teklif sahiplerinin “ağır suçlar korunuyor” savunmasının temel dayanaklarından biri.

Ancak infaz ertelemesi, hak yoksunlukları ve bazı mahkûmiyetlerin belirli şartlarla infaz edilmiş sayılması hükümleri nedeniyle tartışmanın yalnızca “kasten öldürme kapsamda mı?” sorusuyla sınırlı kalması beklenmiyor.

Çünkü düzenlemenin uygulama alanı ve doğuracağı sonuçlar, Genel Kurul'daki görüşmeler sırasında ayrıntılı biçimde sorgulanacak.

339 İMZA, 12 MADDE, TARİHİ BİR OYLAMA

Teklifin dikkat çeken siyasi yönlerinden biri de başlangıçta farklı siyasi partilerden milletvekillerinin imzalarını taşıması.

TBMM kayıtlarında teklifin 339 milletvekilinin imzasıyla sunulduğu görülüyor.

İmza sahipleri arasında AK Parti, MHP, DEM Parti ve CHP'nin üst düzey parti yöneticileri bulunuyor.

Ancak bir kanun teklifine imza atmak ile Genel Kurul'daki bütün maddeleri aynı şekilde desteklemek aynı şey değil.

Bu nedenle asıl siyasi sınav şimdi başlıyor.

GÖZLER TBMM GENEL KURULU’NDA

Adalet Komisyonu'nun kabul ettiği 290 sıra sayılı metin, Genel Kurul'un önüne geliyor.

Artık tartışmanın adresi komisyon değil, TBMM Genel Kurulu.

Özellikle 3, 5, 6 ve 7. maddeler üzerinde yoğun tartışma yaşanması bekleniyor.

Bir tarafta:

“Terör sona eriyorsa bunun hukuki zemini oluşturulmalı.”

görüşü var.

Diğer tarafta:

“Terörle mücadelede suç-ceza dengesi bozulmamalı, yeni bir af kapısı açılmamalı.”

itirazı yükseliyor.

Ve Türkiye'nin önündeki asıl soru şu:

Silahların susmasıyla başlayan süreç, gerçekten toplumsal barışa ve kalıcı bütünleşmeye dönüşebilecek mi?

Bunun cevabı yalnızca 12 maddelik yasanın Meclis'ten geçmesine değil, yasanın nasıl uygulanacağına ve devletin, Meclis'in ve yargının bu süreçte nasıl bir denetim mekanizması kuracağına bağlı olacak.

Çerçeve Yasa artık yalnızca bir kanun teklifi değil; Türkiye'nin terör, güvenlik, hukuk ve toplumsal barış başlıklarında yeni bir döneme girip girmeyeceğini belirleyecek siyasi bir eşik olarak Meclis'in önünde duruyor.

MECLİS ARİTMETİĞİ NE SÖYLÜYOR?

Yeni Parti'nin kurulmasıyla TBMM'deki sandalye dengesi de değişmiş durumda.

Temmuz sonu itibarıyla yapılan sandalye dağılımına göre:

Parti Milletvekili
AK Parti 277
Yeni Parti 91
DEM Parti 56
MHP 46
CHP 44
İYİ Parti 29
Yeniyol Partisi 20
Diğer 29
Toplam 592

Kaynak:

Türkiye Büyük Millet Meclisi – 2/3793 Esas Numaralı “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” ve Adalet Komisyonu'nun 290 sıra sayılı raporu.